
Mustafa Özel’in kaleme aldığı “Kudüs: İlk Kıble Sonsuz Direniş” kitabı raflarda yerini aldı. Yeni Şafak’a konuşan Özel, “100 yıldır ümmetin Kudüs sevdası geçmedi, ama bir yanlış yaptık” diyerek, sorunun duyguyla değil bilgiyle çözüleceğini belirtti. Kudüs seferberliğinden söz eden Özel, uğruna ölmeyi göze aldığımız toprakları öğrenip, dünyaya öğretmemiz gerektiğinin altını çizdi.
Başta Kudüs olmak üzere Filistin duyarlılığı oluşturma niyetiyle hazırlanan “Kudüs: İlk Kıble Sonsuz Direniş” kitabı Muhit Yayınları’ndan çıktı. Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi akademisyenlerinden Mustafa Özel’in hazırladığı eser, Kudüs hassasiyetiyle bilinen Sezai Karakoç ve Nuri Pakdil gibi isimlere değinirken, yüz küsur yıldır yaşanan sürecin zihinsel, teorik ve teolojik arka planına eğiliyor. Geçen yıl da Filistin Mektupları’nı yayına hazırlayan Özel, Filistin meselesinin doğru anlaşılması için kritik noktaları öne çıkarıyor. Özel’le Kudüs kitabını konuşurken, Aksa Tufanı ve sonrasını da değerlendirdik.
İstanbul’a İzmir’den 2016 Eylül’ünde geldiğimde, buradaki ilk Ramazan’ımda bir dernek tarafından iftara davet edilmiştim. İftar sonrasında davetlilerden biri 2017 yılının, Filistin ve Kudüs’ün elimizden çıkışının yüzüncü yılı olduğunu söyleyince büyük bir şok yaşadım. O geceye kadar böyle bir bilgiyi hiç duymamıştım. O yılı kendime Kudüs yılı ilan ettim, İzmir’den arkadaşlarla Kudüs’e gittik, şair Adem Turan dostumuzu Kudüs hakkında editöryal bir çalışma yapması için teşvik ettim, destek oldum. Neticede Benim Adım Kudüs adıyla bir kitap çıktı ortaya. Çeşitli okullarda konuşmalar yaptık arkadaşlarla. Kitabın hikâyesinin, 2017 yılının bugünlerinde başladığını söyleyebilirim.
DUYGUYLA DEĞİL BİLGİYLE ÇÖZÜLECEK
O yanlış, ilgiyi bilgiyle yoğuramamaktı, merkeze bilgiyi almamaktı. Sadece Türkiye’de değil, bütün İslam âleminde Filistin, Kudüs, Gazze hakkında olağanüstü bir bilgisizlik, korkunç derecede bir cehalet var. Sorun duyguyla değil, bilgiyle çözülecek. Ülkemizde beş on yıl öncesine kadar bölge hakkında elle tutulur telif kitap yok denecek kadar azdı.
“Kudüs seferberliği”nden kastım, uğruna ölmeyi göze aldığımız toprakları dünüyle bugünüyle öğrenmek, sonra da bunları çevremize, dünyaya öğretmek. Ayrıca okuduklarımıza ilaveten ne yapıp edip Kudüs’ü ziyaret etmeliyiz. Kudüs, öğretici bir şehir, görsel bir okul. Bu söylediğim, ancak oraya gidince anlaşılıyor. Gidemeyenler, gitmek isteyenlere ekonomik destek sağlasınlar. Mümkünse ailecek gidilsin. Oradaki kardeşlerimizin buna ihtiyacı var; hem psikolojik hem sosyal hem de ekonomik olarak. Bizim ihtiyacımız daha fazla aslında.
SİYONİST DEVLET HİÇ BU DERECE YIPRANMAMIŞTI
Olmaz. Çünkü bugün dünyanın şartları değişti. 7 Ekim 2023 Cumartesi günü başlayan Aksâ Tufanı’ndan sonra ise asla olmaz. Terör devletinin ve arkasındaki Yahudi sermayesinin yıllardır oluşturmaya çalıştığı mazlum, mağdur İsrail ve Yahudi imajı, yerle yeksan oldu. Bütün dünyayı arkasına, yanına, önüne alan terör devleti, dünya halkları nezdinde sıfırlandı. Bazı devletler açıktan net tavır koydu. Diğer devletler şartların iyice oluşmasını, olgunlaşmasını bekliyor. Siyonist devlet, kurulduğundan beri değil, ilk siyonist yerleşimlerden bu yana bu derece yıpranmadı. Tarih döndü. Tarihin döndüğünü beş on yıl sonra ancak anlayabiliriz.
AKSA TUFANI HAYIRLI SONUÇLARA YOL AÇACAK
Aksâ Tufanı’nın hem bizim üzerimizde hem de bütün dünyadaki etkilerini daha net olarak görebilmek için biraz daha zaman gerekiyor. Bir kere yokluğun, yok olmak demek olmadığını gördük. Milli Mücadele’deki yokluğun benzerini, hatta daha beterini bugün Gazzeli kardeşlerimiz yaşıyor. Biz Milli Mücadele’de etrafı duvarlarla kapalı bir bölgede yaşamıyorduk. Nefes alabiliyorduk. Gelişen iletişim ve silah teknolojisiyle birlikte Gazzeliler şu an dünyada eşi benzeri görülmeyen bir muameleyle karşı karşıyalar. Amerika’sıyla, Avrupa’sıyla batının insanî değerlerden ne kadar uzak olduğunu gördük. Bunları bilmiyor değildik, ama şüphesi olanlar, onların hakiki yüzlerini gördü. Aksâ Tufanı’nın bütün insanlık için hayırlı sonuçlara yol açacağı kanaatim, her geçen gün kuvvetlenmektedir.









