Direksiyonun arkasındaki yeni patron

Orhan Orhun Ünal
04:0018/01/2026, Pazar
G: 18/01/2026, Pazar
Yeni Şafak
Arşiv.
Arşiv.

Son dönemde tanıtılan yapay zekâlı araçlar, otomobili yalnızca bir ulaşım aracı olmaktan çıkarıp kişisel asistan, ofis ve yaşam alanına dönüştürüyor. Yorgunluk algılama, otonom park ve ruh haline göre kişiselleşen kabin teknolojileriyle direksiyonun arkasındaki yeni patron artık yapay zekâ.

Teknoloji dünyasının kalbinin attığı CES 2026, otomobili sadece bir ulaşım aracı olmaktan çıkarıp akıllı bir yaşam alanına dönüştüren devrim niteliğinde yeniliklere sahne oldu. Fuarın en çok konuşulan ismi, Nvidia’nın DGX Spark teknolojisinin neler yapabileceğini sergilemek için geliştirilen TRINITY oldu. Tek koltuklu, üç tekerlekli ve tamamen elektrikli yapısıyla dikkat çeken bu deneysel platform, saatte 193 km hıza ulaşırken yapay zeka ile sürücü arasındaki etkileşimi en üst seviyeye taşıyor. Doğrudan seri üretim amacı gütmeyen TRINITY, geleceğin otomobillerinin sahip olacağı “beyin” kapasitesini gösteren ileri seviye bir teknoloji vitrini olarak konumlanıyor.

OTOMOBİL ARTIK BİR ‘EV’ UZANTISI

Bugün gördüklerimiz, otomobilin sadece A noktasından B noktasına ulaşım aracı olmaktan çok öteye geçtiğini gösteriyor. Yapay zeka destekli araçlar, bizim kişisel asistanımız, ofisimiz ve hatta bir eğlence merkezimiz haline geliyor. Artık ‘akıllı ev’ konsepti, ‘akıllı araç’ ile birleşiyor ve dijital yaşamımız tekerlekler üzerinde kesintisiz bir şekilde devam ediyor. Önümüzdeki beş yıl içinde, araçlarımızın bizim ruh halimizi tahmin edip buna göre iç mekanı kişiselleştirmesi veya enerji kullanımını optimize etmesi gibi özellikler standart hale gelecek. Bu, sadece sürüşün değil, yaşama biçimimizin de yeniden tanımlandığı bir dönem.

YORGUNLUK ALGILAMA SENSÖRLERİ

Son dönemde, yeni nesil mobilite ekosisteminde güvenlik, artık pasif bir özellikten çıkıp proaktif bir korumaya dönüştü. CES 2026’da standart hale geldiği ilan edilen “Yorgunluk Algılama 2.0” teknolojisi, biyometrik sensörler aracılığıyla sürücünün gözbebeği hareketlerinden nabız atışına kadar her detayı milisaniyeler içinde analiz ediyor. Sistem, yorgunluğu henüz sürücü fark etmeden tespit ederek kabin içi ışıklandırmayı değiştiriyor veya koltuk titreşimleriyle müdahalede bulunarak kaza riskini sıfıra indirmeyi hedefliyor.

DİJİTAL YOL ARKADAŞI

  • Sürüş deneyiminin en sancılı noktası olan park sorunu ise “Otonom Park 2.0” ile tamamen tarihe karışıyor. Yeni nesil araçlar, sürücüsünü kapıda bıraktıktan sonra karmaşık ve dar otoparklarda kendi başına yolunu bulup santimetrik hassasiyetle park edebiliyor. Artık direksiyon, bir kontrol mecburiyetinden ziyade keyfi bir tercih haline gelirken; otomobiller, sahibinin alışkanlıklarını bilen, rotayı ruh haline göre belirleyen ve trafikteki stresi tamamen üstlenen birer “dijital yol arkadaşına” dönüşüyor.


#Yapay Zeka
#Teknoloji
#Otomotiv