
Yaşlanma nedeni ile erkeklerin yaklaşık %50'sinde, kadınların ise yaklaşık %20'sinde saç dökülmesi yaşanır. Öte yandan saçlarınızın dökülüp dökülmeyeceği aslında asırlar önceden bellidir.
Alopesi; saç kaybının tıbbi olarak söyleniş şeklidir. Alopesi belirli bir hastalığa bağlı saç kaybı(kellik) demek değildir. Hangi sebebe bağlı olursa olsun alopesi sadece latince saç kaybı demektir. Saç kaybı genetik nedenlerden tutunda ilaçlara bağlı olarak pek çok farklı nedenle ortaya çıkabilir. Ama bugün için tıp dünyası çok iyi biliyor ki andogenetik alopesi (saç kaybı) hem kadında hem de erkek de saç kaybının(kelliğin) en sık sebebidir. Bu nedenle saç kaybını genel olarak iki ana başlıkta incelemek hiç de yanlış olmaz.
Çünkü kellik genetik olarak anne, babadan ya da her ikisinden miras kalabilir. DHT hormonu özellikle başta, taç şeklinde yer alan saçları ve orta ön bölgedeki saçları hedef alır.
Gerçekten de yüzden fazla hastalıkta saç kaybı ilk bulgu olarak karşımıza çıkabilir. Genetik dışı nedenlere bağlı saç kayıpları diye isimlendirdiğimiz bu grup hastanın mutlaka bir dermatolog tarafından değerlendirilip gerekirse detaylı inceleme ve ek branş hekimleri ile konsülte edilmesi gerekir.Saçın biyolojisi ve saç hastalıklarına dair yeni araştırmalar maalesef ki tıbbi araştırmalar içinde çok büyük bir yer tutmamaktadır.
Neyse ki özellikle genetik nedenlere bağlı kelliğe karşı mücadelede teknolojinin sunduğu cihazların da yardımı ile son yıllarda geliştirilen modern saç ekim yöntemleri var. Kellik genlerinizde olabilir. Ama kaderiniz olmak zorunda değil. 20 yıl önce dünya genelinde yüzden az doktor saç ile ilgili araştırmalar yaparken son yıllarda bu sayı 5 katından fazla artış gösterdi. Her geçen gün artan sayıda araştırmacı saçın biyolojisi ile ilgili çalışmalar sunmakta…ve beklide saçın biyolojisini daha iyi tanıdıkça daha çok alopesi’li hastaya çözüm sunmak mümkün olacak.
Dr.Handan Yavuz Köksal






