İçinde bulunduğumuz ay, büyük bir destanı, asil bir zaferi barındırıyor. Çanakkale Zaferi'nin yıldönümünde yayınevleri yine her yıl olduğu gibi birbirinden güzel Çanakkale kitapları yayınlıyor. Çoğu Çanakkale Muharebeleri'ni ve kazanılan zaferi, farklı yönleriyle ele alan kitaplarda mektuplar, savaş anıları ve kahramanlık öyküleri büyük yer tutuyor.
Vehbi Vakkasoğlu'nun kaleme aldığı “Bir Destandır Çanakkale” 74. baskısını yaptı. Vakkasoğlu en beğenilen Çanakkale kitaplarından biri olan bu kitabındaki destanı geçtiğimiz günlerde yayınlanan “Çanakkale'de Şahlananlar” isimli kitabı ile sürdürüyor. “Destan Yazan Yiğitler ve Analar” alt başlığı ile yayınlanan kitap, halkın savaşa olan katıkısı, yaşanan sıkıntılar ve fedakarlıklar ile her biri ayrı bir bölüm ve ayrı bir hikaye oluşturacak şekilde hazırlanmış portrelerden oluşuyor.
Yeditepe Yayınları Çanakkale Savaşları'nın yüzüncü yıl dönümüne kadar elli Çanakkale kitabı yayınlamayı hedefliyor. Tarihe kutsayarak değil, herşeyi objektif olarak ele almayı hedefleyen yayınevinin bu ilkeli tavrını Çanakkale kitaplarında görmek mümkün. "Çanakkale Cephesinden Mektuplar Hatıralar" adlı kitap, Çanakkale Savaşlarının hem deniz hem de kara muharebelerine katılarak bu savaşlarda başka bir komutana nasip olmayan bir ayrıcalığa sahip olmuş bir asker olan Selahaddin Adil Paşa'nın hem Seddülbahir hem de Anafartalar cephesinde görüp yaşadıklarını anlattığı hatıralarını ve cepheden eşi Sîret Hanım'a yazdığı ve ilk defa yayınlanan mektupları içeriyor. Editörlüğünü Muzaffer Albayrak'ın yaptığı kitap, Paşa'nın, 18 Mart Deniz Zaferi'ne dair, 1920'de İstanbul'da kurmay subay adaylarına verdiği konferansla başlıyor.
Ahmet Cemalettin Saraçoğlu'nun hazırladığı "Düşman Geliyor Top Başına" ise tarihimizde bir milad olarak kabul edilen 18 Mart 1915 Çanakkale Deniz Zaferi'ni sebep ve sonuçlarıyla birlikte değerlendiriyor. Dr. Tuncay Yılmazer'in kaleme aldığı "Çanakkale Kara Muharebeleri", tarafların 8 ay boyunca savaşın tüm zorluklarıyla birlikte, tabiatın olumsuz şartlarıyla da nasıl mücadele ettiklerini çeşitli anekdotlarla aktarıyor. Kitabın ele aldığı en ilginç konulardan biri de bu günkü Modern İsrail Ordusu'nun temelini oluşturan "Sion Katırlı Birliği"ni anlatan bölümü. Dönemin önemli edebiyatçılarının yazıları, cepheden asker mektupları ve hatıralarının yanı sıra Mustafa Kemal'le yapılan bir röportajın da yer aldığı, "Yeni Mecmua Çanakkale Özel Sayısı" ve Osmanlı Devleti'nin girdiği son savaşta; en hayati ve kritik cephelerde ordu komutanlığı yapan Liman von Sanders'in savaştan sonra Almanya'ya dönerken Malta'da İngilizler tarafından savaş esiri olarak tutulduğu süre içerisinde yazdığı "Fünf Jahre Türkei" (Türkiye'de Beş Sene) de Yeditepe Yayınları tarafından yayınlandı. Osmanlı Genelkurmayı Askeri Tarih Encümeni tarafından tercüme edilen bu hatıratın, Türkiye'de 1921 yılında yayınlanan ve orjinalinden farklı olarak; Askeri Tarih Encümeni tarafından; Liman von Sanders'in gerçeği yansıtmadığını düşündüğü bazı yorumlarına dair açıklamalar eklenmiş basımı dikkate alınmış.
