
“Ben bu suyu içiyor, içiyor, bir türlü kanamıyorum” demiş pınarın başında oturanlardan biri. “ Susuzluğu hiç kanmayacak kadar engin olana ne mutlu!” demiş diğeri.
Türkân Alvan ve M. Hakan Alvan’ın imzasını taşıyan ‘Saz ve Söz Meclisi’ (Şule Yayınları) kitabı şiir ve musikiye dair geçmişten bugüne nice inci taneleri taşıyor ki, her okuyanın feyz alacağı, faydalanacağı, kendine bir şeyler katacağı aşikâr... Her ciğerparemiz okusun, bu mükellef sofradan gıdalansın diye murad ederiz. İşte eserden hemen herkesin bildiği bir şarkıya dair, maalesef pek fazla kimsenin bilmediği bir kıymetli hatıra (Hafız Ahmet Bey’in yakın dostu ve kendisi de musikimizde bir çınar olan Alaaddin Yavaşça’dan nakledilmiş): “Merhum Hâfız Sadettin Kaynak, yaşlılık zamanlarındaydı. Talebesi Hâfız Ahmet Bey, onu sık sık ziyarete gider, hocasının hizmetini görürdü. Sadettin Kaynak, onu ‘Hâfızım’ diye çağırırdı. Yine ziyaretine gittiği bir gün Ahmet Bey hocasını ağlarken ama sevinçli bir halde buldu. Sadettin Kaynak, talebesini görünce ‘Gel Hâfızım! Lûtfettiler, bu gece rüyamda Peygamber Efendimiz’i (sav) gördüm, O’nunla sohbet ettim, bak şarkıyı O’na yazdım ve besteledim’ der ve Hicaz makamındaki şarkıyı okumaya başlar: Muhabbet bağına girdim bu gece/ Açılmış gülleri derdim bu gece/ Vuslatın çağına erdim bu gece/ Muhabbet doyulmaz bir pınar imiş/ Ararım, ararım, ararım seni her yerde/ Sorarım ıssız gecelerde, sevgilim nerde/ Açıldı bahtımın gonca gülleri/ Gönül dalında öten bülbülleri/ Aşkıma sarayım hep gönülleri/ Muhabbet doyulmaz bir pınar imiş”
Sözü dünyada başlayıp dünyada biten kadar yoksul kimse yoktur. Ki o, tek kanatla uçulmayacağını bilmekten gafil olandır. Can ki, cesette yaşayandır; bir ayağı dünyada ise bir ayağı ukbâdadır onun. Dünya gurbeti, ukbâ cennetidir. Can ki ukbâya ayağını sağlam basan, dünyaya ayağının ucuyla basandır. İki gözüyle dünyaya bakan serap görür. Özüyle bakan dünyayı alacakaranlık ve harap, ukbâyı gözleri kamaştıran parlak bir afitap görür. Sözü hak söyleyen, söylediği dünyada kalmayıp yanında ukbâya giden kadar zengin kimse yoktur. Ki bir hak söz, bir kusurlu ömrün yükünü çeker de artar. Bir kıvılcım olup karanlıkta çakar ha çakar! Kabına sığmaz da bir candan bir cana akar ha akar! Zemheride, ayazda gönlünü açık tutanı yakar ha yakar!
“Aşkın oduna ey gül yanarsa cân-ı şeydâ/ Her bir avuç külünden bir bülbül olur peydâ” buyurmuş Şeyhülislam Yahya büyüğümüz, ziyâde rahmet olsun.
Küçük defterini önüne çekti, dolma kalemiyle şu cümleyi not etti: “Meselesini kaybedenin gözü önünde nice misal temsil olsa, yine de emsal teşkil etmiyor ona imtisal hususunda” Sonra ağaran bıyığının altında hafif bir tebessüm, bir müddet öylece kaldı.
Biz üç beş kulaç attıktan sonra takati kesilmeye, karşı kıyıya erişmekten ümidi kesip geri dönmeye mahkum etmişiz kendimizi adeta. Halbuki derin nefes istiyor bu işler nefes, tıknefes olanlara göre değil!
Midesini tıka basa doldurup, gönlünü boş bırakanın nasibi, her geçen gün ağırlaşan bir gövdenin bir ömür hamalı olmaktır.
Umman avuçlarında biriksin diye her gün avuçlarını semâya açan insanlar da var.
“Ab-ı hayattır aslı, kanmak ne mümkün” dedi meczup, “kana kana yanmaktır bizim muradımız!”
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.