Tıpkı 'Kurtlar Vadisi' gibi

Yeni Şafak
00:009/07/2005, Cumartesi
G: 29/05/2017, Pazartesi
Yeni Şafak
Arşiv
Arşiv

Eski başbakan Yılmaz ile eski bakan Taner'in Yüce Divan'daki yargılaması sırasında şok suçlamalar ortaya atıldı. Yiğit ile Yılmaz, Malki cinayeti konusunda polemiğe girerken, Balkaner, "Yiğit ile Yılmaz iş ortağı gibiydi" dedi.

---------------------------------- manset -------------------------------------------
---------------------- manset ---------------------

  • EVİN GÖKTAŞ/ANKARA


    Eski Başbakan Mesut Yılmaz ve eski Devlet Bakanı Güneş Taner'in Yüce Divan'da yargılanmaları sırasında tanıklık yapan işadamı Korkmaz Yiğit, Türkbank ihalesi sırasında Ankara'nın karanlık sokaklarında kaybolduğunu savunarak, "Türkbank'ın T'sinden bile artık rahatsız oluyorum. Keşke bankacı olmasaydım. Bankacı olmadan önce muteber bir işadamıydım. Bank Ekspres'i satın saldıktan sonra hayatım alt üst oldu" dedi.

    Yiğit, Türkbank'ın ihale sürecinde Alaattin Çakıcı'nın kendisini aradığını belirterek, "Çakıcı aradığında konuşmamazlık edemezsiniz. Çakıcı ihaleye ilgi duyan duymayan herkesi arıyor. Tehdit etmiyor ama onun araması bile bir tehditti. Araması, (ihaleyle ilgileniyorsanız ben de işin içinde varım) demekti" diye konuştu.

    Yiğit'le Yılmaz'ın Malki cinayeti polemiği

    Yılmaz; "Korkmaz Yiğit, Nesim Malki cinayeti ile ilgili bilgi vermek için benden randevu talep etti" deyince, Yiğit itiraz ederek, "Hayır ben sırf bu konu için Yılmaz'la görüşmeye gitmedim. Başka konuları konuşurken, belki bu konuya da değinmiş olabilirim" dedi. Yüce Divan'daki duruşmada ilk olarak, Yurtbank Davası'ndan tutuklu bulunan bankanın eski sahibi Ali Avni Balkaner tanık olarak dinlenildi. Türkbank ihalesi sürecinde hiç kimseyle görüşmediğini, ihalede gücünün yettiği fiyatı verdiğini anlatan Balkaner, bankanın değerinin üzerinde bir fiyata satıldığını bildirdi.

    "Bankanın Korkmaz Yiğit'e verilmesi için kanalize edildiği bilgisi bende mevcuttu, kamuoyunda da konuşuluyordu" diyen Balkaner, Yiğit'in, dönemin Başbakanı Yılmaz ile telefon görüşmesine şahit olduğunu belirtti. Balkaner, "Sanki Başbakan ile değil de iş ortağıyla konuşuyor gibiydi. 2 dost, iki ortak gibi konuşuyorlardı. Bir konuyu başbakanla konuşuyor gibi değil de akıl danışma tarzındaydı" dedi.

    Mesut Yılmaz, yeğeni için kredi istedi

    Mesut Yılmaz'ın avukatı Aydın Metin, Balkaner'e, bankasına hangi dönemde el konulduğunu sordu. Balkaner, bu soruya "Mesut Yılmaz'ın başbakan yardımcılığı yaptığı 1999 yılının Aralık ayında el konuldu" yanıtını verdi. Daha sonra, "Hayati bir açıklama yapmak istiyorum" diyen Balkaner, "Bizim bankaya el konulmasının nedeni Yılmaz'ın yeğenine verdiğimiz krediyi geri istememizdir. Biz TMSF ile anlaşma yapmamıza rağmen bankama el konuldu" iddiasında bulundu. Kendisinden, Yılmaz'ın yeğeni Global Menkul Değerler'in sahibi Mehmet Kutman için kredi istendiğini anlatan Balkaner, şöyle devam etti:

    "Ben kredi verme yetkimizin olmadığını anlattım. Daha sonra Güneş Taner de arayarak, Yılmaz'ın yeğeni için kredi istedi. Yetkimiz yok diye yanıt verdim. Taner, 'Yetkinizi yarın açıyorum' dedi. Yetki verilir verilmez 2 trilyon istediler. 1 trilyon verebileceğimizi söyledim. Emlakbank'tan bize 1 trilyon geçti. Emlakbank bu parayı günde yüzde 200 faizli verdi. Bizim de yüzde 200 faizle vereceğimizi söyledim. 'Bize bunu yapmayın' dediler. 'Kusura bakma ben ödüyorum, sen de öde' dedim. Yüzde 200'den yüzde 100'e indirdik. Münakaşa çıktı. Bankama el konuldu. 34 yıl hapis cezası aldım."

