Hayykitap, Herkes İçin Tasavvuf serisi ile, yoğun iletişim bombardımanının altında ezilen bireyi, ihtiyaç duyduğu manevi yol göstericiye ulaştırıyor. Üstelik HİT kitaplar, manevi yolculukta epey yol kat etmişlere 'ağır' gelen eserleri okuyamayan yeni tasavvuf okuyucusuna hitap ediyor
Herkes İçin Tasavvuf (HİT) serisi, beş yıldır Hayykitap tarafından yayınlanıyor. Yüzyılın başdöndüren hızdaki hayatında, mutsuzlaşan bireye bir çıkış yolu göstermek amacıyla yola çıkan yayınevi, İmam Gazali, İbn Arabi, Hz. Ali, Tirmizi, Abdülkâdir Geylânî gibi mutasavvıfların kitaplarından seçmeleri küçük kitapçıklar halinde yayınlıyor. Tabii önlerine çıkan engellere rağmen. Hayykitap'ın Genel Yayın Yönetmeni Rauf Baysal ile hem bu engelleri hem de tasavvuf yayıncılığı merkezinde yakın dönem planlarını konuştuk.
Hayatı anlamamız kasıtlı olarak zorlaştırıldı. Yüzlerce yıldır hayatın hakiki anlamını açıklayan kitaplar artık pek okunmuyor. Sanıyoruz ki hayat çok karmaşık ve biz ne kadar çabalarsak çabalayalım bu işin içinden çıkamayız. Oysa yıllarca önce bu anlamlar aynıydı bugün de aynı. Teknoloji sadece hızımızı arttırmakla kalmadı, kâinatın ve vücudumuzun bütünlüğünü de parçaladı. Bugün mutlu olabilmemiz için kendi hayatımızı yeniden bütünlememiz, tevhid anlayışının yapı taşları olan anlamları temizlememiz gerekiyor.
İnsanlar sürekli tüketerek ve sadece dünyevi ihtiyaçlarının tatminine odaklanarak mutlu olamayacaklarını anladılar. Günümüzde hız ve baş döndüren teknoloji “hayatı kolaylaştırıyor” gibi görünse de, yalnızlık ve mutsuzluğa çözüm olamıyor. Hep eksik kalan bir şeyler oluyor. Maddi yaşamın ağırlığı insanın manevi ihtiyaçlarını da artırıyor. Soğuk çalışma hayatının, sevgiden uzak ilişkilerin ve yoğun iletişim bombardımanının altında ezilen birey, hayatına 'anlam' katmak için manevi bir yol göstericiye ihtiyaç duyuyor. Kitapların da bu noktada hayati bir işlevi var. Hayykitap olarak bu hayati işlevi yerine getirmek, insanları 'diriltmek' için yola çıktık.
Ancak konu kitap olunca, gördük ki manevi dünyasını zenginleştirmek ve tasavvufa adım atmak isteyenler hep engellerle karşılaşmış ve karşılaşmaya devam ediyor.
İlk engel, var olan eserlerin dillerinin ve muhteviyatının ağırlığı… Yeni tasavvuf okuyucusu, daha çok işin içinde olan uzmanlara ve manevi yolculukta epey yol kat etmişlere hitap eden 'ağır' eserler altında eziliyor; bir iki sayfa okuduktan sonra ilgisini kaybediyor. Böylece önemli eserler halka yayılamıyor, kısıtlı bir kitlenin tekelinde kalıyor.
İkinci engel ya da tuzak sahte tasavvuf kitapları. Manevi alanda yol almayı Ferrari satmaya eşitleyen bu tip popüler kitaplar, özümüzle alakası olmayan 'new age' kavram ve öğretileri temel alıyor. Kabala, reiki, transandantal meditasyon gibi 'kod'larla yazılan bu kitapların (dolayısıyla bu kodları taşıyan öğretilerin) en büyük riski ise arayış içinde olan okuyucuyu yanlış 'adres'lere yönlendirmesi.
Üçüncü engel ise 'tasavvuf mühendisliği'. Yani o halin içinde olmayıp, içindeymiş gibi yapanların; tasavvufu bir garnitür gibi kullananların eserleri. Kurguya, mühendisliğe, tekniğe önem veren, 'nasıl daha ilginç olur' sorusunu ön plana olan eserler okuyucuyu hakikatin kendisi ile baş başa bırakmak yerine türevlerle, ikinci el yansımalarla oyalıyor. Cevheri değil, onun basitleştirilmiş, ticarileştirilmiş halini servis ediyor.
Hayykitap'ın 'Herkes İçin Tasavvuf' serisi işte bu 3 engeli kaldırma iddiasıyla projelendirildi. Amacımız, bu topraklardan çıkan en önemli felsefi birikimi paylaşmak, hakikatin peşindeki insanların yazdığı 'hakiki eserler'in okunmasını yaygınlaştırmak.
