110 gün önce öldürülen Münevver Karabulut'un babası Sürreyya Karabulut; 'Tüm babalara, çocuklarına yakın olmalarını tavsiye ederim. Maddi ve manevi herşekilde yakın olsunlar' diyor ve ekliyor;
Annesiyle birlikte vermiştik.
Vilayetler Hizmet Birliği'nde aşçıbaşıydım. Güzel bir hayatımız vardı. Münevver dünyaya geldikten sonra ise ticarete atıldım. Kızım küçükken oldukça afacan bir çocuktu. Onun arkasından erkek kardeşi dünyaya geldi. Yirmi yıldır evliyim. Evlilik mühessesemizde Münevver evin direğiydi. Bu direk yok olunca çok sarsıldık.
Aramızda ufak tefek sorunlar olurdu ama ciddi sorunlar yaşamazdık.
Arkadaşlıktan daha çok otoriter yönü ağır basan bir babaydım. Çünkü kızımın belli bir donanıma sahip olmasını istiyordum. Eğitimi konusunda ona baskı yapardım. Kızım da bana karşı gelmezdi sağolsun.
Belli bir noktaya kadar söylerdi, bazı şeyleri anlatmazdı.
Hayır.
Tanımıyordum. Zaten görüştüklerini bile bilmiyordum. Ben olaydan sonra öğrendim. Eğer bilseydim böyle birşeye izin vermezdim.
Tabiki. 17 yaşında bir çocuğun aile düzeni, eğitimi belli. Geleceği olan bir çocuktu, böyle züppelerle kızımın bir arada olmasını asla istemezdim.
Çekinirlerdi. Belki de kızacağımı düşündüler.
Bu soruları soruyorum tabi. Kızıma daha yakın olabilirdim. Keşkelerim var…
Her zaman anne ve baba çocuğunun arkasında olamayabilir. Bu sebeple cerrahın yaptığı açıklama çok talihsiz. Bizim çok güzel bir hayatımız vardı. Kaldı ki kızım, şımarık bir çocuk da değildi. Sorumluluk sahibiydi ve ailesine bağlıydı.
Yalan. Geç saatlere kadar dışarıda olması mümkün değil. Kızım ev, okul ve dershaneden başka bir yere gitmiyordu. Gittiği yeri bildirirdi ya da kardeşiyle birlikte giderdi. Yerini ve hangi saatte evde olacağını söylerdi. O saat hiç şaşmazdı.
Hayır. Her istediği alınır, yapılır. Bir kısıtlamamız olmadı.
Akşam saat 6 gibi yemekte kızımı bekliyordum. Ben olayı gece saat 10'da öğrendim. Polis ekibi evime geldi. Birlikte Etiler Karakolu'na gittim. Kızımın kesildiğini ve çöpe atıldığını orada öğrendim. Dünyam yıkıldı. Artık İstanbul'un tapusunu dahi verseler önemli değil.
Ne yapayım ölünün arkasından kızılmaz ki. Nasıl kızayım? Rabbim onu almış ben kalkıp da ona birşey söyleyemem ki. Sonuçta herşey bir alın yazısıdır. Ne kadar uğraşırsak uğraşalım sonuçta alın yazısı bu yaşanacak. Yaradan müsade etmeseydi canını alabilir miydi?
Kızım bana hediye almıştı. Güzel bir t-şört. O gün hepimiz çok mutluyduk.
Münevver'i Kanada'ya gönderdim. Havaalanında bana: 'Baba hakkını helal et' demişti. Kanada dönüşünde ise bize haber vermedi. Eve gelmiş, yemek yapmış bizi bekliyordu. Sonra biz eve geldik bir baktık kızımız Kanada'dan gelmiş bizi karşılıyor. Bize sürpriz yapmıştı. Çok mutlu oldum.
Kızım lisede yabancı dili tercih etti. Üniversite için de Uluslararası İlişkiler düşünüyordu. O bölümü okuyup mastırını da yurt dışında yapacaktı. Kızım bana hiç bir zaman tek karne getirmedi. Hep takdir ya da teşekkür alırdı. Son derece başarılı bir öğrenciydi. Yaşasaydı üniversite okuyacaktı.
Felaket. Hayatın sonu! Evladın öldükten sonra senin canın var başka birşey yok ki. Şu anda sizlerle ilaçların yardımıyla konuşuyorum. Karnımın acıktığını çoğu zaman fark etmiyorum bile. Ama inançlı insanlarız Yaradan'a sığınıyoruz. O'na dua etmek ve sığınmaktan başka çaremiz yok.
Müslümanız. Ölüme inanmamız lazım. Benim ölüme saygım da var. Yani normal bir ölüm olsa belki bu kadar yıpranmayacaktım. Vahşice bir ölüm olduğu için hazmedemiyorum.
Vahşice işlenmiş bir cinayet. Bu çocuğun satanist sitelere üye olduğunu gördüm. Cem ve abisi satanist sitelere üye. Kızımı katlettiler.
Bilmiyorum ama bana kalırsa birileri vardı yanında.