    Yılmaz, 1999 yılının Aralık ayında hükümette olmadığını söyledi. Balkaner'in bankasınca yeğenine kredi verilmesinden bilgisi bulunmadığını ifade eden Yılmaz, Balkaner'in anlattığı olayları burada öğrendiğini kaydetti. Yılmaz, Yiğit ile görüşmelerine ilişkin iddialara ise, "Korkmaz Yiğit'in beni Başbakan olduğum dönemde çok sayıda,100'e yakın kez telefonla aradığı doğrudur. Bunlardan sadece 2 ya da 3'ünü yanıtladım. İhaleyle ilgili hiçbir telefon konuşmamız olmadı. Bunlar Yiğit'in komplo teorileri olabilir. Korkmaz Yiğit buna yatkın biridir"diye yanıt verdi.

    'Alaattin Çakıcı MİT'in kadrolu elemanı'

    Türkbank'ı almasını kendisine dönemin Merkez Bankası Başkanı Gazi Erçel'in tavsiye ettiğini savunan Yiğit ise sözlerini şöyle sürdürdü: ''Erçel'e, o işte Çakıcı olduğu için tereddüt ettiğimi söyledim. Gazi Erçel de 'Ne yazık ki var" dedi. Yiğit, 20 Mart 1998 tarihinde Antalya'da bulunduğu sırada Çakıcı'nın kendisini arayarak, "Türkbank satışa çıkıyor. İlgileniyor musun?'' diye sorduğunu, kendisinin de "Param yok. Fransa'da bir bankayla görüşüyorum" dediğini dile getirdi.

    Eski milletvekilleri Jefi Kamhi ve Hüsamettin Cindoruk ile bir otelde biraraya geldiğini ifade eden Yiğit, "Kamhi burada Cindoruk'a, benim için, 'Türkbank'ı alması için ikna etmeye çalışıyorum. Ama Çakıcı var diye girmiyor' dedi. Cindoruk 'Çakıcı MİT'in kadrolu elemanıdır. Bir şey olmaz. Oradan bir beklediği vardır. Yavuz Ataç onu durdurur. O gün ihaleye girmek aklıma düştü. Ankara'da bana güç verecek birini aradım. Cindoruk 'sorun olmaz' dedikten sonra Kamhi beni aradı ve 'Kamuran Çörtük, senin Türkbank ihalesi ile ilgileneceğini duymuş, Cumhurbaşkanı, Başbakan, Çakıcı benim arkamda. Yiğit vazgeçsin diyor' dedi. Sonraki süreçte Çörtük beni aradı. Bana 'Malum şahısla, yani Çakıcı ile görüştüm. Müsaitsen seni arayacak' dedi. 5 dakika sonra Çakıcı beni aradı. 'Bu işle ilgileniyormuşsun' dedi. Ben de 'Şu an evet' dedim. Bu arada Fransa'daki bankayla ilgilendiğimi de söyledim."

    Yiğit: Çakıcı'nın telefonla araması bile tehditti

    İhale sürecinde Çakıcı'nın kendisini birçok kez aradığını belirten Korkmaz Yiğit, "Çakıcı aradığında konuşmamazlık edemezsiniz. Çakıcı ihaleye ilgi duyan duymayan herkesi arıyor. Tehdit etmiyor ama onun araması bile bir tehditti. Araması, (ihaleyle ilgileniyorsanız ben de işin içinde varım) demekti'' diye konuştu. Jefi Kamhi ile birlikte dönemin Başbakanı Yılmaz ile TBMM'de görüştüklerini anlatan Yiğit, Yılmaz'a "Sizin iyi tanıdığınız milletvekili ile işadamından bana bir mesaj geldi. Başımda kalabilir. Satışı iptal edin" dediğini söyledi. Yılmaz'ın milletvekili ve işadamının kim olduğunu ısrarla sorması üzerine, kendisinin söylemediğini, ancak Kamhi'nin işadamının Kamuran Çörtük milletvekilinin ise Hüsamettin Cindoruk olduğunu söylediğini kaydetti. Yılmaz'ın da sadece "ihale için teklif verin" dediğini ifade eden Yiğit, buradan ayrıldığında Türkbank ihalesine girmeme kararı aldığını söyledi.

    Yüce Divan'daki duruşmaya, Mesut Yılmaz ve avukatı Aydın Metin, Güneş Taner'in avukatı Ömer Lütfü Avşar ile müdahil Türkbank Munzam Sosyal Güvenlik ve Yardım Vakfı'nın avukatı katıldılar. Duruşmayı, Yılmaz'ın eşi Berna Yılmaz ile eski ANAP'lı bakan Mustafa Taşar da izledi. Ali Balkaner, Anayasa Mahkemesi'ne jandarma eşliğinde getirildi. Davanın duruşması, 8 Eylül'e ertelendi.


    ----------------- imza------------------

    ----------------- imza------------------



  • #Arşiv
    #Yeni Şafak Arşiv