Hemdê bê hed bo Xwedayê alemin*

00:0017/04/2011, dimanche
G: 17/04/2011, dimanche
Yeni Şafak
Hemdê bê hed bo Xwedayê alemin*
Hemdê bê hed bo Xwedayê alemin*

Diyarbakır stadında binlerce kişinin katılımıyla düzenlenen Kutlu Doğum etkinliğinde konuşan Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Doğu ve Güneydoğu'da dillerden düşmeyen Molla Batevi'nin yazdığı mevlitten Kürtçe bir bölüm okudu

Diyarbakır Müftülüğü'nün Kutlu Doğum Haftası etkinlikleri kapsamında Diyarbakır Atatürk Stadı'nda düzenlediği Kur'an-ı Kerim ziyafetine on binlerce vatandaş katıldı. 18 bin koltuğun bulunduğu tribünlerin yanı sıra saha ve çevresindeki alanında yer kalmayınca vatandaşlar programı dışarıdan izlemek zorunda kaldı. Programda konuşan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, Süleyman Çelebi ile Molla Batevi'nin Hz. Muhammed (sav) için yazdığı mevlitlerden Türkçe ve Kürtçe satırlar okuyarak kardeşlik vurgusu yaptı.

PEYGAMBERLERE DUA

Program, Diyarbakır Ulu Camii İmamı Mehmet Emin Mülayim'in Kur'an tilaveti ile başladı. Açılış konuşması Ankara Kocatepe Camii İmam Hatibi İsmail Coşar'ın kasidesinden sonra konuşan Diyanet İşleri Başkanı Görmez de, Diyarbakır'da makamları bulunan peygamberlere dua etti. Görmez, "Diyarbakır'da kabri bulunan dua peygamberi Hz. Yunus ve merhametiyle bilinen Hz. Zülkifl'e salat ve selam olsun. Hikmet yüklü ahlak peygambere selam ve salat olsun." dedi. "Diyarbakır'da metfun olan 27 sahabeye. İslam'ın kılıcı Halit Bin Velid'in oğlu Hz. Süleyman'a salat ve selam olsun." diyen Görmez, Peygamberimizin (sav) vefatından 6 yıl sonra Diyarbakır'ın kapılarını İslam'a açtığını hatırlattı.

İSLAM'A İLK AÇILAN KAPI

Görmez, "Yıl 532. Hz. Peygamberimiz şahadet parmağını kaldırarak 'ben en Yüce Dosta gidiyorum' diyerek aramızdan ayrıldı. Yıl 638, yani 6 sene sonra Diyarbakır'ın kapıları İslam'a açıldı. Anadolu kapısını ilk defa İslam'a açan Diyarbakır olmuştur." diye konuştu. Diyarbakır Ulu Camii'nin Peygamberimizin (sav) vefatından 7 sene sonra içinde ilk defa saf durularak kalplerin birleştiğini anlatan Görmez, "O mabette tarih boyunca kıbleye yönelen ululara selam olsun. Diyarbakır ilk günden kapıları açtığı ilk günden beri İslam'ın gür sedası olmuştur. İlk günden beri hizmet edenlere rahmet olsun." ifadelerini kullandı.

RASULE KAVUŞMAK İÇİN AKIYOR

Diyarbakır'ın bulunduğu konuma da değinen Görmez, şehrin içinden geçen Dicle ile yanında geçen Fırat'ın şairlerin deyimiyle farklı bir şekilde aktıklarını anlattı. Görmez, "Sizi buraya getiren bir tek şey var yüreklerinizde, Muhammet Mustafa aşkı... Bizim şairimiz Fırat ve Dicle'yi şöyle tanıtır: İki nehir var ki aşık nehirler. Çünkü maşuka doğru akar. Çünkü Sevgililer Sevgiline doğru akar. Böyle olduğu için şair iki nehrinin akışını bir an önce aşık olduğu Muhammed'e (sav) ulaşmak için akar der." tespitinde bulundu.

BATEVİ ÖRNEĞİNİ VERDİ

Doğu ve Güneydoğu'da dillerden düşmeyen Molla Batevi'nin Peygamberimize (sav) Kürtçe yazdığı mevlidi okuyan Görmez, Kürtçe olarak, "Hemdê bê hed bo Xwedayê alemin. Ew Xwedayê daye me dînê mobin" (Alemlerin Rabbine sınırsız hamdolsun. O Allah ki, bize o büyük dini bahşetmiş) satırları ile Süleyman Çelebi'nin yazdığı mevlitten bir dörtlük okudu. Çelebi'nin aşkını dile getirmesi üzerine Batevi'nin de durmadığını anlatan Görmez, "Batevi adeta Süleyman Çelebi ile manevi alemde buluşmuş. Hakkari'nin köyünde dünyaya gelmiş, adeta Çelebi'yle yarışır şekilde aşkını dile getirmiştir." dedi. Merhametsizliğin tek çaresinin yine merhamet olduğunu belirten Görmez, hatta insanın kendisine, kainata, hayvanlara, bitkilere, merhametsizlere merhameti olduğunu kaydetti.