Karıncalardan depremi dinlemek lazım

Dilber Dural
Dilber Dural
04:0017/09/2023, Pazar
G: 17/09/2023, Pazar
Yeni Şafak
Jenny Molendyk Divleli
Jenny Molendyk Divleli

Jenny Molendyk Divleli’nin kaleme aldığı, Gökhan Özdemir’in çizimleriyle renklenen “Hep Birlikte” kitabı çocuklara deprem gerçeğini anlatıyor. Divleli, 6 Şubat’ta meydana gelen tüm Türkiye’yi derinden etkileyen Kahramanmaraş merkezli iki büyük depremden etkilenerek kitabı kaleme aldığını ve büyük trajediyi çocuklara karıncalar dilinden anlatmayı istediğini söylüyor.

Kolonilerinin inşaatı için çalışan karıncalar, Şef Mühendis Karınca Karan’ın uyarılarını dinlemeyince koloninin inşaatı tehlikeye girer. Sonunda Karınca Karan haklı çıkar ama artık iş işten geçmiştir.

Neyse ki koloni, o güne kadar farkında olmadıkları fedakâr böcek arkadaşlar tarafından çevrelenmiştir. Herkes bir araya gelir ve koloniye yardımcı olmak, karıncaları kurtarmak için çaba sarf eder.

Nasıl mı? Hep Birlikte…”

Jenny Molendyk Divleli’nin kaleme aldığı, Gökhan Özdemir’in rengarenk çizimleriyle “Hep Birlikte” Karavan Çocuk etiketiyle geçtiğimiz günlerde minik okuyucularıyla buluştu. Jenny Molendyk Divleli, “Hep Birlikte” kitabını 6 Şubat’ta tüm Türkiye’yi derinden etkileyen Kahramanmaraş merkezli meydana gelen iki büyük depremden etkilenerek yazmış. Deprem gerçeğini Karınca Karan ve kolonisi üzerinden anlatan kitap, bir işi kurallarına uygun yapmanın ve tedbirli olmanın önemine vurgu yaparken her şeye rağmen birlik ve beraberlikle yaraların nasıl sarılabileceğine dair de umut aşılıyor. Ayrıca deprem, önlem alma ve dayanışmanın anlatıldığı kitaptan elde edilecek bütün gelir ise deprem bölgesine aktarılacak. Jenny Molendyk Divleli ile konuştuk.


Ustalıkta ve inşaatta dürüstlük önemli

Şubat ayındaki depremlerden sonra yardım etmek için bir şeyler yapmak istediğini söyleyen Divleli, “Elbette bağış toplama etkinlikleri ve maddi destek sağlamak için belli yollar vardı ama ben daha kalıcı bir şey yapmak istedim” diyor ve kitabı yazmaya nasıl karar verdiğini şu sözlerle anlatıyor: “Bununla birlikte bir ebeveyn olarak çocuklarıma olup biteni anlatmaya çalışıyordum. Anne babalar olarak her birimiz çocuklarımıza yaşadıkları olayları daha iyi anlayabilmeleri ve gerekli dersleri çıkarabilmeleri için yardımcı olmaya çalışıyoruz. Ancak yaşadığımız deprem, etkisinin büyüklüğü anlamında bizler için de çok yeni, anlaması ve sindirmesi zor bir olaydı. Çok geçmeden çocuk edebiyatında deprem konusunu ele alan hiç denecek kadar az şey olduğunu fark ettim. Konunun hassaslığını ele alacak, okuyan çocuklara ve ailelere umut olacak, aynı zamanda deprem bölgesinde yaşayanlara kalıcı bir sadaka olabilecek bir hikâye yazabilir miyim acaba diye düşündüm?”

Deprem gibi travmatik bir olayın yarattığı trajediyi çocuklara anlatmak istediğini dile getiren Divleli, gerçekçi olması gerektiğini ve aynı zamanda depremden sonra gündeme gelen diğer konulara da yer verdiğini söylüyor. Divleli, ustalıkta ve inşaatta dürüstlüğün önemi ve kurallara uyulması gerektiğini, ihtiyaç anlarında toplum olarak birbirimize yardım etmek için bir araya gelişimizi, birbirimize duyduğumuz sevgiyi ve umudu vurgulamak istediğinin altını çiziyor.


Depremi en iyi karıncalar anlatır

“Deprem kavramının anlaşılır ve net olması ama travmatik olmaması benim için önemliydi” diyen Divleli, “Yazarken sembolizm kullanmam gerektiğini biliyordum ama fikrin okuyucunun bir bağdaşım kuramayacağı kadar soyut olmasını istemedim” ifadelerini kullanıyor. Divleli, hikayenin geçtiği zemini değiştirmeyi düşünmeye başladığını ve aklına böyle bir durumdan etkilenecek hayvanlar ve karıncalar geldiğini söylüyor.

Bir karınca kolonisindeki karıncaları kullanma fikrine karar verdiğinde hikayenin bir nevi yerine oturduğunu söylüyor ve hikayeyi şu sözlerle paylaşıyor: “İşçi karıncaların inşaatla bir bağının olması ve bazı karıncaların talimatları takip etmemesi fikri iletmek istediğim mesaja çok iyi uyuyordu. Olay olarak deprem yerine, (6 Şubat’taki depremin büyüklüğünü simgeleyen) 7 büyük kamyonun zemini sarsmasını kullandım. Karıncalar birbirleriyle iletişim kurmak için antenlerini kullanırlar, birbirlerini bu şekilde bulmaya çalışırlar, bu da hikayeye uygundu. Yaşananları tam olarak aktarmak için diğer böcekleri kullanmak da iyi bir fikir gibi geldi. Pek çok farklı çeşit, tıpkı dünyanın her yerinden pek çok farklı insanın yardıma gelmesi gibi. Ayrıca her böceğin kendine has özellikleri, kitaba ilginç ayrıntılar ve sevimlilik kattı. Ateş böceklerinin ışıkla aydınlatması, sivrisineklerin kan bankası kurması, solucanların tünel kazması gibi. Son olarak kitabın bir umut, birlik ve pozitiflik mesajıyla bitmesi gerektiğini biliyordum. İnşallah hikaye bunda başarılı olmuştur.”


#deprem
#Kahramanmaraş
#karınca