Duygusal okuryazarlık

Nevzat Tarhan
00:004/12/2010, Cumartesi
G: 3/12/2010, Cuma
Yeni Şafak
Duygusal okuryazarlık
Duygusal okuryazarlık

Duygularımızı tanımak, duygularımızın sorumluluğunu almak, duygu-düşünce ayırımını yapabilmek, karar verirken duyguları dikkate almak, başkalarının duygularını anlayabilmek, kızgınlığımızı enerjiye dönüştürebilmek, özetle hem kendimizin hem de başkalarının duygularını okuyabilmek, anlayabilmek, mutluluğumuz ve başarımız için kullanabilmek... Bunları başarmak için psikolog olmaya gerek yok; farkında olmak yeterlidir.

“Deli gibi araba sürüyorsun” demek yerine “Korkuyorum” diyebiliyor musun? “Beni kızdırıyorsun” yerine “Kızıyorum” diyebiliyor musun?

Karar verirken “Böyle yaparsam kendimi nasıl hissedeceğim” diyor musun? Öfkelendiğin zaman “Beni öfkelendiren düşünce hangisi, hangi ilkem bozuldu” diyebiliyor musun?

“Kızmıyorum, seni anlamaya çalışıyorum” diyebiliyor musun? Başkalarını alt etmek yerine başkalarının olumlu yönlerini geliştirmeye öncelik verebiliyor musun? Başkalarına nasihat etmek yerine onlara örnek olabiliyor musun? Başkalarını denetlemek yerine onları anlamaya çalışıyor musun?

Başkalarını düzeltmek yerine onlarda düzelmesi gereken şeye ihtiyaç hissettirmeye çalışıyor musun? Başkalarını değiştirmek yerine önce kendinden başlayabiliyor musun? Bunları yapabiliyorsan duygusal okuryazarlığı başarıyorsun demektir.

Duyguların Katmanları

Duyguları genel mânâda tasnif edersek, iki türlüdür. Bunlardan birincisi, hem insanlarda hem de diğer canlılarda bulunan yemek, içmek, barınmak, cinsellik, saldırganlık, korku gibi genetik eğilimimiz olan temel duygulardır. Diğeri ise sevgi, nefret, umut, güven gibi sadece âdemoğluna ait olanlardır. Esas duygulara yaklaşımla diğerlerine yaklaşım birbirinden farklıdır.

İnsanî duyguları renklere benzetebiliriz. Bir resim nasıl çeşitli renklerin değişik oranlarda karışımı ile ortaya çıkıyorsa, insanı da duygusal çeşnisi meydana getirir. Renklerin armonisini oluşturan sınıflandırma gibi hisler de katmanlara ayrılır. Yani ana, ara, nötr renklerden her birinin bir duygumuza karşılık geldiğini düşünebiliriz. Ana renkler kırmızı, mavi ve sarı; ara renkler yeşil, turuncu ve mor; tarafsız (nötr) renkler ise, beyaz, siyah ve gridir. Bu renklerden bazılarının duygularımızdan bir ya da birkaçını remzettiğini varsayabiliriz.