Sokma akıllı ‘kan’ istedi

03:0013/05/2016, Cuma
G: 13/09/2019, Cuma
Hasan Öztürk

Bizim oralarda
“Sokma akıllı”
derler kendi aklıyla değil de başkalarının suflesiyle konuşup, davrananlara…


Bir de

“Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim”

diye bir ata sözümüz de var…



Bir başka söz de söyler atalarımız, içinde

“kılavuz”

ve

“karga”

nın da geçtiği…



Bir de

“Herifin ağzını büzüşünden belliydi Ömer diyeceği”

de der atalarımız...




Elbette Kılıçdaroğlu'nun

, “Kan dökmeden başkanlık sistemi gelmez. Bu kadar. Açık” sözleri tevil edilecek türden değil.


Lakin ona bu cümleleri söyletenin ne olduğuna bakmamız icap eder.



Bu bağlamda iki kanalı biraz deşmemiz, irdelememiz gerekir.



Birincisi,

geçtiğimiz hafta Kılıçdaroğlu'nun kimlerle kahvaltı masasında bir araya geldiğini

hatırlamak…



İkincisi, HDP/PKK temsilcilerinin kullandığı dil ve söylemin

Kılıçdaroğlu'na da bulaştığı gerçeği…



KAHVALTA MASASINDA KİMLER VARDI?


Geçtiğimiz hafta Kemal Kılıçdaroğlu bir kahvaltı tertip etti. O kahvaltıya

Cengiz Çandar, Mehmet Altan, Orhan Kemal Cengiz, Serap Yazıcı

gibi isimler çağırıldı.



Bu isimlerin ortak özelliği malum

, “Erdoğan düşmanlığı!”


Yine bu isimlerin özellikle bir kısmının

Paralel Yapı

ile olan bağları…



Ve dahası yakın geçmişte

“İç savaş, kan, darbe, İstanbul sokaklarında tank yürütme, toplumsal altüst olma”

gibi söylemlerin sahipleri de bu isimler…



Mesela

Altan

kardeşlerden biri yakın geçmişte,

“Erdoğan'dan ancak büyük bir toplumsal altüst oluşla kurtulabiliriz” cümlesini kurmuştu. Aynı yazar, “Bu iktidar kanlarımızla duş almak istiyor”

diye tuhaf bir cümle de söylemişti.



İsmi Mehmet olan Altan

, “Toplum demokratik haklarını kullanır. Kaçak Saray'ın önüne toplanır

bir milyon kişi

'Sana Anayasa'yı çiğnetmeyeceğiz'

der”

diye bir cümleyi daha yeni kurdu!



Biraz daha geçmişe gittiğimizde,

“İç savaşın kanlı cehenneminden geçmeden…”

başlıklı yazının sahibi de

Mehmet Altan

!



O yazıda, “… Bu toplum varlığını dağılmadan,

bir iç savaşın kanlı cehenneminden

geçmeden sürdürebilir mi?



Sürdüremezse, yaşayabilmek için nasıl bir refleks göstermeli?” diye sorular soran da oydu!



Paralel Yapı'

nın gazetelerinde yazı yazan

Orhan Kemal Cengiz

de Kemal Kılıçdaroğlu'nun geçen haftaki kahvaltı sofrasındaydı.

Cengiz

'in, Erdoğan başbakanken Today's Zaman'da kaleme aldığı bir yazının başlığı,

“Erdoğan iktidardan nasıl düşer”

di.



PKK terör örgütünün

“silah bırakma ve sınır dışına çıkma” süreci içindeyken, “Ne aldınız da, ne elde ettiniz de silahı bırakıyorsunuz”

diye akıl hocalığı yapan

Cengiz Çandar'

sa, yakın geçmişte,

“Bu gidişatın yol işareti ne yazık ki bir tür iç savaştır”

diye yazmıştı.



Görüyorsunuz,

Kılıçdaroğlu TOBB

konuşması öncesi

“İç savaş, kan, toplumsal alt üst oluş”

gibi cümleler kuran, teori geliştiren

“çığırtkanlık yapan”

ne kadar

“Erdoğan düşmanı”

varsa toplamış onlardan akıl almış… ('

Sokma akıllı' atasözünü burası için andım

)



Sonra o aldığı akılla gidip TOBB toplantısında

“Kan dökmeden olmaz” cümlesini kurmuş!


HA DEMİRTAŞ HA KILIÇDAROĞLU


İkinci husus, CHP liderinin PKK/HDP çizgisine

yaklaşmış olması…



HDP eş Başkanı Selahattin Demirtaş

7 Haziran seçimleri öncesi

çıkıp Meclis Grup Toplantısı'nda “Seni başkan yaptırmayacağız”

demişti. Aynı siyasetçi uzun zamandır

“iç savaş” söylemiyle dikkat çekiyor. Dahası diğer eş başkan
sırtlarını terör örgütlerine dayadıklarını da ilan etmişti

.



En son

Osman Baydemir, “Komşu olalım”

diyerek

ayrılıktan

bahseder oldu

.


Bunlar

ın

dağdakilerinin dilini de hatırlamak gerekir.



Bese Hozat

denen kadın terörist daha iki gün önce,

CHP ile HDP'nin ittifak yapmasını ve erken seçime bu ittifak ile gidilmesini önerdi.

Cumhuriyet gazetesi de bunu büyük bir haber olarak gördü.



Bu öneriden çok kısa bir süre önce Selahattin

Demirtaş Ak Parti'nin devrilmesi gerektiğini

ilan ettikten sonra şöyle söylemişti:



bu ülkede erken seçim olur, başka bir şey olur,

AKP'den ülke kurtulur ve bu şekilde çözümün önü açılır, başka yolu görünmüyor bunun.”


“Başka bir şey olur” cümlesini,

“CHP ile ittifak olur. Darbe olur. Kan akar”

diye de tevil edebilirsiniz. Zira aynı eş başkan,

Kobani

bahanesiyle

“ayaklanma çağrısı”

yapmıştı da 50'nin üzerinde vatandaş hayatını kaybetmişti...

“İç savaş”

diye kaç kez söylediğini ise sayamak; hatırlayın.



Kan isteyen Kılıçdaroğlu

'na akıl hocalığı yapan ya da “

birlikte olalım” diyen PKK/HDP

çizgisi yakın geçmişte

Kandil'de topladığı 8 ayrı sol terör örgütünü de yine Türkiye'de kan dökmek üzerine kurgulamamış mıydı?


Bese Hozat

, bu ittifak çağrılarından önce

“Türkiye Vietnam olur”
cümlesini kurmuş
ve büyük
ş
ehirlerde bombalı
saldırılar düzenlenmemiş
miydi
?


Toparlayalım.



Kemal Kılıçdaroğlu

, bir kahvaltı masasında topladığı yeminli

Erdoğan düşmanları

ndan aldığı sufle ile…



Ve yakın gelecekte daha da birlikte olmayı arzuladığı

PKK/HDP

çizgisinin

“ittifak çağrılarına” yeşil ışık yaktığını göstermek adına…


“Başkanlık sistemini kan dökmeden bu ülkede gerçekleştiremezsiniz”
cümlesini kurmuştur
.


Ne diyelim?



Sokma akılla bu kadar…



Sizce de öyle değil mi?



CHP'nin genetiğinde var “kan dökme” dürtüsü

… İnönü'yü 27 Mayıs'ı ve Adnan Menderes'in idamını hatırlayın yeter…


#CHP
#Kemal Kılıçdaroğlu
#HDP
#Paralel Yapı
#Başkanlık sistemi