Cadılar Zamanı hiç sona ermiyor

Naz Emel Koç
00:0016/01/2011, الأحد
G: 15/01/2011, السبت
Yeni Şafak
Cadılar Zamanı hiç sona ermiyor
Cadılar Zamanı hiç sona ermiyor

Yönetmen Dominic Sena'nın Nicolas Cage'le birlikteliğinden doğan ikinci filmi Cadılar Zamanı, Ortaçağ Avrupa'sından popüler konulara değiniyor. Film, Haçlı ruhunun düşmanları için hep bir cadı avı içinde olan Batı'ya ve kilise kurumuna ilginç eleştiriler getiriyor. Cadılar Zamanı gerilim sevenlerin beğeneceği bir yapım.

14. yüzyıl Avrupası… Sefalet diz boyu... Haçlı orduları Doğuda “kâfirlerle” savaşırken, kilise cadılar ve veba illetiyle boğuşmaktadır. Haçlı ordusundan iki asker yaptıkları kıyımın farkına vardıklarında kilisenin hizmetinden çıkmaya karar verirler. Ancak geri dönüş yolunda kilise adına üstlenecekleri yeni bir görev onları beklemektedir. İki asker geçtiği yerlere vebayı getirdiğine inanılan cadıyı bir manastıra götürmekle görevlidir. Manastırda yapılacak ayin sonucu cadının üzerindeki lanet kalkacaktır. Ancak bu görev göründüğünden daha tehlikelidir.

BUGÜN OLANLAR GEÇMİŞİ DE ETKİLER

Avrupa tarihinden üç önemli sayfa: Veba, Haçlı seferleri ve cadı avı… Bu üç madde aynı filmde kendine yer buluyor. Orta çağda Avrupa'da yaşanan sefaleti işaret eden bu başlıklar tarih kitaplarından asla silinmeyecek belki ancak yeni bir yorumla yazılmayacaklarını da kimse garanti edemez. Çünkü tarih okullarda öğrendiğimiz kadar statik bir şey değil. Bugünün dünyasında yaşananlar sadece geleceği değil, geçmişi de etkiliyor çünkü…

Cadılar Zamanı sırtını bir tür fantasmaya yaslayarak, büyük laflar etmenin yükünü sırtından atıyorsa da istediği mesajı vermekten geri durmuyor. Filmin başında tarihi bir gerçek olan Haçlı seferlerine sille tokat bir darbe iniyor. “Tanrının ne çok düşmanı var” diyerek kadın çocuk aldırmadan yapılan katliamların anlatılmasıyla yapılan eleştirilerden, Haçlı seferlerinin muharrik gücü kilise de nasipleniyor. Filmin bu tavrı başta mertçe bir duruş olarak seyirciden artı puan kazanıyor. Birkaç yıl önce George W. Bush'un Ortadoğu çıkartmasını tanımlama amacıyla kullandığı ifade sonucu aslında devam ettiğini hatırladığımız Haçlı seferleri Batının başkalarına karşı çok da gurur duyabileceği bir olay değil. Hele ki böyle bir politik olayla gündeme geldikten sonra… Hal böyle olunca küçük bir yüz kızartısı göstermenin şık duracağını Hollywood yapımcılarından daha iyi kimse bilemeyeceğinden filmin eleştirel tavrını buna yoruyorum.

Tabi eleştirel tavır dediğimiz şeyin ne kadar göstermelik olduğunu filmin ilerleyen kısımları bize anlatıyor.

Nitekim Haçlı ordularının cephede kâfirlere karşı verdiği mücadeleyi, din adamları insan kılığındaki şeytana karşı veriyor. Şeytana karşı bir savaş var, çünkü kilisenin gerekliliğini ve kutsiyetini bir düşman üzerinden görmeliyiz ve bu düşman haçlıların karşısına çıkan masum insanlardan olmamalı… Batı medeniyetinin kendine düşman üretme noktasındaki becerisini zaten hepimiz biliyoruz. Günümüzde teröristinden uzaylısına kadar genişleyen düşman yelpazesinin o dönemdeki en önemli temsilcisi cadılar.

Başına gelen her türlü felaket yüzünden somut bir düşmana ihtiyaç duyan Batı zihniyeti o dönemde on binlerce kadını cadılıkla suçlayarak gözünü kırpmadan katletmişti.

Filmin fantastik sosu seyirciyi gerilim duygusuyla kendine bağlarken işin tarihi gerçekliği sulanıyor ve ortaya meşru bir cadı avı tablosu çıkıyor. Böylelikle dönemin yıpranan kurumu direk yöntemlerle olmasa da, bilinçaltı düzeyinde aklanmış oluyor.

ŞEYTANA KAFA ATMAK HER YİĞİDİN HARCI DEĞİL

Hıristiyanlığın dünyevileşmesi neticesinde ortaya çıkan teolojik problemler olay örgüsünde de kendini gösteriyor. Filmde kilise ve din adamları yeryüzündeki Tanrı'yı, kara cadılar şeytanı temsil ediyor. Söz konusu temsiller insani sınırlara hapsolunca ortaya aciz bir tanrı ve aciz bir şeytan modeli çıkmış oluyor. Bence bu yüzden Cadılar Zamanı komik bir finalle sonlanıyor. Yani şeytanla olan hesabının bedelini masum insanlara ödeten bir tanrı düşüncesi ne kadar komikse, bir kitabı bulmak için insan bedenine sığınan şeytan da o kadar komik… Hele ki şeytana kafa atarak saf dışı etme sahnesi filmin büyüsünü kaçırma noktasında önemli bir rol oynuyor.

Senaryo açısından fazla tatmin edici olmasa da büyük prodüksiyonlu Hollywood filmlerine has seyirciyi cezbetme özelliği Cadılar Zamanı'nda da mevcut. Filmde daima canlı tutulan gerilim unsuru senaryodaki hafiflikleri telafi noktasında da son derece önemli bir işleve sahip.


Orijinal Adı: Season of the Witch

Yönetmen : Dominic Sena

Senaryo : Bragi F. Schut

Tür : Fantastik / Dram / Macera

Yapım : 2010, ABD

Oyuncular : Nicolas Cage, Ron Perlman, Stephen Campbell Moore, Robert Sheehan, Claire Foy