
19. yüzyılın köklü ailelerinden Sirozîlerin günümüze uzanan hikayesi şöhretli bir ailenin üyeleri üzerinden anlatılıyor. “Siroziler”in hikayesi Yeşilcam’a kadar uzanıyor.
Osmanlı Devleti için bir değişim ve dönüşüm dönemi olan 19. yüzyıldan günümüze uzanan bir ailenin hikayesini anlatan Şiroziler adlı kitap, Dr. Muharrem Varol tarafından kaleme alınmış. Sultan II. Mahmud ile başlayan merkezi yönetimi güçlendirme çabalarının devletin taşrada gücü elinde bulunduran ayanlarla yeri geldiğinde uzlaşma yeri geldiğinde de çatışma ile neticelenecek politikalar izlemesine neden olduğu süreçte merkezi yönetimin muhatap olduğu ayanlardan biri de Sirozi İsmail Bey’dir. Sirozi İsmail Bey ve soyundan gelenler, Osmanlı topraklarında varlığını hissettiren değişim rüzgarından etkilenir. Osmanlının son dönemlerinde ayanlıktan ilmiyeye evrilen Sirozi ailesinin öyküsü cumhuriyetle birlikte vatandaşlığa dönüşür.
SİROZ’UN ŞÖHRETLİ AYANLARI
Bugünkü Yunanistan sınırları içerisinde bulunan Siroz, beş asır Osmanlıların elinde kalmış ve Rumeli’de tipik bir Osmanlı kentine dönüşür. Bu şehrin en şöhretli ayanlardan biri olan Sirozî İsmail Bey, 1808’de ordusuyla Davud Paşa sahrasına gelmiş ve Sened-i İttifak metnine imza atmış bir isimdir. Aynı zamanda Sirozi İsmail Bey, adeta bir Osmanlı akıncı beyi gibi Ruslar, Avusturyalılar ve Sırplarla harbe tutuşmuş, askeriyle birlikte nice seferlere katılmış bir gazidir. Öyle ki I. Mahmud, kendisini Sadabad’da gördüğünde, “Bey ne güzel askerlerin var!” diyerek onu över.
Asilzâde yaşantısı ile dikkat çeken Sirozî İsmail Bey’in oğlu Yusuf Muhlis Paşa ise Tanzimat Fermanı okunduğunda İstanbul’dadır. Yusuf Muhlis Paşa ise divan şiiri yazan bir şair ve aynı zamanda dönemin etkin bir paşasıdır. Tepedelenli Olayı, Mora İsyanı ve Varna Kalesi kuşatmasında isminden söz edilen meşhurlardan biridir.
- Devletin merkezî otoritesinin arttığı ve yerel hanedanlıklarının gücünün azaldığı bir ortamda dahi bu aile kendi bölgelerinde etkinliğini devam ettirir. Hatta Sultan II. Abdülhamid’in devrilmesine yol açan II. Meşrutiyet’in ilanı için Yıldız Sarayı’na telgraf çekenler arasında Sirozîlerin torunları olan Müftüzâdeler de vardır. Bölgedeki İttihat ve Terakki oluşumu içerisinde güçlü bir damar olan Sirozîler ve Müftüzâdeler, Balkan Harbi sonrasında yurtlarını terk ederek payitahta göç ederler.
YEŞİLÇAM’DA SİROZÎ AİLESİ
Türk tiyatro ve sinemasının en maruf simalarında Metin Serezli ve Nevra Serezli, Sirozî ailesinin cumhuriyet dönemi kuşağı olarak Yeşilçam filmlerinde Türk seyircisinin hayranlığını kazanır. Metin Serezli’nin babası Esat Serezli, bir Osmanlı müderrisi ve muallimi olarak İttihat ve Terakki’nin ilmiye kanadının önemli isimlerden biridir. Esat Serezli ve kardeşi İsameddin Efendi, Bulgar ve Yunan işgallerinden sonra 1913’te elimizden çıkan Siroz’dan binlerce yazmayı ve matbu kitabı Süleymaniye Kütüphanesi’ne kazandıran iki kahramandır. Her ikisi de Osmanlı okullarında hocalık yaparak ilmiye reformuna destek olur. Siroz Müftüsü Fethullah Fehmi Efendi ve Siroz’un en büyük ailesi olan Sirozi İsmail Bey’in oğlu Yusuf Muhlis Paşa’nın torunu Zekiye Hanım ise bu iki kardeşin ebeveynleridir.
CON KEMAL VE MÜDİRE FAİKA HANIM
Ailenin tanınmış, şöhretli üyeleri yalnızca Serezli ailesi ile sınırlı değil. Metin Serezli’ye nazaran daha az tanınmakla beraber Siroz’un son müftüsü İbrahim İsameddin Efendi’nin çocukları, Kemal ve Faika Onan da döneminde etkin kişilerdir.
- Vatan Gazetesi’nde yazı işleri müdürlüğü yapan Kemal Onan’ın, Türkiye basın tarihinde özel bir yeri vardır. İlk defa gazetelerde müstakil bir spor sayfası oluşturarak spor muhabirliği yapan Onan, Fenerbahçe camiasında “Con Kemal” olarak bilinir.
Ailenin şöhretini sürdüren bir diğer isim Faika Hanım, Darülfünun Felsefe bölümünden mezun olarak İstanbul Kız Lisesi, Kandilli Kız Lisesi ve Erenköy Lisesi gibi köklü okullarda öğretmenlik ve müdirelik yapmış gedikli bir eğitimci. Erenköy Kız Lisesi’nde idareci iken okulda çıkan yangını anında haber alarak Fatih’teki evinden fırlayıp bir hafta içinde okulu tekrar işler hale getiren bir fedakar öğretmen olarak öğrencilerinin hafızasına yer edinir.
Osmanlı’dan Cumhuriyet’e
Dr. Muharrem Varol tarafından kaleme alınan bu çalışma, tamamen birincil kaynaklara dayanarak hazırlanmış. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e evrilen sosyo-politik ve kültürel süreçlerin içerisinde aktif olan bu yerel hanedanlığa dair çok yeni ve orijinal bilgiler sunan eser, Osmanlı tarihine bir de aile ve soy ilişkileri çerçevesinden bakılmasının ne derece önemli olduğunu vurgulamaktadır. Siroziler, Türk modernleşmesinin tetiklediği değişim ve dönüşümü bir aile tarihi üzerinden anlatıyor. Süreklilik ve kırılma noktaları üzerinden yürüyen bir anlatıma sahip olan kitap, görsel malzemeleri ile de göz dolduruyor.












