Barış Manço Moda 81300

Mahmut Sami Şimşek
00:0023/01/2011, Pazar
G: 22/01/2011, Cumartesi
Yeni Şafak
Barış Manço Moda 81300
Barış Manço Moda 81300

“Barış Manço Moda 81300 İstanbul” 90'lı yıllardaki bir televizyon programında, sanatçının kendi ağzından dinleye dinleye ezberlemiştik bu adresi. Gönüllere taht kuran Barış Manço, “Modern Evliyâ Çelebi” unvânıyla bütün dünyayı dolaşmış, hemen hemen gitmediği ülke kalmamıştı. Senenin ilk haftası Evliyâ Çelebi'den bahsetmiştim. Bu hafta da Modern Evliyâ Çelebi'den bahsetmek istedim.

Vefâtından sonra gitmek nasip oldu, şu an müze hâline getirilmiş bu eve. Kadıköy'ün en modern semtlerinden biri olan Moda'dayız. Sanatçının, patlıcan moru rengindeki 3 katlı köşkün bahçe kapısındaki kabartma resmi karşıladı evvelâ bizi. Ağır ağır açılan demir kapıdan bahçeye girdiğimizde, sağımızda “domates, biber, patlıcan” ekilmiş küçük bir sera, solumuzda ellerinde tabelalarıyla “adam olacak çocuklar”, tam karşımız da da “arkadaşım eşek”. Bahçenin sağındaki mavi araba da Manço'ya âit. Köşkün kapısının mermer çerçevesinde, sanatçının vefâtından sonra, hayranlarının yazdığı sevgi dolu sözler hâlâ duruyor. Tam karşımızdaki beyaz mermerden Venüs heykeli ziyâretçileri karşılıyor. Fonda çalınan Manço'nun şarkılarını dinleyerek dolaşmaya başlıyoruz köşkü.

O BENİM RÜYAM

Girişin sağındaki salonda, kuyruklu piyanosunun başında bestelerini yapmaya devâm eden Barış Manço heykeli duruyor. Avusturya'dan satın aldığı bu siyah renkli piyano için “O benim rüyam” dediği meşhurdur. Kaplumbağa kabuğundan kakma tekniği ile bronz figürlerin karıştırılması netîcesi oluşan çalışma masası bir zamanlar Mithat Paşa'ya âitti. Antika meraklısı olan Barış Manço tarafından satın alınarak bu salona yerleştirilmişti. Karşıdaki aynalı şifonyer üzerinde bulunan şamdanlar ise 3. Napolyon dönemine âit. Manço'nun, dünyayı gezdiği esnâda çeşitli ülkelerden topladığı cam eşyalardan oluşan koleksiyondan çay ve meşrubat takımı, bu evde çekilen “Kol düğmeleri” şarkısının klibinde de görülmekteydi. Duvarlardaki camekânlı dolaplarda sergilenen kıyâfetlerini ve aldığı ödülleri de gördükten sonra karşıdaki yemek odasına geçiyoruz. Girişin solundaki yemek odasında maun ağacından yapılmış İngiliz masasının üzerinde arabasının anahtarı, telefonu ve ajandası duruyor. Ve bir de oğlu Doğukan tarafından düşülmüş küçük bir not: 31 Ocak 1999 Babam dünyaya vedâ etti. Yemek odasının köşesinde “Sömenye” denilen, 7 katlı, haftanın her günü için ayrı ayrı kullanılan eşyaların bulunduğu Napolyon tarzı bir dolap bulunuyor. Camekânlı dolap ise İngiliz kraliçesi Ann dönemine âit.

İLK VE SON DEFA KESİLEN SAÇLAR

Yan taraftaki yemek servis odası şu an kıyâfet odası olmuş. En ilgimizi çeken askerlik üniforması ve askere giderken kesmek zorunda kaldığı o upuzun saçlarından bir demet. Müzede her şey müzikle alâkalı. En ilgimizi çeken de merdivenler. Piyanonun tuşları görüntüsündeki merdivenlerden üst katlara doğru çıkarken, duvarları kaplamış devâsâ notalardan sanatçının şarkılarını mırıldanıyoruz, fondaki kendi sesinin eşliğinde.

ENSTRÜMAN ŞEKLİNDE VİTRİNLER

1. kattayız. Batari şeklindeki cam dolapta takı meraklısı olan sanatçının, hayatı boyunca kullandığı takılar bulunuyor. Fransız üslûbundaki yatak odası, Barış Manço ve eşi Lâle Manço'ya âitken, karşıdaki yatak odası da misâfirler için tahsis edilmiş. Sedef kakmalı ve 180 yıllık bu ahşap karyola, Barış Manço ve Lâle Manço'nun birlikte aldıkları ilk antika eşyâ. Yine koridorlarda, yüzük şeklinde tasarlanmış bir vitrinde, Manço'nun 10 parmağına da taktığı o meşhur, kocaman taşlı yüzükleri görüyoruz. Buradan sonra tekrar notaları mırıldanarak piyano tuşlarını andıran basamaklardan üst kata çıkıyoruz. Din dan don dan don.

DOĞUKAN VE BATIKAN'IN ODALARI

2 oda ve bir minik ardiyeden oluşan 2. kat tamâmen âilenin 2 çocuğuna tahsis edilmiş. Doğukan'ın odası merdivenlerin tam karşısında. Ve şu an burada, babasının yaptığı tablolar sergileniyor. Belçika krâliyet akademisinde resim ve grafik eğitimi alan Manço'nun, 10 parmağında 10 mârifet olduğunu da anlıyoruz. Batıkan'ın odası “Adam olacak çocuk” odası olmuş. 88 senesinde TRT'de yayınlanan 7'den 77'ye programının bir bölümü olan “Adam olacak Çocuk”, hâlâ odadaki videodan seyredilebiliyor. Az önce bahsettiğim ardiyeyi Doğukan ve Batıkan arkadaşlarıyla oyun oynamak için kullanırmış. Şu an bu oyun odasında babalarının, yine bir piyano tuşları deseninde olan kravatı, fotoğraf makinası, gözlüğü ve pasaportu gibi şahsî eşyâları sergileniyor. Tekrar, piyanonun tuşlarına basa basa en alt kata doğru iniyoruz. Giriş katındayız fakat merdivenler aşağıya doğru devâm ediyor. O halde biz de devâm edelim. Girişten bir kat aşağıdayız. Şu an müze müdüriyet odası olan bu küçük oda, Lâle Manço'nun çalışma odası.

KIŞLIK VE YAZLIK BAHÇE

Nihâyet arka bahçedeyiz. Birden karşımıza çıkıveren bu saklı bahçe, camekânlı “Kışlık Bahçe” ve açık havalı “Yazlık Bahçe” olarak ikiye bölünmüş. Âilenin, “Limonluk” adını verdiği bu bahçede “Kurtalan Ekspres” grubu mankenlerinin müziği eşliğinde, sol anahtarı şeklindeki sandalyelere oturarak, plak şeklindeki masalarda buz gibi limonatamızı yudumlamanın keyfini çıkarıyoruz. Karşı köşedeki “Harmonium” 1905 yılı Amerikan yapımı, ayak pedallarıyla hava üfleyerek çalışan bir org. Yazlık bahçede ise kocaman bir gramofon ve bara yaslanmış, misâfirlerini karşılayan yine bir Barış Manço heykeli daha. Bardaki en mânidar eşyâ ise, ilk sevgililer gününde, Barış Manço ve Lâle Manço'nun birbirlerine hediye olarak aldıkları kırmızı fincan takımı.