
Malum, hız çağında yaşıyoruz. Bunu biliyor ve o akıntıya kapılıyoruz. Hayatımızdaki sözcükler çoğalıyor, metinler azalıyor, görüntüler üst üste biniyor. Fakat tuhaf bir tezatlık var: Kelimeler çoğaldıkça anlam seyrekleşiyor. Misal, Instagram’da; her şeyin boca edilerek anlatıldığı ama pek az şeyin anlaşıldığı bir akışın ortasına düşüyoruz. Görüntü var, söz var, iddia var fakat durup düşünmeye çağıran bir “eylem” yok.
İşte bu soruyu soran ve cevabına “yatırım” yapan kurumlar var. YTB’nin sessiz sedasız yürüttüğü muazzam yayıncılık faaliyeti, TYB’nin kuyumcu titizliğiyle yaptığı seçimle taltif edildi. Madem ödüllendiler ben de oturup daha bir okur gözüyle inceledim, irdeledim dergileri. Yetmedi, dijitalden arşivlerine girdim.
Telve, Bağlar ve Her Boydan’ın sayılarına dikkatle bakıldığında, belirgin bir medeniyet inşası göze çarpıyor. Bu dergiler, Türkiye’nin sınırlarını aşan bir yayıncılık anlayışını temsil ediyor. Türkçeyle bugünü anlamlandıran ve yarını kuran
***
Telve ise diasporamızın iç sesine kulak veriyor. Göçü romantize etmeden, kimliği sloganlaştırmadan, meseleleri yüzeyselleştirmeden ele alan bir çizgisi var. Gurbet, çok dillilik, aidiyet, parçalanmışlık… Bütün bu başlıklar Telve’de edebi ve fikri metinlere dönüşüyor. Derginin rolü net: Türkçeyi Avrupa’daki Türkler için geçmişin değil de sanatın, felsefenin, edebiyatın,
Bağlar dergisi ise adından başlayarak bir büyük iddia taşıyor. Kopmuş gibi görünen memleketler arasında, unutulmaya yüz tutmuş hafıza alanlarında köprüler kuruyor. Gümülcine’den Sofya’ya, Üsküp’ten Saraybosna’ya uzanan bir hattı, harflerin yolunda, cümlelerin izinde birleştiriyor. Peygamber sevgisinin Balkan kültürüne nasıl mündemiç hale geldiğinden, Balkan edebiyatının kurucu isimlerine uzanan metinlere açılıyor sayfaları. Bağlar’da edebiyat, hafızayı diri tutan ve kimliği derinleştiren bir imkânın kapılarını ardına kadar aralıyor.

***
“Amentü” şiirinde; “Amerikalı değilim ve hiç olmayacağım” diyen İsmet Özel’in duruşunu, küresel ölçekte bir iddiaya dönüştüren ve yedi iklim dört bucaktan kök salan çınarın dalları gibi uzayan genç yazarlarımız var artık. Bu kalemlerin kimisi Afrika, kimisi Avrupa, kimisi Türkistan’dan. Ama hepsi pak zihinlerinden dökülen sözcüklerle, kendi coğrafyalarının rengini Türkçeye katıyor.
***
Bugün ülkemizin de dünyanın da en çok ihtiyaç duyduğu eksiklik; hakikatin diliyle, başkasının acısını görebilen, adalet fikrini diri tutan bir üst kültür değil midir? Kim ne derse desin, Osmanlı’nın coğrafya hakimiyetini kaybedişinden beri, kapatılamayan o büyük boşluk, üç dergiyle de olsa Türkçeyle doluyor.
Eğer elinize geçer de okursanız; Telve, Bağlar ve Her Boydan’da yayımlanan her metin, dünyada nasıl bir insan, nasıl bir toplum hayal edildiğine dair ilk adımlar olarak okunmalı. Çünkü bu adımlar büyük bir yolculuğa işaret ediyor.
Dergilerin dijitale aktarılan sayılarından da teyit ettim. Yaklaşık 300 kişilik uluslararası bir yazar ağından söz ediyoruz. Birbirinin hikayesini, fikirlerini, metinlerini takip eden genç dimağlar... Varın, bu birikimin yarının dünyası için ne anlama geldiğini siz düşünün.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.