İyinin her zaman alıcısı oluyor. Okuyucu teveccüh gösterdi, farkımızı anladı. Butik ve genç bir yayınevi olmamıza rağmen serinin birçok kitabı 2'inci, 3'üncü baskıları yaptı. Hedefimize ulaştık mı? Gönül ister ki bu güzel kitapları onbinler okusun, 20, 30 baskı yapsın. Ama okuyucu nezdinde bir farkındalık yarattığımızı, HİT'in bilinçli bir şekilde talep edilen, güvenilen bir marka olduğunu söyleyebilirim.
HİT dışında 'Gizli Hazinenin Keşfi' adında bir tasavvuf serimiz daha var. Bu serinin son üç kitabı Hayati Sır imzasıyla yayınlanan 'Hayati Sır' , 'CERN Kabala Deccal ve Mehdi' ve 'İyiliğin Kılıcı'… Bu kitaplar da okuyucularımızdan yoğun ilgi gördü. Tasavvufla bugünü irtibatlandıran, insanları şeytanın 'en güncel' tuzaklarına karşı uyaran, sırları 'bir' 'bir' açıklayan, perdeleri 'bir' 'bir' kaldıran Hayati Sır'ın kullandığı 'yeni dil' de, bu kitapları 'rakipsiz' bir kulvara oturttu.
İnsan tarih boyunca sürekli bir arayış içindedir. Hele bugün! Şeytan tüm medya üzerinden eşikaltlarımıza yönelik bir iletişim bombardımanına maruz bırakmışken hepimizi. Kendimizi hiçbir çağda bu kadar çaresiz hissetmedik. Ancak medyatik bir 'sürü' olunca rahatlayabileceğimizi söylüyorlar bize. Bu gizli mesajlara direnip hâlâ 'insan' kalabilmeyi becerebilmiş olanlar da hayırlı bir arayış içinde işte!
Ve şeytan bu insanları da şimdi tersyüz etmeye çalışıyor. Yapay tatlandırıcılar gibi yapay dinlerle elbette…
Hayykitap şeytanın bu tehlikeli oyunlarını bozmak için çıktı yola. Hayrı ve barışı dünyanın her yanına yayabilmek için.
Kur'an kaynaklı tasavvufu herkes anlayabilir. Kalbini 'temiz' tutmaya çalışan herkes elbette! Kur'an nasıl tüm insanlara gelmişse, manevi yolculuk da epey yol kat etmişlere. Tasavvufun sadece 'havas' olanlara açılacağı bilgisi ise tuzak bir ifadedir!
İşte bir önceki sorunuzun cevabını bu soruda siz verdiniz! Ama küçük bir yanılgı ile birlikte. Anlaşılır olmak çabası nasıl 'poplaşma' olarak değerlendirilebilir. Hayat aslında çok sade ve basittir. Sözü karmaşık hale getirmek biraz da şeytanın işidir!
Kalbin içi samimi olduktan sonra dışınızdan gelen eleştirilere pek kulak vermiyorsunuz işin doğrusu!
Biraz önce söylediğimiz gibi 'gerçek tasavvuf' Kur'an kaynaklı tasavvuftur. İman etmemiş bir yazarın tasavvuf yolculuğu bizi pek ilgilendirmiyor. Aslında okuyucuyu da ilgilendirmemesi gerekiyor. Onların 'the secret' dediği 'şey' şeytana tapmaya kadar götürebilir sizi!
Hayykitap bu konuda Türk Diyanet Vakfı'na bağlı İSAM'dan Ömer Türker ve Ekrem Demirli gibi akademisyenlerden danışmanlık alıyor. Titiz Türkçeleştirmenin ardından ince bir editörlük çalışmasıyla bu topraklardaki gizli cevher okumaya hazır hale getiriliyor. Sade bir dili ve okumayı kolaylaştıran rahat bir görsel tasarımı tercih ediyoruz. Bu tanımıyla Hayykitap'ın yayımladığı tasavvuf kitapları, geleneksel olarak din ve tasavvufla haşır neşir bir ailede büyümüş, Kur'an'ı Kerim'le genç yaşlarda tanışmış 'dindar' okuyucunun yanı sıra, seküler olarak yetiştirilmiş ama gün gelip hayatın, varlığın anlamını sorgulamaya başlayan, içindeki manevi boşluğun farkına varan ve tasavvufla tanışmak isteyen 'geniş kitleler' için de ideal.
'Çeviri' sözünü biz pek doğru bulmuyoruz. Kur'an dilini bilen samimi kulların, hayatı 'bir' anlama gayesi olarak değerlendirebiliriz bu çabaları. Çünkü hepimizin aslında tek 'bir' anadili var!
Ama bugün için, şeytanın ileri teknoloji üzerinden insanı yakıp yıkma faaliyetlerini “yeni 'bir' dille” okuyucuya anlatma çabası içinde olan yazarlarımız var elbette. Sizin bahsettiğiniz bu 'idrak' sanıyoruz Hayati Sır'ın kitaplarını 'oku'yabilen her insanda artabiliyor.






