15:04, 24/09/2024, SalıG: Güncelleme: 15:57, 24/09/2024, Salı
Gazeteci Ersin Çelik New York'tan aktardı: Uçurumdan önceki son çıkış
Yeni Şafak İnternet Yayın Yönetmeni Ersin Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da konuşmacı olacağı Birleşmiş Milletler 79. Genel Kurulunu takip için New York'a gitti. New York sokaklarında gezerken gündemi değerlendiren Çelik, "Bu yıl BM tarihinde ilk defa geleceğin zirvesi yapılacak. Yani Birleşmiş Milletler kendisini masaya yatıracak. Peki BM kendi yapısını ve yıkılan düzeni tartışabilecek mi acaba? Üstelik 79 yıllık tarihinde ilk defa geleceğin zirvesi yapılıyor. Yani Birleşmiş Milletler kendisini masaya yatırıyor. Erdoğan'ın 15 yıl önce söylediği noktaya şimdi geldiler. Gazze soykırımı Birleşmiş Milletleri kurumsal olarak bir kararın eşiğine getirdi. Benim aklımda ise şu soru var Gelecek çoktan geçmiş olabilir mi?" sorularına cevap aradı.
Ersin Çelik, 79. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'na dair notlarını ve New York'a dair izlenimlerini bugünkü köşe yazısında da yazmıştı. Çelik'in köşe yazısı şöyle: "Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 79. kez toplandığo New York'tan herkese selamlar. Amerikan rüyasının başkenti New York. Sanatın, müziğin, eğlencenin ve özgürlüklerin şehri. Öyle adlandırılıyor. Ama şu anda benim hissettiğim o kesip rahatsız edici ve bir yerden sonra da mide bulandırıcı esrar kokusu bu şehre dair bütün anlatıları boşa düşürmeye yetiyor.
Evet. New York'un ünlü caddeleri esrar kokuyor. 2022 yılından beri çünkü eğlence olarak tüketilmesi serbest yasal, eczanelerde ve birçok dükkanda esrar satılıyor New York'ta. Konum tabii ki New York'ta esrarın tüketilmesi değil. Bu şehri kötüleyecek de değilim. Fakat bir durum değerlendirmesi yapmak istiyorum. Şöyle bir yolculuğa çıkmış olduk. Biraz yürüyeceğiz.
Dünya büyük bir çıkmazda. Bunalımda ve buhranda, yarın ne olacağı belirsiz. Gazze soykırımı 12 ayı geri bırakırken içeriden çürüyen ve yapısal olarak da çökmenin eşiğinde olan dünya düzeni yeniden inşa edilebilir mi? New York’ta bu sorunun yanıtı aranıyor işte. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra kurulan Birleşmiş Milletler'in 79. kez toplanması bir rutin elbette. Zirvenin açılışında konuşan BM Genel Sekreteri Antonio Guterres bir dönüm noktasında olduklarını söyledi. Guterres’in ‘dönüm noktası’ dediği yer; cesaretle alınması gereken bir yol ayrımı kararı aslında.
Bazı Avrupa Birliği ülkeleri sorgulamanın içindeler artık. İspanya, Norveç, İrlanda ve Slovenya, Avrupa Birliği üyesi ülke sıfatıyla soykırımın karşısında durup Filistin’i devlet olarak tanımalarıyla Amerika'nın ekseninden çıkmak üzere olduklarını gösterdiler. İsrail Gazze'de soykırıma devam ederken Batı Şeria'daki işgalini arttırıp diğer yandan da Lübnan'a savaş açması coğrafyayı ve dünyayı yeni bir savaşın eşiğine getiriyor. Bu arada yürüye yürüye ünlü Central Park'a geldim ve biraz soluklanmak istiyorum. Size burayı gezdirmek isterdim. Lakin konuşmamız gereken önemli meseleler var. Şöyle bir dönerek göstermiş olayım. Ve şu bankta oturup anlatmaya devam edeceğim. İsrail'i durduracak yegane güç olan ve böyle de bir vazifesi bulunan Birleşmiş Milletler'in bir hükmü kalmadı. BM'nin İsrail terörü karşısında çoktan kepenk indirdiğini anlatmaya gerek yok.
İsrail Gazze'deki bebekleri, beşiklerinde katlederken elinden duygusal tweetler atmaktan başka bir iş gelmeyen Guterres aslında diplomatik bir dille BM'nin iflasını ilan etmiş oldu. Birleşmiş Milletler'in sadece Amerika'nın değil, İsrail'in de güdümünde olduğu apaçık ortada. Son 12 ay içerisinde Güvenlik Konseyi'ne sunulan ve acil ateşkes kararlarının alınmasına yönelik tasarıların Amerika tarafından veto edilmesinin önüne geçemeyen bir kurumdan böyle bir beklenti içinde olmak açıkçası beyhude. Elde bir tek Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın BM kürsüsünden dünyanın gözlerinin içine bakarak yaptığı tonajı yüksek konuşmalar ve ağır tespitleri var. Geçmiş 13 hitabına bakarsak Erdoğan sadece tüm insanlığın ve devletlerin İsrail karşısındaki çaresizliğini öngörmemiş, adeta haykırmış.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2013 yılındaki BM konuşmasında geçen “Dünya beşten büyüktür” sözü elbette bir slogan değildi. Dünyayı uçuruma sürükleyenleri işaret eden ve onların peşine takılanları trenden inmeye yönelik bir ikazdı. Erdoğan aradan geçen on yıldaki her BM Genel Kurulunda bir reform yapılması gerektiğini ısrarla vurguladı. İsrail'i durduramayan Birleşmiş Milletler “Ne işe yarıyor?” diye sordu. Birleşmiş Milletler'in bir işe yaramadığını ise bugün yine Birleşmiş Milletler ortaya koydu. Erdoğan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na 14. kez hitap edecek bu kez sadece Gazze'nin ağır yükü yok omuzlarında. İnsanlığın artık taşınamaz olan tüm yükünü ortaya koyarak liderlere ve Amerika'ya İsrail'e teslim olan devletlere uçurumdan önceki son çıkışı gösterecek. Ve üstelik bu yıl BM tarihinde ilk defa geleceğin zirvesi yapılacak. Yani Birleşmiş Milletler kendisini masaya yatıracak. Peki BM kendi yapısını ve yıkılan düzeni tartışabilecek mi acaba? Üstelik 79 yıllık tarihinde ilk defa geleceğin zirvesi yapılıyor. Yani Birleşmiş Milletler kendisini masaya yatırıyor. Erdoğan'ın 15 yıl önce söylediği noktaya şimdi geldiler. Gazze soykırımı Birleşmiş Milletleri kurumsal olarak bir kararın eşiğine getirdi. Benim aklımda ise şu soru var Gelecek çoktan geçmiş olabilir mi?"










