Hayat Sağ ayağımı attım 30 bin kazandım

Sağ ayağımı attım 30 bin kazandım

Türkiye’nin en yaşlı Youtube fenomeni, Darülaceze sakini Süslü Füsun geçtiğimiz hafta katıldığı bir yarışma programında kazandığı ödülü Sosyal Hizmet Şehri projesine bağışladı. Darülaceze’de hayatını yeniden bulduğunu söyleyen Füsun Teyze, “Sağ ayağımı atarak içeri girdim. 30 bin lira kazandım. Kazanınca da seve seve bağış yaptım” diyor.

Merve Akbaş Yeni Şafak
Füsun Kaslak nam-ı diğer Süslü Füsun
Füsun Kaslak nam-ı diğer Süslü Füsun

Türkiye’nin en yaşlı Youtube fenomeni, Süslü Füsun olarak da bilinen Füsun Kaslak, geçtiğimiz günlerde Kim Milyoner Olmak İster? isimli yarışmaya katıldı. Aynı zamanda Darülaceze sakini de olan Kaslak, yarışmadan kazandığı 30 bin liralık ödülü ise Darülaceze’nin Sosyal Hizmet Şehri isimli projesine bağışladı. Füsun Teyze’yi Darülaceze’de ziyaret ettik. Kurumun onlar yıllık ağaçlarının gölgesi altında çok keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Hem yarışmayı, hem Darülaceze’deki yaşamı, hem de hayatını anlattı. Süslü Füsun Teyzemizin gençlere bir mesajı da var: “ Dünüm bugünümden güzel değil. Siz de önünüze bakın, hayatınızı yaşayın”

Yarışmaya katılmak nereden aklınıza geldi?

Ben haber izlemiyorum. Gazete okumuyorum. Daha ziyade magazin haberlerini takip ediyorum. Televizyonda izlediğim programlardan biri de bu yarışmaydı. Murat Yıldırım’ı da hayranlıkla izlediğim için aklıma geldi.Buradaki arkadaşlar da yardımcı oldu. Birlikte form doldurduk. Ama yapabilir miyim, bilemedim. Çok heyecanlandım.

Ama çok da güzel geçti yarışma. Yüksek sayılacak bir miktar ödül kazandınız...

Öyle ama benim tahsilim diğer insanlara göre düşük. İlkokul mezunuyum. Orada bekleme odasında insanlara soruyordum. Herkes üniveriste mezunuyum diyor. Ama “bak görürsün sen bizden fazla kazanacaksın” dediler. Gerçekten öyle oldu. Beni çağırdıklarında ‘Eyvah’ dedim, sağ ayağımı atarak, ‘Bismillah’ deyip içeri girdim. Ne dediğimin bile farkında değildim. Kazanınca da seve seve bağış yaptım. Yeni yerimiz yapılıyor. Darülaceze ölürken beni yaşattı. Ben de yeni yapılacak projeye ufak bir katkım olsun diye bu bağışı aklıma koymuştum ve gerçekleştirdim. Çok iyi oldu. Çok mutlu oldum. Yine böyle bir şey olsa yine bağış yaparım.

REKLAM

Darülaceze’ye yolunuz ne zaman düştü?

20 yıl önce. 1999’dan beri burada yaşıyorum. Burada olduğum için de çok mutluyum. Burada yeniden hayatı keşfettim. Burada biz büyük bir aileyiz. Burayı bilmeyen sevmez. Ama bilmedikleri için... Burada yediğimiz önümüzde, yemediğimiz arkamızda. Herkes bize destek çıkıyor.

Peki buraya gelmeden önce yalnız başınıza mı yaşıyordunuz?

Annem ve babamla yaşıyordum. Onlar vefat edince amcamın evinde kaldım. Ancak orada güçten düştüm. Buraya geldiğimde ölü gibiydim. Zaten buradakiler de “bu kadın ölecek” demişler. Kansızlıktan vücudum perişan haldeydi. Bir ay boyunca yattım. Kan verdiler. Sonra da hep kan arttırıcı ilaçlar aldım. Nasıl zayıftım! Şimdi dünyaya döndüm. Dünya neymiş gördüm. Bir laf var güzel kızım, sev seni seveni hak ile yeksan olsa, sevme seni sevmeyeni Mısır’a sultan olsa. Hayat da böyle işte.

ÜÇ ARKADAŞ KOLKOLA

İlkokulu nerede okudunuz?

Ben doğma büyüme Kasımpaşalıyım. İlkokulu da orada okudum. Piri Reis İlkokulu’ndaydım. Sonra Dikiş-nakış enstitüsüne gittim. Neler öğrendik orada neler. Üç arkadaş kolkola girer giderdik. Şimdi ki aklım olsa okurdum. Kültürümü arttırırdım.

Gidiyor musunuz Kasımpaşa’ya, çocukluğunuzdan sonra değişmiş mi?

Hem de nasıl değişmiş. Çok! Tanıyamıyorum. Benim tanıdığım her yer artık farklı. Tarihi Kasımpaşa fırını vardı. Askeri kışlanın karşısında. Susamlı galetesi, kurabiyesi meşhurdur. Nasıl severdim. Biz iki katlı ahşap bir evde otururduk. Babam çok disiplinli bir adamdı. Bir süre İstanbul Spor’da futbol oynamış. Adı Rüştü Kaslak’tı. Çok güzel bir hayat yaşattı bize. Bir tek erkek kardeşim vardı sadece. Onun da denizci olmasını istemişlerdi. Ama insan evlatlarını kendi istediği gibi yönetemiyor. Herkes kendi yoluna gidiyor.

