Koray Gürdal. Kuşadalı bir işadamı... 17 Kasım'da balık tutmak uğruna yatıyla açıldığı denizde yakıtı bitti. Fırtınada yolu Sisam Adası'na düştü. Yunan polisi tarafından yakalandı. Ajanlık ve inasan kaçakçılığıyla suçlandı. Türkiye'nin devreye girmesiyle 4 gün 3 gece süren kâbusu sona erdi.
Kuşadası'nda sigortacılık ve müteahhitlik yapan Koray Gürdal (37), 17 Kasım Cumartesi günü Kuşadası marinasında demirli olan yatıyla balık tutmak için denize açıldı. Aniden bastıran şiddetli fırtına nedeniyle körfez açıklarında zor anlar geçiren işadamının denizin ortasında yakıtı bitti. Yatı, şiddetli fırtınada Sisam Adası'na kadar sürüklenen Gürdal'ın imdadına, kıyıda balık tutan Andrea Angelika isimli bir Yunan genci yetişti.
Karşılaştığı Yunan gencine İngilizce olarak derdini anlatan Gürdal yakıt takviyesi istedi. Ancak Gürdal, yatına benzin koyulurken devriye gezen Yunan polisleri tarafından fark edildi. Gürdal ile Angelika, polisler tarafından gözaltına alındı. 4 gün 3 gece nezarette tutulan işadamı, kim olduğu, adaya niçin ve hangi amaçla geldiği konusunda sorgulandı. Başından geçenleri anlatan, ancak kimseyi ikna edemeyen Gürdal için kâbus dolu günler de başladı. Önce ajanlıkla, ardından insan kaçakçılığı suçlamasıyla sorgulandı. Bu arada kendisiyle birlikte yakalanan Angelika ise 2 gün sonra avukatları aracılığıyla serbest bırakıldı.
Olayın haber alınması üzerine devreye Kuşadası Genç İşadamları Derneği (KUGİAD) ile Kuşadası Kaymakamı Mustafa Esen girdi. Türkiye'nin Atina Büyükelçiliği ile Rodos Konsolosluğu'nu arayarak durumu anlatan Kaymakam Esen, Gürdal'ın suçsuz olduğunu bildirerek serbest bırakılmasını istedi.
Bu arada KUGİAD da, Hukuk Müşaviri Ömer Günel'i bu iş için görevlendirdi. Adada Yunan bir avukatla temasa geçilirken, Türkiye'nin Rodos Konsolosu İhsan Yücel de yetkililerle görüştü. Tüm bu girişimler sonunda, önceki akşam hakim karşısına çıkan Gürdal, yakalandığı fırtınada yolu adaya düşen bir Türk olduğu anlaşılınca serbest bırakıldı. Geç saatlerde Kuşadası Limanı'na yanaşan Koray Gürdal'ı eşi Funda, annesi Günay Gürdal ve arkadaşları sevinç gözyaşları arasında karşıladı.
Kendisini kurtaran yetkililere teşekkür eden Gürdal, "Serbest kaldığımda dünyalar benim oldu. Yaşadıklarıma hâlâ inanamıyorum" dedi.
Tanımadığı bir ülkede çok zor günler geçirdiğini anlatan Gürdal, "Bizi nezarete attılar. Daha sonra beni önce ajan, ardından da insan kaçakçısı suçlamasıyla sorgulamaya başladılar. Onlara bu işlerle ilgim olmadığımı söyledim, inanmadılar. Çok zor günler geçirdim, günde sadece bir kez yemek veriyorlardı. Yunanlı genci 2 gün sonra serbest bıraktılar, ben kaldım. Bana ilk andan itibaren yardımcı olan o genç, serbest kalınca bu kez ailesiyle birlikte beni ziyarete geldi ve bana yemek getirdi. Bu ânı ömrüm boyunca unutmayacağım. Andrea Angelika artık benim kadim dostumdur. Onu ilk fırsatta Kuşadası'nda ağırlayacağım" dedi.