Çanakkale Savaşları deyince ilk akla gelen kitaplardan biri olan Mehmet Niyazi'nin Çanakkale Mahşeri'ni bu dosyada anmadan geçemeyiz. Savaşın romanı olan bu çalışma, sinematografik öğeler barındırıyor olması yönüyle önemli bir yapıt. 1999'da yayınlanan roman Türkiye Yazarlar Birliği ödülüne layık görülmüştü. Atılan ilk kurşunla başlayan bu roman cepheyi 'yaşamak' isteyenlerin mutlaka okuması gereken çok değerli bir çalışma.
Muştu Yayınları tarafından yayınlanan "Bir Hilal Uğruna" ve "Cephede Bayram" çocuklar için iki kitap halinde yayınlanmış bir Çanakkale tarihi çalışması. Arif Akpınar'ın kaleme aldığı, yaşanmış lirik kahramanlık hikâyeleri ile örülen kitaplarda savaşın acımasızlığı içinde bile insanlığını koruyabilen ve herkese insanlık dersi veren kahramanlarımız var. Seyit Onbaşı, Vanlı İsmail, Müstecap Onbaşı, Saka Mustafa, Şefika Hemşire gibi yaşadığımız toprakları bize emanet eden ruhları, çocuklarınız bilsin istiyorsanız bu kitaplardan faydalanabilirsiniz.
Tarihimizin, asaletimizin ve karakterimizin zaferi olan Çanakkale'yi anlatan bir diğer kitap Recep Şükrü Apuhan'ın “Çanakkale 1915-Ölüme Koşanlar" isimli kitabı. Vatanı korumak uğruna ölüme koşanların, Çanakkale'de 1915 yılında tarih yazan kahramanların öyküsünün anlatıldığı kitap, zafere giden günleri adeta saniye saniye aktarıyor. Dönem fotoğraflarıyla zenginleştirilmiş olan kitap, çok okunacak, çok konuşulacak.
İstanbul Üniversitesi öğretim üyelerinden Halil Ersin Avcı, Çanakkale'de destan yazan ruhu kitaplaştırdı. Metropol Yayınlarından çıkan ve editörlüğünü Muhanmer Bayram'ın yaptığı kitap, savaş ile ilgili pekçok detayı tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. Osmanlı'yı savaşa sürükleyen nedenler, savaşın gelişimi ve taktikleriyle ilgili grafikler, Genelkurmay arşivleri kaynaklı kayıpların bölük bölük sayıları, Çanakkale savaşı ve Türk askerleriyle ilgili yabancıların görüşleri, Çanakkale şehitliği ile ilgili rehber özelliği taşıyacak bilgiler kitapta bulabileceğiniz pekçok detaydan sadece birkaçı... Kitabın en çarpıcı yönlerinden biri de Çanakkale Savaşı Komutanı Mustafa Kemal'in gazeteci Ruşen Eşref Günaydın ile yaptığı röportajın orjinal metnini ve gazilerle yapılan diğer röportajları bünyesinde bulunduruyor olması. Çanakkale Şehitleri Tanıtım ve Araştırma Derneği'nin katkılarıyla kaleme alınan kitabın Halil Ersin Avcı tarafından yazılan önsözü, "Çanakkale Ruhu daima sizin ve milletimizin içinde yaşasın" cümlesiyle bitiyor.
Burhan Sayılır'ın kaleme aldığı Çanakkale Savaşları ve Savaş Alanları Rehberi, savaşın geçtiği yerlerin derli toplu bilgilerle gezilmesini sağlamak amacıyla hazırlanmış bir kitap. Bu çalışmada sadece anıt, mezarlık ve şehitliklerin tanıtılmasıyla kalınmayıp, yaşanan muharebeler, askerlerin beslenme, barınma ve sağlık gibi, içinde bulundukları koşullar konusunda da ziyaretçilerin bilgilendirilmesi hedeflenmiş. Rehber, bugüne kadar bu konuda yapılmış çalışmalar içinde Anadolu tarafından geniş çaplı bahseden ilk çalışma olması açısından önemli. Rehberde, bugün askeri bölge içinde kalan ve ziyareti mümkün olmayan, Nağra Tabyası, Köseburnu Şehitliği, Değirmenburnu Tabyası ve bugün artık tamamen yok olmuş Anadolu Mecidiye Tabyası'na yer verilmemiş.






