İHL Sözlük kurucu ekibiyle kardeşçe bir buluşma

Ali Murat Güven
00:006/09/2009, Pazar
G: 6/09/2009, Pazar
Yeni Şafak
İHL Sözlük kurucu ekibiyle kardeşçe bir buluşma
İHL Sözlük kurucu ekibiyle kardeşçe bir buluşma

Bu yılın ilkbaharında yayın hayatına başlamasıyla birlikte önce muhafazakâr kesimde, ardından da medyanın genelinde yoğun bir ilgiyle karşılanan İHL Sözlük'ün dört kurucu üyesi, geçtiğimiz haftanın ortalarında fakirhaneme bir nezaket ziyareti gerçekleştirerek beni onurlandırdılar. Sanal âlemde gerçek isimlerinden ziyade müstear isimleriyle tanınan genç dostlarım 'İmhotep', 'Süleyman Demirel', 'Seyyar Gazalî' ve 'Meçhul X', bu ziyaretlerinde İHL Sözlük serüveninin arka planında yaşananlara ilişkin öyle şeyler anlattılar ki resmen dudağım uçukladı.

Türkiye Müslümanları'nın 2000'li yıllar boyunca medya alanında ortaya koydukları en stratejik projelerden biri olan “İHL Sözlük”, çok kısa bir süre önce (7 Nisan 2009) yayın hayatına başlamasına karşın, yoluna büyük bir başarı ve kararlılıkla devam ediyor. Halen dünyanın en çok ziyaret edilen ilk 1000 sitesi arasında yer alan bu oluşum, kendi kulvarında da Ekşi Sözlük ve Uludağ Sözlük ile birlikte (girilen tanım sayısı itibarıyla) şimdiden ilk üçe yerleşmiş durumda…


Sitenin kurucuları ise henüz 20'li yaşlarını idrak eden gencecik dört adam… Daha önce Ekşi Sözlük'ün çatısı altında yazarlık yapıp oraların “zenci”si olmanın acı lezzetini tadan bu yiğitler, benim bu konuda vaktiyle ortalığı epeyce bir çalkalandıran mâlûm köşe yazımdan sonra (“Ekşi Sözlük'ü jakobenizmin vicdanına bırakmamalıyız” / 10 Kasım 2007) Tarık bin Ziyad misali gemileri yakıp sıfırdan bir sözlük kurmaya girişmişler. İşte, geçtiğimiz haftanın ortalarında evime yaptıkları toplu ziyaret de bu olaya yönelik bir vefâ tezahüründen kaynaklanıyor. Daha önce hiç karşılaşma fırsatı bulamadığım bu genç kardeşlerimin “Sizinle tanışıp hâlleşmek istiyoruz” şeklindeki sürpriz telefonları üzerine, meslekten eski dostlarım Şükrü Kanber, Ömer Çakkal, İslâm Arslan ve kısa film dünyamızın yükselen yıldızı Muhammed Yasir Düzcan'ın da mekânda bulunduğu bir sırada “Hemen atlayın gelin, ekip tamam olsun” dedim. Onlar da sağ olsunlar kısa sürede geldiler ve bu zımba gibi gönüldaş topluluğuyla güncel meselelerimiz üzerine tadına doyulmaz bir beyin fırtınası gerçekleştirdik.


Sözlük yöneticisi arkadaşlarımın büyük bir üzüntü ve zaman zaman da kızgınlık içinde anlattıkları olaylar sonrasında heybemde o kadar çok malzeme birikti ki Ahmet Arsan adlı sanal karakter bunları ele geçirse Ertuğrul Özkök'ün kendisine tahsis ettiği köşede en az iki yıl rahatça geçinip gider. Ancak bendeniz bir Ahmet Arsan olmadığımdan dolayı, duyduklarımı özenle paketleyip rafa kaldırmayı tercih ediyorum. Yalnız, şunu da söylemeden geçemeyeceğim: Câmiamızın yıllar yılı bir türlü sevemediğim bazı simâlarına kanımın neden kaynamadığını şimdi çok daha iyi anlamış oldum. Belli ki Yüce Allah, ciğeri beş para etmez bazı maket tiplerle ilgili uyarı sinyallerini kalbimize önceden gönderiyor. Hele de kimilerince haddinden hızlı parlatılmaya çalışılan taze bir sinemacının sözlükte müstear bir ismin ardında kopardığı rezillikleri öğrenmek, onun hakkındaki olumsuz sezgilerimi iyiden iyiye doğrulamış oldu.