Ben internetten satanist sitesinin sayfalarına baktım. İçler acısı. Bu toplum nereye gidiyor? Bunu sorgulamak lazım. Demekki bu ülkede binlerce insan o sitelere girip beyin jimnastiği yapıyor. Bunları da insanların üzerinde uyguluyorlar.
Bence kızım o ailenin çok önemli bir sırrını biliyordu. O yüzden kızımı öldürdüler. Ben buna inanıyorum.
Aile maddi yönden güçlü. Sonuçta yaptıkları planın yürümesi, parayla ilgili. İnsan parası olduğu zaman daha kolay kaçabilir.
Aynı şeyleri biliyorum.
Tabiki. Mesela: 'Keşke ölmeseydi' diyorum. Huzurlu bir hayatımız vardı. 'Keşke, kızımın mürüvetini görebilseydim. Yaradanım, onu alacağına beni alsaydı' diyorum.
Acaba Cem'in evine neden gitti? Acaba neden öldürüldü? Acaba neden Cem öldürmek istedi? Bunlar hep soru işareti.
Tamamen dışında görüyorum. Çünkü nasıl işlendiğini bilmiyorum. Giden gitti hiçbirşey geri gelmeyecek. Sokağa çıktığımda kızımın simasına benzeyen kişilere gıptayla bakıyorum.
Bir kaç defa gördüm, bana gülümsüyordu.
Tüm babalara, çocuklarına yakın olmalarını tavsiye ederim. Sadece maddi değil, manevi olarak da yakın olsunlar. Çünkü eğer kızım bana anlatsaydı engelleyebilirdim. Cem gibi çocukların işi gücü kızları kandırmak. Kapıcının çocuğu ile flört etseydi daha iyiydi. Onlar insana daha çok değer verirler. Ama bunlarda insanlık yok.
Toplum çok duyarlı. Az önce sekiz kişi baş sağlığı diledi. Yoldan çevirip 'acını paylaşıyoruz yanındayız' diyorlar.
Evet. Medyatik olduk hiç istemeden. Ama mecbur kaldım. İlk zamanlar herkes geçiştirmek istedi. Ama sağolsun medyanın yardımıyla üzerinde durulmaya devam ediyor. Benim bir artniyetim olamaz ki. Sizinle röportaj yapıyorum. Neden? Sizler bana değer kıymet veriyorsanız neden cevap vermiyeyim? Sonuç da benim bir hayatım var. Ben suç işlemiş biri değilim. Bir babayım ve aile ferdiyim.
Düşünürdüm ama ben ve eşim hastayız.
Biribirimize dayanıp ayakta durmaya çalışıyoruz, mecburuz. Yaşadığımın farkında değilim. Ölü müyüm yoksa canlı mıyım bilmiyorum.
Demirbaşları fakirlere dağıttım. Giysileri ve kitapları duruyor.
Bu durumu dikkate almadım.
Ben basına derdimi anlatmıyacağım da kime anlatacağım.
Evet. Burası Türkiye, olayın üstüne gitmezsem unutulacak. Güvenmiyorum çünkü. Bir yerden birileri gelir ihbar eder diye yapıyorum.
Yıpratmaz olur mu? Az önce beni yine bu konu için aradılar. Artık basınla da ilişkilerimi azaltmak istiyorum.
O çok kötü birşey. Tıp yardımıyla ayakta durabiliyorum. Ama sağolsunlar beni Mehmet Ali Birand, Fatih Altaylı, Can Dündar sözümü kesmeden dinlediler.
Ben öyle düşünmüyorum. Sonuçta halk bu işin arkasında. Facebook'ta ellibin kişi oldu.
Okumadım sadece kulaktan dolma biliyorum. Ama MSN'de varsayım doğru olup olmadığı belli değil.
Olmayadabilir diyorum. Çünkü ortalıkta bilgi kirliliği dolaşıyor. Bunu da gözardı edemem.
Polise teslim ederdim. Başka şansı yok. Gizleyip, saklamak insanın vicdanıyla bağdaşmaz ki. Suç işleyen cezasını çeksin. Sen başkasının evladını al kes biç, paketle, getir cöpe at. Allah kimsenin başına vermesin, çok zor.
Bilmiyorum. Bazen oyalıyorlar gibi geliyor bana.
Bulunduktan sonra en azından cezasını çeker. O dört duvarın arasına girdiğinde bakalım, hayat nasıl devam ediyor? Bu hissi tatsın istiyorum.
Bütün sorumluluk anne ve babada. Ailenin ilgisizliğine bağlıyorum.
Hayır. Çok iyi bir tiyatrocu. Aslında yerini biliyor ve söylemiyor. Bana kalırsa Hayyam Garipoğlu saklıyor Cem'i. Aklamak için de basına açıklamalarda bulunuyor. Kim ne derse desin inanmıyorum. Mutlaka altından birşeyler çıkacak.
Belki arka çıkanlar destek olan kişiler vardır. Kızımı öldürürken ayin yapmış olabilirler. Herşey olabilir. Ailenin tutarsızlığı ve ilgisizliğini buna bağlıyorum. Başta annesi babası barbar. İnsan değiller ki onlar, eğer onlarda biraz insanlık olsaydı hemen polise giderlerdi.






