
Sorulacak soru mu bu? Tabiî ki Ecevit, diyeceksiniz. Bravo! Oysa geçen haftaki yazılarından birinde, Tevfik Güngör hükümeti işadamlarıyla bankacıların kuracağını söylüyordu ve haklıydı. Yirmi yıl önce işadamlarını makamına kabul etmeyen Ecevit ve arkadaşları, şimdi aynı günde birer saat arayla büyük sermayenin temsilcilerine üç randevu verdiklerine göre, hükümeti kimin kuracağı belli olmuyor mu?
Bunda yanlış olan ne var, diyeceksiniz. İşadamları istikrar ister; yeni hükümetin bir an önce kurulmasına yardımcı olmaya çalışmaları normal değil mi? Bütün medenî ve demokratik ülkelerde böyle olmuyor mu?
Oluyordur herhalde! Fakat bizde durum farklı. Türkiye''de büyük sermaye asla istikrar istemez! İstikrarlı ortam, büyük kazanç sağlamaya elverişli değildir. Sistem hep diken üstünde olmalı ki, ekonomik olmayan yollarla büyük kazançlar sağlanabilsin.
Muhtemelen ANAP destekli, en azından bazı ANAP milletvekillerinin destekleyeceği, bir DSP-MHP koalisyonu kurulacaktır. Eski kapışmaları hatırlatıp, "aşırı" sağcılarla solcuların nasıl bir araya gelebileceklerini soracak kadar saf değilim. Sadece şu basit soruyu soruyorum: Bir Türk kızının başörtüsünü bu kadar mesele yapan bu iki "devletçi" parti, devleti büyük sermayeye karşı koruyabilecekler midir? TBMM''ni bir DM (devlet meclisi) olarak niteleyen "halkçı" Ecevit, başbakan yardımcısı ve başbakan sıfatıyla görev yaptığı son iki hükümet döneminde, iç borçların 24 milyar dolardan 40 milyar dolara, dış borçlarınsa 80 milyar dolardan 105 milyar dolara çıktığını bilmiyor mu? Sözcülüğünü yapacakları büyük sermaye, bu borcun temel sorumlusu değil mi? Hâlâ iki dolarlık ithalata karşı ancak bir dolarlık ihracat yaparak, iç ve dış borcu millete ödeten bu uyanık burjuvazi, devletin teminatı olabilir mi?
Sayın Ecevit, son iki yılda iç ve dış borçların yaklaşık 40 milyar dolar artması yolunda büyük hizmetler vermiş seçkin bir devlet adamıdır. Kendilerinin ve "liberal" ortaklarının sayesinde, ileride başörtüsü takacak veya takmayacak her Türk çocuğu 2000 dolar borçla doğmaktadır. MHP işte bu ateş kazanının muhafızlığını yapmaya davet edilmektedir. Bakalım "Tanrı Dağı kadar Türk, Hira Dağı kadar Müslüman" olan 130 Anadolu çocuğu, milleti de, devleti de izmihlale sürükleyen bu gidişe karşı koyacak bir irâde sergileyebilecekler midir? Yoksa, onlar da devleti kurtarma görüntüsü altında, milleti içeride ve dışarıda daha büyük borçların altına sokacak operasyonların aktörleri sıfatıyla mı tarihe geçeceklerdir? Görelim bakalım.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.