Kenar mahalle lisesinde idealist bir öğretmen olmak

Ali Murat Güven
00:0030/11/2008, Pazar
G: 29/11/2008, Cumartesi
Yeni Şafak
Kenar mahalle lisesinde idealist bir öğretmen olma
Kenar mahalle lisesinde idealist bir öğretmen olma

Altın Palmiye ödüllü “Sınıf”ın öyküsünün Fransa'da geçiyor olmasının, bir kaç küçük teferruat dışında hiç bir önemi yok. Dünyanın her yerindeki eğitimcileri doğrudan ilgilendiren evrensel bir öykü bu. Özellikle de devletin unuttuğu, daha doğrusu -yüksek eğitim kalitesine sahip paralı kolejlerin ayırt edici özelliğini bozmamak adına- bilerek “gözden çıkardığı” kenar mahalle okullarında binbir sıkıntı içinde görev yapan lise öğretmenleri ve öğrencileri kaçırmamalı...

SINIF / Entre Les Murs
Yapım Yılı ve Ülkesi:
2008, Fransa

Türü ve Süresi:
Drama / 128 Dakika

Yönetmen:
Laurent Cantet

Oyuncular:
François Bégaudeau ve bir grup amatör oyuncu

Dili:
Fransızca seslendirmeli / Türkçe altyazılı

Ödülleri:
2008-Cannes Film Festivali / Altın Palmiye Ödülü (En İyi Film)

İthalatçı Şirket:
Barbar Film

Dağıtıcı Şirket:
Barbar Film

İçerik Uyarıları:
İçeriğinde kaba dil bulunmaktadır.

* * * ½

François ve öğretmen arkadaşları, Paris'in sorunlu mahallelerinden birinde hizmet veren, son derece düşük başarı profiline sahip bir lisede yeni eğitim-öğretim yılına büyük bir hevesle hazırlanmaktadır. Atılım yapmak için ödenek yoktur, devletin kuruma yönelik ilgisi zayıftır, bölgede güvenlik önlemleri yetersizdir. Fakat, öğrencilere karşı alabildiğine iyi niyetli olan genç öğretmenler, onlara mümkün olan en kaliteli eğitim ortamını sağlama noktasında hiç bir engel tanımadan deliler gibi çalışmaya başlarlar.

Günümüz Fransa'sının küçük bir modeli olan sınıfta, ülkenin yerlileriyle göçmenleri arasında sık sık kültür ve fikir çatışmaları yaşanmaktadır. Genç öğrenciler çoğu zaman eğlenceli ve yaratıcıdır; ancak zaman zaman ergenlik dönemine bağlı olarak takındıkları hoyrat tavırlar, zaten son derece düşük ücretlerle çalışan öğretmenlerinin hevesini kırmaktadır.


François, öğrencilerinin gayretli ve birbirine karşı saygılı olması konusunda ısrarcı bir öğretmendir. Resmiyetten uzak tutumu ve sınırsız açık yürekliliği, öğrencileri tarafından ilk aşamada büyük bir şaşkınlıkla karşılanır. Genç eğitimci, yöntemlerine karşı çıkan öğrencilerin meydan okumasıyla, koymuş olduğu bazı kuralları tekrar gözden geçirmek zorunda kalacaktır.

İlginç bir rastlantı sonucu, 2008-Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye'yi kılpayı kaçıran ve büyük finalde ona uzanan iki önemli film, bu hafta sonu ülkemiz sinemalarında aynı anda gösterimde…

Laurent Cantet'in “Sınıf”ı, Dardenneler'in “Lorna”sını altederek bu yılki Cannes'ın galibi olmuştu. Çağdaş eğitim sistemindeki açmazlardan öğrencileri birbirine düşüren ırkçılığa, iletişim araçlarıyla gelen kirli mesajların genç beyinlerde yarattığı tahribattan devletin varoş okullarına yönelik ilgisizliğine kadar yığınla önemli meselenin ele alındığı bu güzel filmin en önemli özelliği ise başrolündeki François Bégaudeau'nun gerçek bir öğretmen oluşu ve filme kaynaklık eden 2006 tarihli kitabın da yine onun tarafından yazılması…

Ayrıca, filmde rol alan gençlerin neredeyse hiç biri profesyonel oyunculuk eğitimi almamış olan gerçek lise öğrencilerinden oluşmakta. Bunların çoğu, yönetmen tarafından düzenlenen genel bir atelye çalışmasının sonucunda projeye dahil olmuş, bir yandan eğitimlerini sürdürürken öte yandan da “Sınıf”ta oynamışlar. 2008 başındaki ödül töreninde, Cannes'da “Altın Palmiye” kazandığının açıklanmasından sonra Cantet'in sahneye amatör oyuncularıyla birlikte çıkarak “Sınıf”ı onlara armağan ettiğini söylemesi, gerçekten de duygu yüklü bir manzara oluşturmuştu.

Bu hafta sonunun, toplumsal sorunlar üzerine söyleyecek sözü bulunan “ciddi sinema” türü adına en önemli yapıtı. Öykünün Fransa'da geçiyor olmasının, bir kaç küçük teferruat dışında hiç bir önemi yok; çünkü dünyanın her yerindeki eğitimcileri doğrudan ilgilendiren evrensel bir öykü bu. Özellikle de devletin unuttuğu, daha doğrusu -yüksek eğitim kalitesine sahip paralı kolejlerin ayırt edici özelliğini bozmamak adına- bilerek gözden çıkardığı kenar mahalle okullarında bin bir sıkıntı içinde görev yapan idealist lise öğretmenleri ve hayat yolunda ilerlerken daha “en başta kaybetmeleri” istenen öğrencileri kaçırmamalı…