REKLAM

O ZAMAN DA SÜSLÜYDÜM

O zaman da ‘süslü’ müydünüz?

O zaman da süslüydüm. Babam cep harçlığı verirdi. Hemen Beyoğlu’na çıkardım. Bir berberde kahkül kestirirdim. Sonra takı alırdım. Siyah taşlılar, beyaz taşlılar... Doldururdum çantamı. Eve dönünce babam, “kızım ne yaptın bakalım harçlığı” derdi. Ben de babacım bak kahkül kestirdim. “Ee çantanda yok mu bir şeyler?” dediğinde, “hanımların çantası karıştırılmaz baba, süsüme püsüme karışma” derdim.

Kızar mıydı?

Tatlı bir kızma.

Ne işle meşguldü?

Babam, Allah rahmet eylesin, çok iyi bir beyefendiydi. Arnavut kökenliydi. Kalp büyümesi olunca futbolu bırakmış. Camialtı tersanesinde baş kontrolcüydü. Annemin babası olan dedem Çerkes kökenli. Ama ikisi de İstanbullu. Dedem Nuri Uzdeniz kıdemli bir asker, bir denizciydi. Soyadını uzak denizlere gittiği için böyle koymuşlar.

SEVMEYİNCE KUSURLARI GÖRÜYORSUN

Siz hiç evlendiniz mi?

Genç yaşta bir evlilik geçti başımdan. 19 muydum, 20 miydim hatırlamıyorum. Ama yürütemedim. Çok kısa sürdü, iki ay kadar. İnsan sevmeyince kusurları görüyor. Severek evlenenler birbirinin kusurlarını görmüyor.

Darülaceze’de gününüz nasıl geçiyor?

Ben gözümü burada açtım. Her anımız çok güzel burada. Sabah 7’de kalkarım. Heman kahvaltıya inerim. Ama bakımlı bir biçimde. Karşımda oturan insanın içini açmalıyım. Yüzümü yıkar, hafif bir makyaj yaparım. Çok az da parfüm sıkarım. Zaten allı-pullu şeyler demek, Füsun demek. İnsan böyle karşısındakine neşe verince mutlu olur. Sonra odama çıkarım. Kantinimizden çay alırım termosumla. Televizyon izlemeyi seviyorum. İnsana sus dersin susmaz. Televizyona sus diyorsun susuyor. Burası zaten bir cennet gibi. Bakın her yer çiçek. Ben hiç Gülhane Parkı’na gidememiştim. Ama Hamza Cebeci müdürümüz burayı Gülhane’den bile güzel hale getirdi. Hayattan daha ne isterim ki!

REKLAM

HALA PRENSES RUHLUYUM

Hayatınızda buraya yerleştikten sonra neler değişti?

Burası Füsun’u Füsun yaptı. Annem çok konuşkan bir kadındı. Ben de bir o kadar suskundum. Komşularımız, yoksa bu kız senin evlatlığın mı derdi. O kadar farklıydık. Ama bir de şimdi bana bak. Çok konuşkanım, mutluyum, neşeliyim. Hayatım değişti. Buraya yolum düşmeden önceki hayatım başka, şimdiki hayatım bambaşka. Ama babamın evinde de prenses ruhluydum, burada devam ediyor prenses ruhum.

Gençlere bir tavsiyeniz var mı?

Dünüm bugünümden güzel değil. Siz de önünüze bakın, hayatınızı yaşayın.

Süslü Füsun ve Yeni Şafak muhabiri Merve Akbaş
  • Alanında bir numara
  • Füsun Teyze’nin ve diğer Darülaceze sakinlerinin muhabbetle adını andığı Darülaceze Başkanı Hamza Cebeci de Darülaceze’de yaşamını sürdüren bir sakinin bir yarışma programına katılarak, ödülünü proje için bağışlamasının çok değerli ve güzel bir şey olduğunu söylüyor. Füsun Kaslak’ın bağış yaptığı “Sosyal Hizmet Şehri” projesini hem Avrupa hem de Anadolu Yakası’nda hayata geçireleceğini söyleyen Cebeci projeyi şöyle anlatıyor: “Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, 3-4 yıl önce 2 tane ‘Sosyal Hizmet Şehri’ projesinin yapılması, arsalarının da devlet arazisi ve 300 dönümden aşağı olmaması talimatında bulundu. Avrupa Yakası’nda Arnavutköy Yassıören’de bulunan yeni yerimizin bütün işlemleri tamamlandı. Sosyal hizmet şehri, 150 bin metrekare üzerine kurulacak ve bin 500 kişi kapasiteli olacak. Önümüzdeki aylarda bunun temelini atacağız. Dünyada kendi alanında bir numara olacak. Sadece Türkiye’ye değil, tüm insanlığa ücretsiz hizmet verecek.” Türkiye’nin yaşlılara sahip çıkma konusunda dünyanın takip ettiği ülkelerden biri olması gerektiğinin altını çizen Cebeci, Darülaceze’nin “Yüksek İnsani Değerler” ödülünü layık görülen 4 kurumdan biri olduğunu da söylüyor.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.