
Azerbaycan-Ermenistan ikinci savaşı olabilecek parlamanın perde arkası merak ediliyor. Hatta dış oyuncular, üzerinde zıt yönlü etki yaratmaya çalışıyor. Şanghay İşbirliği Örgütü’nün zamanlamasında patlayan kriz zirvenin zaafiyetlerinden biri olarak ele alındı. Tıpkı, yine eş zamanlamayla alevlenen Kırgızistan-Tacikistan çatışması gibi. Kundaklamadan şüphelenenler de oldu ve haklıydılar…
Özellikle Azerbaycan-Ermenistan çatışmalarının yüksel(til)mesi, ŞİÖ’nün veya genel olarak bölgeden ABD’nin arındırılması sürecinin yarattığı korkuyla ilgili. Haliyle, ŞİÖ’nün veya benzerlerinin-BRİCS, Türk Devletleri Teşkilatı, Yeniden Asya, Avrasya Ekonomik Birliği, Hazar havzası anlaşmaları, vb.-taşıdığı potansiyelin bebekken boğulması planı sahaya sürülmüş durumda.
***
Hayati ve devasa bölgede yapılan anlaşmaların bir kısmı da, yeni dünya düzeni şartlarının getirdiği endişeleri yamamak için imzalanıyor.
Mesela, yakın tarihli bir tanesi, Rusya-Azerbaycan-İran tarafından mutabık kalınan ‘Uluslararası Kuzey-Güney Ulaştırma Koridoru’nun hakkının verilmesi/geliştirilmesi ile ilgiliydi.
2030'a kadar 3 ülkenin toprakları arasında 30 milyon ton transit ve iki yönlü yük taşımacılığını hayata geçirmek için hedefler konuldu.
Aslında koridor 20 yılı aşkın zamandır var. Rusya-İran-Hindistan arasında kurulmuştu. Sonra içlerinde Türkiye ve Azerbaycan’ın da bulunduğu 10 ülke daha katıldı. Hindistan'dan Rusya'ya, aynı zamanda Kuzey ve Batı Avrupa'ya giden yüklerin ulaşım süre ve yollarını iyileştiriyor. Kuşkusuz ortakların çizdiği harita bir jeo-politik de üretiyor…
Şimdi yenilenmesi, Azerbaycan-Ermenistan savaşının çıktılarının yaratabileceği herhangi bir rahatsızlığı aşmaya destek amacı da taşıyor…
***
O kadar zor bir coğrafya ve o kadar ağır hassasiyetler barındırıyor ki Avrasya, dışarıdan etkilere de o denli açık hale geliyor…
Örnek vereyim…
Kimi tahrik/kumpas unsurları, bu “tehlike”nin Türkiye üzerinden ABD ve NATO’yu da bölgeye çekebileceğini, oradan da Kuzey Kafkasya’ya, nihayet Orta Asya’ya sıçratabileceğini ileri sürüyorlar.
***
“Orta Asya’da sadece bir örneğini anlattığımız anlaşmazlıklar Batı’nın bu yaraları kaşımasını kolay hale getiriyor” dedik ya…
ŞİÖ zirvesine Türkiye’deki tartışmalarda dahi gelen kritikler, konunun ne denli zorlu olduğunun işareti. Hele örgütü NATO ve/veya AB ile karşılaştırıp beşikte gömen yaklaşımları izledikçe, bu kıyasların Batı lehine konuşmalar olduğu hissiyatı pekişiyor, maniaların yüksekliği daha da anlaşılıyor.
Şu an Amerika’da bulunan ve BM’de yapacağı konuşma merakla beklenen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın New York’taki cümlelerinden biri de şuydu; “AB’nin güçlü konumu olan Türkiye’yi oyalama taktikleriyle bir kenarda tutması çok manidardır. İster istemez farklı arayışlara girme durumunda olabiliriz”.
O konum, Doğu’nun Batı sınırı, Batı’nın doğu sınırında bulunmakta olduğu ve yeni düzenin sadece anahtar değil kilidi olduğu gerçeğidir. İkisi de Türkiye’nin elinde. Ankara, “asıl buraya bakın” diyor.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.