Tocqueville"in "Amerika"da Demokrasi"si

00:0019/04/2007, Perşembe
G: 28/08/2019, Çarşamba
Davut Dursun

Siyaset biliminin klasik eserleri arasında önemli bir yere sahip olan Alexis De Tocqueville''in AMERİKA''DA DEMOKRASİ (Ter.: İhsan Sezal-Fatoş Dilber, Ankara, 1994) adlı eseri, yazıldığı 1832 yılından bu yana nerede ise iki asra yaklaşan bir zaman geçmesine rağmen Amerikan toplumunun anlaşılması için önemini korumaktadır. Fransa''da kısa bir dönem dışişleri bakanlığı da yapan yazar Tocqueville, 19.yüzyılda Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile Avrupa arasındaki farklılığın toplumsal sebeplerini

Siyaset biliminin klasik eserleri arasında önemli bir yere sahip olan Alexis De Tocqueville''in AMERİKA''DA DEMOKRASİ (Ter.: İhsan Sezal-Fatoş Dilber, Ankara, 1994) adlı eseri, yazıldığı 1832 yılından bu yana nerede ise iki asra yaklaşan bir zaman geçmesine rağmen Amerikan toplumunun anlaşılması için önemini korumaktadır. Fransa''da kısa bir dönem dışişleri bakanlığı da yapan yazar Tocqueville, 19.yüzyılda Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile Avrupa arasındaki farklılığın toplumsal sebeplerini araştırarak yazdığı Amerika''da Demokrasi adlı eseriyle haklı bir üne kavuşmuştur.

Amerika''da Demokrasi, aslında 19.yüzyıl Amerika''sını anlatmakta ve yaşanan devrimlere, hızlı ve köklü alt üst oluşlara ve karmaşalara rağmen bir türlü demokrasiyi hayata geçiremeyen Avrupa''ya karşılık Amerika''da demokrasinin işlerlik kazanmasının arkasındaki sebepleri anlatmaktadır. Bir bakıma 19. yüzyıl Avrupa''sı ile ABD''yi kıyaslayarak farklılıkları ortaya koymaya ve gelişme çizgisini belirlemeye çalışmaktadır. Kitap birbuçuk asır öncesinin gözlemlerine dayanmakta ve yazıldığı çağın gelişmelerini yansıtmakta ise de aslında bugünkü ABD''yi anlamak için vazgeçilmez bir kaynak olduğunda şüphe yok. Zira bugünün ABD''sini anlamak için Amerikan toplumunun nereden nereye geldiğini, mevcut sosyal, politik ve ekonomik sistemini nasıl bir süreçte kurduğunu ve bütün bunların geri planında ne tür değerlerin, hassasiyetlerin ve zihin dünyasının yattığını bilmeyi gerektirmektedir. Bu bakımdan bugünün Amerika''sını anlamak için tarihin gerilerine gitmek ve ABD''nin şekillendiği 19. yüzyıldaki gelişmelere eğilmek mecburiyeti vardır.

Tocqueville, Amerika Birleşik Devletleri''nde bulunduğu sırada kendisine şaşırtıcı gelen pekçok farklılık arasında en önemlisinin “fırsat eşitliği” olduğunu belirtmekte ve kitabını adeta bu temel ilkenin etrafında örmektedir. Demokrasinin kurulmasında “fırsat eşitliği”nin oynadığı rolü, herhalde Amerikan toplumu örneğinden daha iyi ortaya koyacak bir başka yer yoktu. Şu cümledeki serzenişi ne kadar anlamlı değil mi? “Demokrasinin beraberinde getirdiği fenalıkları sezebiliyoruz da, faydalarının farkında bile değiliz”. Tocqueville''in kitabını yazdığı çağda Avrupa''da demokrasi üzerine ciddi bir tartışma vardı ve eski düzen yanlıları devamlı demokrasinin yol açtığı fenalıklar üzerinde duruyorlardı, oysa ki faydaları üzerinde durmak gerekiyordu. Bunu en iyi ortaya koyacak ülke, ABD idi…

Yazarın o çağdaki gelişmeyi özetleyen şu cümleleri modern dönemdeki gelişmeyi özetlemektedir: “Sınıflar arası farklar yavaş yavaş kalkıyor; insanları birbirinden ayıran duvarlar yıkılıyor, mülkiyet parçalanıyor, iktidar paylaşılıyor, zekanın aydınlığı yayılıyor ve bütün sınıfların kabiliyeti eşit şekilde terbiye ediliyor. Demokrasi, usuletle ve suhuletle toplumun tavırlarına ve müesseselerine işlenip; devlet, demokratikleştiriliyor.”

Tocqueville''in ABD''de demokrasinin hayata geçirilmesinin arka planındaki temel faktörü keşfetmeye çalışırken “fırsat eşitliği”ne işaret etmesi boşuna değil. Bu ilke çerçevesinde özellikle örgütlenme özgürlüğü, girişim özgürlüğü ve din-vicdan özgürlüğünün Amerikan toplumunda oynadığı rolü ve bu ülkede demokrasinin kurulmasındaki etkisi üzerinde durması son derece önemli. Hayatın her alanında insanların rahatlıkla bir araya gelip örgütlenebilmeleri, her türlü girişimde bulunabilmeleri ve kişilerin sahip oldukları kendi dini inançlarını rahatlıkla yaşayabilmeleri toplumsal gelişimin temel gerekleri olarak ortaya çıkmıştır. Bu temel özgürlük alanlarının fırsat eşitliği temelinde hayata geçirilmesinin en iyi örneğini Amerikan toplumu vermiştir.

Tocqueville''in 1830''larda kaleme aldığı Amerika''da Demokrasi kitabından söz etmemin sebebi, ABD''ye bir iş gezisi için yola çıkarken yolda okumak üzere yanıma aldığım kitapların başında gelmesidir. Sizi bilmem ama ben her yolculuğa çıkarken muhakkak yanıma kitap alır ve yolda geçen zamanı bu şekilde değerlendirmeye çalışırım. Mesleğim gereği sürekli eli-min altında bulunan ve okumaları için öğrencileri her zaman teşvik ettiğim kitabı bu vesile ile bir kez daha gözden geçirme fırsatı buldum. Amerikan toplumunun vardığı düzeyi bizzat gördükten ve yaratılan bu uygarlığın (!) arka planındaki zihin dünyasının ve toplumsal örgütlenme biçiminin ne olduğunu kendime sorduğumda Amerika''da Demokrasi adlı kitabın önemli bir çıkış yolu gösterdiğini bir kez daha anlamış oldum. Temel özgürlükler hayata geçirilmeden, insanlara en geniş anlamda fırsat eşitliği tanımadan, ideolojilerin ördüğü korkulardan kurtulmadan demokratik bir toplum kurmak ve her alanda gelişme göstermek imkansız gibidir.