Pazar günü aslında komik biri gibi

Merve Akbaş
04:009/04/2023, Pazar
G: 9/04/2023, Pazar
Yeni Şafak
Olcay Aydemir.
Olcay Aydemir.

Pazar günleri camları buharlanmış, sobaların yandığı, çizgili pijamalı babaların yaşadığı bir ev olabilir mi sizce? Mimar ve restorasyon uzmanı olan Olcay Aydemir pazarları sevenlerden. Ona göre bugün hayli neşeli, dinamik, komik biri olabilir.

Tüm hafta yorulduktan, hayatın peşinden koştuktan sonra pazar günleri bir ödül gibi yanımıza yavaş yavaş yaklaşır. Pazartesi ondan uzaktır. Salı ve çarşamba girdabın ortası gibidir. Perşembe ve cuma ise “Kara göründü” deriz. Cumartesi heyecanla geçer ve pazara kavuşuruz. Altı gün boyunca beklenen bu dinlenme günü sadece kendine benzer. Bir salıyı çarşambayla karıştırabilirsiniz ancak pazar günlerini başka bir günle karıştırmanız mümkün değildir. Tezer Özlü, Çocukluğumun Soğuk Geceleri isimli kitabında şöyle anıyor bu günü: “Pazar günleri... şimdilerde... sokak aralarından geçerken... gözüme pijamalı aile babaları ilişirse, kışın, yağmurlu gri günlerde tüten soba bacalarına ilişirse gözlerim... evlerin pencere camları buharlaşmışsa... odaların içine asılmış çamaşır görürsem... bulutlar ıslak kiremitlere yakınsa, yağmur çiseliyorsa, radyolardan naklen futbol maçları yayımlanıyorsa, tartışan insanların sesleri sokaklara dek yansıyorsa…”

AİLECE KAHVALTI RUTİNİ

Özlü’nün anlattıkları hepimizin zihindeki rutin ve eski pazarlara dair bir aktarım olabilir. Sabahlarının sakinlik, akşamlarının telaş ile geçtiği pazarın seveni de bol sevmeyeni de. Hatta yoğun duygular beslediğimiz nadir günlerden olduğunu bile söyleyebiliriz, neden olmasın! Mimar ve restorasyon uzmanı olan Olcay Aydemir pazarları sevenlerden. “Pazarları ailece kahvaltı yapılan tek günümüz” diyor Aydemir o güne dair rutinlerini anlatırken ve ekliyor: “Bizim için ailece hazırlık yapmak keyifli bir rutin. Kahvaltı sonrası erkenden İstanbul uyanmadan market alışverişlerini yapıp, Ataköy’ün yemyeşil yürüyüş parkurunda yürüyüş yapmak, öğleden sonra oturup film vb. izlemek, kitap, dergi okumak klasik pazar günümüz.”

YÜRÜYÜŞLER HUZUR VERİYOR

Herhalde pazarları sevmeyenlerin ortak kanaatlerinden biri de bu günün sıkıcı ve sıkıntılı bulmalarıdır. Bu nedenle onu seven biri olarak Aydemir’e “Pazarları sıkıntı olmaktan kurtarmak için öneriniz nedir?” diye soruyoruz. O da kendi yaşamından örneklerle önerilerde bulunuyor: “Ev ile ilgilenmek ve yürüyüşler huzur veriyor.” Aydemir, yoğun çalıştığı için pazar günlerinin kendisi için mücevher değerinde olduğunu vurguluyor. O pazarları komedi filmleri izlemekten hoşlanıyor: “Hayat yeteri kadar yorucu, dolayısıyla komedi filmleri beni çok rahatlatıyor.”

PAZAR ARKADAŞLARI

Sohbetimize, pazar günü okunacak kitaplarınız var mıdır, diye sorarak devam ediyoruz. Uzun soluklu, sürekli kitaplar okumaya vakti olmadığını, çokça dergi karıştırdığını vurgulasa da başucundaki kitapları sakince, yavaş yavaş sindire sindire okuduğuna dikkat çekiyor. Mesleki konulardaki kitaplarını da konunun durumuna göre pazar günleri açıp okuduğunu söylüyor. Özellikle pazarları görmek istediği arkadaşları olup olmadığını sorduğumuzda ise, “Olmaz mı, eğer cesaret edip evden çıkmaya (yani 5 km çapımızın dışına) karar verdiysem Emine’ye gitmeyi seviyorum. Bir de arkadaş gruplarımızla zaman zaman İstanbul’u geziyoruz” diyor.

Aydemir’in pazar günleri için favori mekânı ise evi. Onun geçirdiği en güzel pazar evlendiği gün, En kötüsü ise 1999’da yaşadığımız 17 Ağustos Depremi’nden önceki 15 Ağustos imiş. O zamanı anlatırken, “Hiç bu kadar huzursuz bir gün hatırlamıyorum” diyor. Pazar günleri işi gereği bazen çalışıyor. Ama diyor; “İşim çok keyifli olduğu için görev gibi değil, sıkıcı olmuyor, o da mutlu bir hal alıyor.” Son olarak yine “Pazar günü bir insan olacak olsa nasıl birisi olurdu?” diye soruyoruz. Öyle sanıyorum ki kendisinin cevabına tüm pazar sevenler katılacaktır: “Enerji dolu, neşeli komik biri olurdu her halde. Pazar dinamik bir gün bence.”


#Pazar
#Aile Kahvaltısı
#Olcay Aydemir