Kara kışın yaklaşmasıyla birlikte birçok insanın kış mevsimi ile ilgili merakları ve hobileri başlar. Kimileri kayak merkezlerine gider, kimileri ise doğa ile buluşmak için ava çıkar. Benim merakım ise yemek. İşte bu merakımın gidermek ve kış mevsimine özel işkembe çorbasının tadına bakmak için Bakırköy'de bulunan Sarıhan Gusto'ya gittim..
Soğuk havaların başlamasıyla birlikte benim de işkembe keyfim başlamış oluyor. İşkembe çorbası deyip geçmeyin sakın… Kelle, kokoreç, zerde ve işkembe çorbası, bunlar her yerde yenmez. Geçtiğimiz hafta akşamüzeri Bakırköy'deki Sarıhan Gusto'ya gittim. İçeriye girdiğiniz andan itibaren burası işkembeciden ziyade dekorasyonuyla sanki bir İtalyan Restoranını andırıyor. En önemlisi de içeride işkembeye dair hiçbir koku olmaması. Maalesef ki işkembecilerdeki en önemli sorun koku. İçeriye girdiğinizde bütün iştahınız kaçıveriyor. Bu işletmede böyle bir sorunla karşılaşmıyorsunuz.
Kendime güzel bir yer seçip, damardan bir çorba söyledim. Masanın üzerinde ilk dikkatimi çeken biberlerin paket olmasıydı. Bu da işletmeye ayrı bir farklılık katıyor. Üzerinde dumanı tüten nefis kokusuyla gelen, rengi ve lezzet suyunun berraklığı ile harika görünen çorbanın ağızda bıraktığı tat da harika. Daha sonra gelen ağır kömür ateşinde pişmiş, özel sarıldığı her halinden belli kokoreç, yendiğinde "gerçek kokoreç bu!" dedirttiriyor. Hemen arkasından işkembe sefasının vazgeçilmezi yine kömür ateşinde pişmiş, görünümü harika, lezzeti mükemmel kelle geliyor. Kim demiş sakatat zararlı diye! Bu lezzetleri ara sıra yemek insana bilakis yaşama sevinci veriyor. Bu yemeklerin lezzetinin önemi olduğu kadar tabak sunumları da önemli. Burası diğer işkembeciler gibi değil, yemekleri bir sanat eseri gibi sunuyorlar. Yemeğin finalini tabii ki gerçek safranla yapılan kuş üzümlü zerde ile tamamladım. Zerde tatlısının kıvamı ve tadı gayet güzeldi. Şeker oranı fazla olunca zerdenin de tadı kaçıyor.
Bu güzel yemeklerin tadına bakarken Yönetim Kurulu Üyesi Fikret Sarıhan ile sohbet ettik. Fikret Bey, Sarıhan Gusto'nun nasıl marka olduğunu şu cümleleri ile bana anlattı. ”Sarıhan İşkembe olarak, 1988 yılında bu sektöre girdiğimizden itibaren sakatat ürünlerinin ve çorbanın da kaliteli ortamlar oluşturarak müşteriye sunulabileceğini düşünüyorduk. Bu düşünceden yola çıkarak; bu kadar yararlı olan bir besin maddesini, iyi bir ekiple ve uzman kadro ile hijyenik kurallar çerçevesinde üretip, müşterilerimize sunmayı ve işkembe çorbacılığında marka olmayı hedefledik. İşkembe ve sakatat ürünlerinde marka olma hedefimizi 2000 yılında 'Marka Tescil Belgemizi' alarak bir adım daha ileriye götürdük.
Bugün de İstanbul'un her bölgesinden, Türkiye'nin bütün illerinden ve hatta bütün Avrupa ülkelerinden ve Amerika'dan müşterilerimiz var. Bu sektörde Türkiye'de lider firma olduğumuzu kanıtladık.“ diyerek işine fazlasıyla önem verdiğini anlattı. Türkiye'de işkembe çorbasının ve sakatat ürünlerinin yenilebileceği güvenilir bir adres olma yönünde ilerlediğini anladığım işletmeyi daha sonra da ziyaret edebileceğimi bu cümlelerin de etkisi ile bir kez daha anladım. Bu güzel sohbeti ve damağımda değişik tatlar bırakan yemeği nefis taze çay ile tamamladık.
İçiniz üşür de yolunuz düşerse bu güzel dekorasyonlu değişik işkembecide işkembe içmeden geçmeyin… Tel: 0 (212) 571 10 25 - 571 10 67
İşletmenin kokusuz olması
Kokoreççin sunumu
İşletmenin Dekorasyonu
Masalara işkembe çorbasının tarifi ve tarihçesi olabilir. Tuzlama veya damardan çorba ne demek olduğunu anlatan bilgilendirici yazılar olabilir






