
1969 yılında Türkiye'de çekilen "Paralı Askerler" adlı Amerikan yapımı serüven filminde Hollywood'un ünlü yıldızları Charles Bronson ve Tony Curtis ile birlikte rol alan emekli polis memuru Hüseyin Arat, sonradan ülkemizde gösterimi yasaklanan bu filmi hayatı boyunca hiç izleyemedi.
İSTİHBARAT SERVİSİ
FOTOĞRAFLAR: MEHMET KARTOĞLU
Siyaset, spor ve ekonomi dünyasına ilişkin nitelikli haber ve yorumlarıyla ülkemiz gündemine yön veren Yeni Şafak, zaman zaman kültür-sanat alanında da son derece ilginç buluşmalara öncülük ediyor. Bu tür sıradışı buluşmalardan biri de geçtiğimiz günlerde yaşandı ve Bodrum'da yaşayan emekli polis memuru Hüseyin Arat, gazetemiz sayesinde 37 yıllık bir hayâlini gerçekleştirdi.
1969 yılında, çekimleri Türkiye'de gerçekleştirilen "Paralı Askerler" adlı Amerikan yapımı bir serüven filminde dünyaca ünlü Hollywood yıldızları Charles Bronson ve Tony Curtis ile birlikte rol alan Arat, anılan filmin ülkemizdeki gösteriminin sonradan siyasî gerekçelerle yasaklanması üzerine kendisini beyazperdede hiç bir zaman izleme fırsatı bulamadı. Arat, "Paralı Askerler"in en azından bir video kasetini edinebilmek amacıyla yıllarca uğraşıp durdu; bu amaçla pek çok film koleksiyoncusuna başvurdu. Ancak filmin Türkiye'de hiç bir formatta kopyası bulunmadığı için hedefine bir türlü ulaşamadı.
Halen 62 yaşında olan ve 1987'deki emekliliğine kadar çeşitli illerimizde polis memurluğu yapan Hüseyin Arat için bu dünyadan göçüp gitmeden önce "Paralı Askerler"i bir kez keyifle izlemek öylesine güçlü bir saplantıya dönüştü ki söz konusu hayâlini Bodrum'da butik işletmeciliği yapan oğlu Ercan Arat'a bile vasiyet etti. Oğul Arat da orijinal adını tam olarak bilemediği bu meçhul filmi temin edebilmek için çalmadık kapı bırakmadı ve konuyu pek çok sinema yazarına iletti; ancak o da filmin herhangi bir kaydına ulaşamadı. Ta ki Yeni Şafak'ın 3 Mart 2006 Cuma günkü sinema sayfasında, yıllardır heyecanla aradıkları yapıtın bir "bulmaca sorusu" olarak yer aldığını görene kadar...
Bunun üzerine sayfanın editörü Ali Murat Güven ile irtibata geçen Arat, Güven'e babasının 37 yıllık özlemini dile getirdi ve kendisinden yardım istedi. Güven de sinema literatüründeki özgün adı "You Can't Win 'em All" (Hepsini Birden Yenemezsin) olan, ancak kimi ülkelerde "Soldiers of Fortune" (Paralı Askerler) olarak da bilinen bu ilginç filmi İngiltere'deki bir DVD satıcısından temin edip, kendi kişisel koleksiyonunda bulunan orijinal bir posteriyle birlikte Yeni Şafak'ın armağanı olarak Bodrum'da Hüseyin Arat'a bizzat sundu.
Kurtuluş Savaşı'nda çarpışan bir subay rolünü üstlendiği filmin DVD'si ve posteri kendisine teslim edildiğinde mutluluktan havalara uçan Hüseyin Arat, bu vesileyle arkadaşımız Güven'e "Paralı Askerler"de oynama öyküsünü de ayrıntılı olarak aktardı.
1969 yılında, İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün futbol maçlarında asayişi sağlamak üzere oluşturduğu atlı polis birliklerinde görev yaptığını anlatan Arat, o dönemde İngiliz yönetmen Peter Collinson'un Türkiye'de çekeceği bir serüven filmi için ata binmeyi iyi bilen bir grup polis memuruna ihtiyaç duyulduğunu ve kendisinin de dönemin cumhurbaşkanı Cevdet Sunay'ın emriyle filmde rol alan ekibe seçildiğini belirtti. Verilen bu özel izin sayesinde yaklaşık iki ay boyunca Nevşehir, Balıkesir, Aydın, İzmir ve İstanbul'da Hollywood'un iki efsanevî aktörü Charles Bronson ve Tony Curtis ile birlikte çalışma fırsatı bulan Arat, yaşadığı bu ilginç deneyime ilişkin olarak şunları söyledi:
"Bronson da Curtis de gayet alçakgönüllü ve hoş insanlardı. Ben de onlara Anadolu yollarında eşlik eden bir Osmanlı subayını canlandırıyordum. Sette yaşanan yardımcı oyuncu sıkıntısından dolayı, yönetmenin ricasıyla bir sahnede mecburen 'Yunanlı yüzbaşı' rolünü de üstlendim. Filmde ayrıca ünlü aktörlerimiz Fikret Hakan ve Salih Güney'in de önemli birer rolü vardı. Ben ve arkadaşlarım bu uluslararası ekiple birlikte oldukça eğlenceli günler geçirdik. Çekimler de son derece başarılı geçti. Ancak sonradan bazı basın organları film için gereksiz yere aleyhte propaganda yapınca, 'Paralı Askerler' kulis faaliyetlerinin kurbanı oldu ve Türkiye'de hiç bir zaman gösterime giremedi."






