Kim Davud kim Golyat…

04:0024/10/2023, Salı
G: 24/10/2023, Salı
Ali Saydam

Edebiyat tarihi ve savaşlarla ilgili tarihi belgeler, zaman zaman güçsüz olanın güçlü olanı yenebileceğini anlatan olaylar doludur… Selçukluların, sonrasında ise Osmanlıların savaşlarda hep azınlıkta ve sayıca zayıf oldukları durumda bile belli bir inanç gücüyle savaşlardan nasıl zaferle çıktığını anlatan hikâyelere çokça rastlanır… Masallar da onlardan aşağı kalmaz… Bu hikâyelerin en popüleri ise Yahudi mitolojisinden kopup gelenidir: Davud ve Golyat ’ın hikâyesi… Bu hikâyeyi popüler kılan en önemli


Edebiyat tarihi ve savaşlarla ilgili tarihi belgeler, zaman zaman güçsüz olanın güçlü olanı yenebileceğini anlatan olaylar doludur… Selçukluların, sonrasında ise Osmanlıların savaşlarda hep azınlıkta ve sayıca zayıf oldukları durumda bile belli bir inanç gücüyle savaşlardan nasıl zaferle çıktığını anlatan hikâyelere çokça rastlanır…

Masallar da onlardan aşağı kalmaz…

Bu hikâyelerin en popüleri ise Yahudi mitolojisinden kopup gelenidir:
Davud ve Golyat
’ın hikâyesi… Bu hikâyeyi popüler kılan en önemli kaynak tabii ki Hollywood’dur… Filmlerle ilgili dünyanın en büyük veri tabanı olarak kabul edilen
International Movie Database
’in kayıtlarına göre bugüne kadar adında “David and Goliath” geçen 473 yapım söz konusu…
Kamu diplomasisi
ve
algılama yönetimi araçları
vasıtasıyla ‘beyin yıkama’ operasyonuna daha belirgin bir örnek olabilir mi, bilemedik…

Şimdi gelelim bugün tam da tersinden, İsrailliler ile Filistinlilerin yerleri değiştirilerek okunması gereken mitolojiye… Kaynaklar şöyle yazıyor…

Davud ile Golyat, Eski Ahit’te geçen mitolojik bir efsanenin kahramanlarıdır. Efsane Filistin’de geçmektedir ve aynı soydan gelen İsrailoğulları ve Filistinlilerin savaşı esnasında yaşandığı bilinmektedir. Kral Talut önderliğindeki İsrailoğulları Elah Vadisi’nde Filistinlilerle karşılaşır.

Filistinlilerin en güvendikleri, oldukça fazla güce sahip askeri olan dev Golyat, neredeyse her gün İsrailoğullarına meydan okur ve karşısına çıkabilecek güçlü birisinin olup olmadığını sorar. Golyat, günlerce kendisiyle savaşacak bir İsrailliyi savaş meydanına gelmesi için çağırır ve İsraillilere; “Benimle savaşmaya cesaret edebilen bir savaşçı seçin, eğer beni yenerse biz Filistinliler sizin köleniz olacağız. Fakat ben onu öldürürsem siz bizim kölemiz olacaksınız” diye seslenir.

Fakat İsrailliler, Golyat’ın dev cüssesinden korkar ve savaşmaya cesaret edemezler. Cılız bir genç olan ve savaşta getir götür işlerini yapmakla görevli Davud gönüllü olur. Kral ise, Davud’un cesaretine hayran kalır fakat onu bu karardan vazgeçirmek için çok uğraşır.

Davud’un büyük ısrarları sonucu Kral Talut nihayet teklifi kabul eder ve Davud’u zırh ve silah ile kuşatır.

Fakat savaş meydanına çıktıktan sonra zayıf ve güçsüz Davud’un işini zırh ve silah daha da zorlaştırır. Üzerinden zırh ve silahı atan Davud bir adet sapan ve birkaç adet taş ile savaşmaya karar verir. Golyat, Davud’u görür ve kahkaha atar, gözlerine inanamaz. Davud’u çok kolay öldürebileceğini düşünür. Tam Davud’a doğru harekete geçmeye hazırlanırken, Davud sapanını sallar ve Golyat’ı hassas noktası olan alnının tam ortasından vurarak etkisiz hâle getirir. Ardından yerde hareketsiz yatan Golyat’ın kafasını keser ve mücadeleyi kazanır. En değerli savaşçıları Golyat’ın öldüğünü gören Filistinliler korkudan dağılır ve savaşı kaybederler.

Küçük cüssesine ve acemiliğine rağmen, savaşçı bir devi yenen Davud bu olaydan sonra efsaneleşir ve daha sonrasında İsrail Krallığı’nın başına geçer. (Hikâye ve sergilenen Davud heykeli için bkz. Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi)

Şimdi düşünelim… Geldiğimiz noktada kim Golyat, kim Davud hâline gelmiştir?..

İsrail, bu insanlık dışı savaştan cüssesine ve arkasındaki başta ABD olmak üzere çıkar meraklısı, ölüm saçan devletlerle birlikte galip olarak mı çıkacak bu krizden yoksa kendi efsanesi altında ezilip büyük hasara mı uğrayacak, hep birlikte göreceğiz inşallah…

Günün sözü

“Ay batsın ağalar güneş tutulsun / Benden selâm olsun Bolu Beyine…”

Köroğlu


Gözümüze takılanlar… 
Gözümüze takılan 100. yıl filmleri arasında açık ara en başarılısı
Akbank
’ınki olmuş. Arşiv niteliğinde bu çalışmaya imza atanları kutlarım…
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı
, Cumhuriyet'in 100. yılının “Türkiye Yüzyılı”na yakışır şekilde coşkuyla kutlanması için yurt genelinde ve yurt dışında düzenleyeceği etkinlikleri açıklamış.
yuzuncuyil.gov.tr
adresinden tamamına ulaşılabilecek kutlamalardan bazıları şöyleymiş:
İstanbul Boğazı
’nda 2023
drone
ve havai fişekle yapılacak görsel şov, ayrıca yine burada kurulacak yüzer iskeledeki LED ekranlarda 29 Ekim’de 100. yılın önemli projeleri, eserlerinin sergilenmesi,
Atatürk Kültür Merkezi
önüne kurulacak "Maziden Atiye Türkiye Yüzyılı" gösterim ve deneyim alanı, İstiklal Caddesi girişindeki “Türkiye Yüzyılı Enstalasyonu”, çeşitli illerdeki meydanlarda özel videolar, görsel ve içeriklerin gösterilmesi, "Cumhuriyetin Sesi, Cumhuriyetin Rengi" etkinliğiyle
Galata Kulesi, Haydarpaşa Tren Garı, Cumhuriyet Müzesi
(II. TBMM Binası),
Etnografya Müzesi, Saat Kulesi, Dolmabahçe Sarayı
gibi tarihi mekânlar ile
Efes Antik Şehri, Kapadokya
gibi turistik bölgelerin özel ışık gösterileriyle renklendirilmesi ve Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası tarafından Cumhuriyet’in kuruluşunun 100. yılına özel bestelenen "100. Yıl Marşı"nın çalınması ve elbette yurt dışında büyükelçiliklerindeki çeşitli kutlamalar…
#Edebiyat
#Selçuklu
#Osmanlı
#İsrail
#Filistin