Ekonomik büyümenin itici güçleri

04:0026/01/2023, Perşembe
G: 26/01/2023, Perşembe
Erdal Tanas Karagöl

Ekonomik büyümenin içsel faktörü olarak tanımladığımız üç temel faktör öne çıkmaktadır. Ekonomik büyümeyi etkileyen içsel faktörler ülkeden ülkeye göre değişse de bu faktörler hem ekonomik büyümenin hızlandırılması hem de ekonomik büyümenin sürdürülebilir hale gelmesine önemli katkılar sağlamaktadır.BEŞERİ SERMAYEBu faktörlerden,nüfus artışı ve beşeri sermaye birikimi, teknolojik gelişmeyi piyasa güçlerinin yönlendirdiğini öne çıkaran girişimci kararları ve kamunun rolüekonomik büyümenin bağımsız

Ekonomik büyümenin içsel faktörü olarak tanımladığımız üç temel faktör öne çıkmaktadır. Ekonomik büyümeyi etkileyen içsel faktörler ülkeden ülkeye göre değişse de bu faktörler hem ekonomik büyümenin hızlandırılması hem de ekonomik büyümenin sürdürülebilir hale gelmesine önemli katkılar sağlamaktadır.

BEŞERİ SERMAYE

Bu faktörlerden,
nüfus artışı ve beşeri sermaye birikimi, teknolojik gelişmeyi piyasa güçlerinin yönlendirdiğini öne çıkaran girişimci kararları ve kamunun rolü
ekonomik büyümenin bağımsız değişkeni olarak öne çıkmaktadır.

Özellikle gelişmiş ülkelerde nitelikli işgücüne yapılan yatırımlar, yani beşeri sermayenin ekonomik büyümede önemli rolü vardır. Bu nedenle, hem işgücünün miktarındaki artış için nüfus artışı hem de nüfusun nitelikli olması önemli hale geliyor.

Bununla beraber, işgücünün niteliğinin artması işgücünün verimliliğini de artıracaktır.

TEKNOLOJİK YENİLİKLER

Ekonomik büyümenin diğer önemli bir faktörü ise teknolojik yeniliktir. Teknolojik değişim ve ortaya çıkan yenilikler ekonomik büyümenin temel kaynağı olduğu gibi mikro bazda birçok işletmenin bu avantaj ile pazarda payını arttırması daha kolay olacaktır.
Bununla beraber, teknolojik yenilikler işletmelerin karlılığını arttırmasına da önemli katkılar sağlayacaktır.

En önemlisi de teknolojik yenilikler ile ortaya çıkan ürünler sayesinde makro bazda ekonomik büyümeyi de arttırması beklenmektedir. Bu sürecin daha iyi işlemesi ve teknolojik yeniliklerde süreklilik için araştırma-geliştirme (Ar-Ge) için daha fazla kaynak ayrılması elzemdir.

Birçok gelişmiş ve kişi başı gelir yüksek olan birçok ülkenin araştırma-geliştirme (Ar-Ge) için ayırdıkları kaynak miktarının GSYH içindeki payının yüksek olduğu görülecektir.
Hatta, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasındaki kişi başı gelir farkının da araştırma-geliştirme (Ar-Ge) için ayırdıkları kaynak miktarından kaynaklandığını da söyleyebiliriz.
Bu nedenle, GSYH’si yüksek olan ülkelerin araştırma-geliştirme (Ar-Ge) için daha fazla kaynak ayırmalarının daha kolay olacağı açıktır.
Yani araştırma-geliştirme (Ar-Ge) ile ekonomik büyüme arasında
çift yönlü bir nedensellik ilişkisinin çalıştığını
söyleyebiliriz
.

KAMUNUN ROLÜ

Ekonomik büyümeyi hızlandıran diğer önemli faktör ise ekonomik büyüme sürecinde kamunun rolü ve bu rolün etkin ve verimli şekilde kullanılmasıdır.

Şöyle ki, hükümet hedeflediği sektörlerde
Ar-Ge çalışmalarını teşvik etmesi, özel sektörün zorlandığı alanlarda ve sektörlerde kamunun büyük yatırımlara öncü olması, eğitim, sağlık gibi büyük alt yapı yatırımlarının kamu tarafından gerçekleşmesi
ekonomiye dışsal fayda sağladığı gibi sosyal açıdan önemli katkıları olacaktır.
Bu nedenle, kamu tarafından
gerçekleştirilen harcamalar ve hayat geçen yatırımlar ekonomik büyümeyi artıracağı gibi sosyal refah üzerinde olumlu etkiler yapmaktadır.
Dolayısıyla, yeni ekonomik hikayesi yazmak için
beşeri sermaye birikimi, teknolojik gelişmeyi piyasa güçlerinin yönlendirdiğini öne çıkaran girişimci kararları ve kamunun rolü olmazsa olmaz faktörler olarak öne çıkmaktadır.
#Ekonomi
#Ar-Ge
#GSYH
#Teknoloji