Neyse, bunlar fazlasıyla ince konular… Daha fazla derinlere inmek Sözlük yönetimine zarar verebilir. Nasıl olsa İslâmî câmiada çeyrek yüzyıl boyunca yaşadığımız acı-tatlı serüvenlerin hepsini yakın bir gelecekte aslanlar gibi kitaplaştıracağız; kalan bilgiler de -dindar gençleri, az pahaya harcanmamaları için ağabeyce uyarıp uyandıracak olan bu kitapta- nasıl olsa yerlerini bulurlar.

İHL Sözlük ekibiyle görüşmemde gündeme gelen en büyük bombayı ise haberin sonuna sakladım. Siteyi yöneten arkadaşlar, halen 3 bini “üstad” (yazar), 2 bin 500'ü de “talebe” (yazar adayı) olmak üzere 5500 dolayında üyesi bulunan İHL Sözlük'ün Ramazan ayı boyunca yeni yazar alımı yapacağını açıkladılar. Ki bu da sırada bekleyen binlerce kişiyle birlikte daha nice yetenekli kalemin aynı saflara katılması anlamına geliyor.


O yüzden, bir nedenle henüz İHL Sözlük'ten haberi olmayan ya da haberi olup da “Aman boşver, bana hayatta sıra gelmez” diyenler bir an önce gerekli başvuruları yapsınlar. Yazar alımı Ramazan'ın ilk gününden bayrama kadar sürecekmiş. Teknik olarak benzer formatta, ancak hayata bakış itibarıyla bambaşka dünyalarda gezinen sitelerde sığıntı muamelesi görme dönemini artık kesin olarak bitirmek gerekiyor. Safları sıklaştırın ve bütünüyle kendinize ait, yönetimi sağlam karakterli adamların ellerindeki bu gibi platformlarda sesini duyurun. Türkiye'deki İHL mezunu ya da mensuplarının sayısına baktığımızda, bu organizasyonun önümüzdeki sonbaharda minimum 10 bin yazara ulaşması işten bile değil. Aynı şekilde, günlük tıklanma rekorunun ele geçirilmesi de reklâm gelirlerinin artmasına vesile olacak. Siteyi kurup bugünlere taşıyan dört kardeşimiz de orta hâlli bir hayat süren insanlar ve böylesine geniş kapsamlı bir internet altyapısının masraflarını sonsuza kadar tek başlarına karşılayabilecek kudrette değiller. Onlara uzun süre ekranda kalan kurumsal reklâmların yanı sıra, Ekşi Sözlük gibi benzerlerinde olmayan farklı bir şeyi, “günü birlik” ve “kişisel” reklâm almalarını önerdim. Sözgelimi, bir üniversite öğrencisinin dahi çok fazla zorlanmadan karşılayabileceği tarifelerle 24 saat boyunca açılış sayfasını kaplayan bayram, kandil, doğum günü, evlilik yıldönümü kutlamaları, hattâ ve hattâ “ilan-ı aşk” duyuruları… Ki bu fikrime de son derece sıcak baktılar. Küstah bir üslûpla dindarlara saydırıp duran benzerleri her Allah'ın günü Türkiye'nin en büyük markalarından silme reklâmlar alırken, bizimkilerin şimdiye kadar dolaştıkları bir kaç düzine anlı şanlı İslâmcı markadan henüz tık sesi dahi çıkmamış. Yıllarca kısa filmlerim, belgesellerim ve diğer projelerim için kapı kapı dolaşıp sponsorluk dilenmiş biri olarak hiç şaşırmadım doğrusu…

Bizleri, parayı erken bulup bir kenara çekilmiş, “kültüre sanata, medyaya destek” dedin mi elleri ayakları titremeye başlayan göbekli ağalar değil, yine kendi çabalarımız kurtaracak. O yüzden, İHL Sözlük herkese ve her keseye uygun bir reklâm tarifesiyle bu alanda da farklılık yaratmalı…