
Türkiye"de prestij yayıncılığına önem veren pek az özel kurum var. Daha ziyade resmi kurumlar, özellikle de yerel yönetimler bu alana kaynak ayırıyor. Son yıllarda bu alanda epeyce de mesafe katedildi. Basımı ticari olmayan, maliyeti yüksek, son derece albenili olmasına rağmen para verip alacak müşterisi pek sınırlı sayıda olan kitaplar bunlar...
Tarihten medeniyet meselelerine, mimariden şehirciliğe, kültürden sanatın çeşitli alanlarına, hatıratlardan nadir bulunan koleksiyonlara kadar kaybolması muhtemel bir yığın belge, malzeme ve eser bu sayede kurtarılıyor, pırıl pırıl baskılarla kalıcılaştırılıyor. Gramajı da epeyce yüksek oluyor onların, birkaç okka çekiyorlar rahat, ayağınıza düşse sakat bırakır, o kadar yani!
Bunun yanında baskı olarak daha mütevazı olmakla birlikte ticari olarak basımı pek mümkün olmayan önemli araştırmalara, tıpkıbasımlara, biyografilere, bibliyografyalara, daha teferruata dönük kimi başka eserlere de sıklıkla rastlanıyor.
Aralarında, bu kadar masrafı, hatta daha da fazlasını hakeden çok kıymetli eserler olduğu gibi; basılmış olmak için basılan, kültür hizmetleri arasında yer tutsun, raf doldursun diye, hatta eşin dostun yazdıkları elinde kalmasın diye yayınlananlar da var. İkinci türdekiler istif edildikleri büro raflarında bir daha pek rahatsız edilmeden yıllarca toz biriktiriyorlar sadece üstlerinde. Dolayısıyla onlara harcanan para boşa gitmiş oluyor. Keşke iş tamamen erbabına bırakılsa da bu israfın önüne geçilebilse...
"Ne güzel bir hizmet, Allah basanlardan razı olsun" diyebilmeyi umduğumuz birinci türdeki prestij yayınları ile ilgili de şöyle bir sıkıntı var: Bu kitaplar pek çoğumuzun kütüphanesinde bulunmasını isteyeceği önemli, yararlı, gerekli ve hayli de estetik çalışmaların ürünü... Gelin görün ki daha ziyade protokole dağıtılmak ya da camlı dolaplarda sergilenmek üzere yayınlanıyor, yeter miktarı dağıtıldıktan sonra "yine büyüklerimizden bir soran olur" kaygısıyla bu defa camlı olmayan dolaplarda itinayla saklanıyorlar. Malumunuz bizde protokolde yeri olan insanların meşgalesi çok oluyor, o telaş arasında genellikle bu kıymetli eserler gözden kaçıyor, sonra oradaki görevlilerden biri tarafından ya bir daha hatırlanmayacak bir yere kaldırılıyor ya da yine oradaki görevlilerden biri tarafından salonundaki kültürel aksesuar eksikliği bir parça da olsa giderilmek üzere doğrudan eve götürülüyor. Her durumda protokol beklentilerini karşılayacak herhangi bir maksat hasıl olmuyor.
Halbuki bu nadide, hatta yerine göre paha biçilmez eserlere sahip olmak, onları içer gibi satır satır okumak, karşısına geçip hayranlıkla bakmak, dibine kadar faydalanmak ve oradan çıkardığı malzemelerle başkalarını da o malzemelerden faydalandırmak için bekleyen nice yiğit kalem erbabı, nice imkansızlıkla cebelleşen fikir adamı, nice ömrünü bu işlere adamış akademisyen var bu memlekette...
Hayır, bu kitaplar dağıtıma verilse, bir yolu bulunup kitapçılara dağıtılsa, bir şekilde temin etmek mümkün olacak. Artık ekonomik baskıları mı yapılır, meraklısına bir punduna getirilip indirim yapma cihetine mi gidilir, yoksa doğrudan hibe mi edilir hayrına, onu bilemiyorum. Ama bu kitapların bir şekilde halkın, okumuş yazmış insanlarımızın, sağda solda hatırlı tanıdığı olmayan mefkûre sahibi gençlerimizin, hatta bekleye bekleye fena halde tüyü bitmiş memleket çocuklarının da eline geçmesi lazım yani!
Birileri prestij için o eserleri bastığı zaman, sittin sene herhangi bir yayıncı yayına bile yaklaşmıyor bir daha. Kitap basılmış, resepsiyon örgütlenmiş, hava atılmış oluyor ama; onca kültürel hizmet, onca prestijli yayın, onca cânım kitap, aslî hedef kitlesinin yanına bile yaklaşamıyor. Kimselerin artık yüzlerine bakmadığı bilumum lüzumsuz şiltler arasında bir süs nesnesi, bir hatırı sorulmaz aksesuar olarak kuşe yalnızlığı içinde öylece yıllar boyu duruyor duruyor duruyor. Ne okunuyor, ne bir sadra şifa oluyor.
Yani nedir hadise?
Köfte var yiyen yok, yiyen var köfte yok!
O halde, kültürel hizmetin daha insan içine karışan bir yolu bulunup, sevenleri buluşturmak lazım, nokta!
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.