Bilim kurgu filmi 'Avatar', kırdığı hasılat rekoru kadar verdiği mesajlarla da konuşuluyor. ABD'nin Hollywood aracılığı ile günah çıkarma çabası olarak değerlendirilen film, 'Mağdur toplumu ancak beyaz adam kurtarır' mesajı veriyor
Yönetmenliğini James Cameron'un yaptığı bilim kurgu filmi 'Avatar', 17 günde, 1 milyar dolardan fazla gişe hasılatı elde etti. James Cameron'ın masalsı anlatımı ve teknolojinin son nimetleriyle beyaz perdede nelerin yapılabileceğini gösteren 'Avatar', bilim-kurgu sinemasına yeni bir soluk getirirken, eleştiri oklarının da hedefi oldu.
Eleştirilerin başında, ABD'nin yine Hollywood aracılığı ile günah çıkrama çabasının filmde işlenmiş olması geliyor. İşgale karşı mücadele eden toplumların ancak Tanrı'nın yardımı ve dua ile kurtulabileceği vurgulanırken, ABD'nin Irak işgali gibi dünya çapındaki katliamlarından kendini aklama çabası Avatar'da kendini hissettiriyor. İşgal edilen gezenin yerli halkına 'Na'vi'lere yardım eden 'Beyaz Batılı Hıristiyan adam' 'Tanrı'ya dua ettikten sonra işgale karşı savaş açıyor. Tanrı'dan gelen yardımla işgale son veren kahraman aracılığı ile 'Tanrı ve beyaz adam olmadan kurtulamazsınız' mesajı izleyicinin zihnine işleniyor.
Avatar'da din, iman, dua, tanrı gibi mistik öğelerin kullanılış biçimide eleştiri alıyor. Araştırmacı yazar Enver Gülşen Hollywood sinemasınının, mistik öğeleri bir pazarlama stratejisi olarak hep kullandığını belirterek “Ama bunların tasavvufla da, hakiki mistik geleneklerle de çok ilgisi olduğunu düşünmüyorum. Filmdeki dua sahneleri bana duadan çok pagan ayinlerini çağrıştırdı. Mistik gelenekleri bozarak kullanıma sürdüğü için, Doğu mistik gelenekleri, Hollywood sinemasında bir tür paganizm olarak yansıyor diyor.
Sinema eleştirmeni Alin Taşçıyan ise Avatar'da tasavvuftaki Vahdet-i Vücut'tan çok panteizm inancının işlendiğini söylüyor. Taşçıyan “Tanrı'nın her şeyin içinde olduğunu değil doğadaki her şeyin Tanrı olduğunu düşünüyor Na'vi halkı. Her varlığın ruhu olduğuna ve bu ruhun ağaçlarda toplandığına (Şamanizm) inanıyor. Din değil iman ağırlıklı bir film” diyor.
Sinema eleştirmeni Elif Tunca da Avatar'da Şaman kültürünün özelliklerine vurgu yapıldığına dikkat çekiyor. Çok klasik bir 'batılı adam' hissiyatının filmde işlendiğini söyleyen Tunca, Ekolojik dengenin bozulmasından mütevellit bir 'doğayla yekvücut olma' da söz konusu. Bugün Mevlevilik ciddi anlamda bir global trend olsa Hollywood bunu kaçırmayacaktır. Uzağa gitmeye gerek yok. İranlı yönetmen Mecid Mecidi'nin ve kendisinin de beğendiğini söylediği Semih Kaplanoğlu'nun işlerini dikkatle takip etsek Avatar'dakinden çok daha fazla hem de samimi şeyler buluruz” diyor.






