
Her toplumsal olay bir veya bir kaç ismi ön plana çıkarır; Marmara bölgesini derinden sarsan depremin ünlendirdiği isim, hiç kuşkusuz, müteahhit Veli Göçer... Yalova çevresinde inşa edip pazarladığı yüzlerce dairenin çoğu yıkıldı. Kaç gazeteye manşet oldu, hesabını şaşırdım...
Kendisini tanımam, ama benim yazları geçirdiğim köyün girişine diktiği binaları gayet iyi biliyorum. Bu yaz Çınarcık''a ilk vardığımda, manav Osman, bana, "Bu yıl işler kesat" raporunu verince şaşırdım. "Veli Göçer''in dairelerine taşınan yüzlerce aileyle yeni müşterilerin oldu" diye hatırlattığımda, "Garibanlar, patlıcanı bile 250 gram istiyorlar" cevabını vermişti. Veli Göçer''den ev alıp enkaz altında kalanlar fakir-fukara takımı sizin anlayacağınız...
Veli Göçer''in Matild Manukyan''ın paralarını kullandığını duymuştum; doğrulatmam mümkün olmadı. Vaktiyle tapu memuru olarak çalıştığı, elde ettiği bilgileri kullanarak sahipsiz arazilere el koyduğu da söylendi; doğru mudur bilemiyorum. Bazı gazeteler çenesinde sakallı bir fotoğrafını yayımladılar, bazılarıysa aynı fotoğrafı çenesi traşlı bastı; adamın sakallı mı sakalsız mı olduğu bile karışık. Bizim gazeteler memleketi olan Malatya civarına sığındığını yazdılar; İngiliz Independent gazetesi ise adamın Almanya''da olduğu iddiasında.
Veli Göçer''in korkmasına gerek yok, şimdi ele geçse idam edilecek havasına aldırmasın, bu ülkede kimse müteahhitlerin kılına dokunamaz; müteahhitlerin bir tür dokunulmazlığı var çünkü...
Gölcük''te 404 Mehmetçik yanında iki amiralin de hayatlarını kaybettiği orduevi binasını da bir müteahhit yapmış olmalı değil mi? Garnizonun içindeki iki orduevinden yenisi yerle bir olurken, ''eski orduevi'' sıvaları bile dökülmeksizin ayakta. Depremin üzerinden neredeyse bir hafta geçtiği halde çöken binanın müteahhidinin kim olduğu bir ''devlet sırrı'' gibi saklanıyor... O kadar Mehmetçiğin ve iki amiralin canını kaybetmesinin müsebbibi orduevi müteahhidinin kim olduğunu öğrenmek isterdim halbuki...
Veli Göçer''in inşa ettiği binalardan hangilerinin çöktüğünü, kaç kişinin öldüğünü ezbere biliyoruz. Ancak, Yalova''nın girişinde yer alan bir dizi pahalı tatil beldesini inşa eden ünlü firmaların adları şöyle bir geçiyor, sonra unutulmaya terk ediliyor... Oysa, o tatil beldelerini inşa eden Ceylan, Yüksel, Aydın gibi adlar taşıyan inşaat firmaları başka yönlerden de önemli... Aydın İnşaat''ın vefat etmeseydi muhtemelen Yalova milletvekili olarak yeniden Meclis''e girecek olan DYP''li patronu Cevdet Aydın, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel''in İstanbul''daki evinin de müteahhidiydi sözgelimi... Evinin depreme dayanıklılık derecesini ölçtürmeli Süleyman Bey...
Eskişehir''de çöken ve otuziki kişinin öldüğü Tarhan apartmanının mimarını da anmakta yarar var. Tarhan Aapartmanının mimarı Haşim Güngörsün 15 yıl kadar önce Mararis''e yerleşmiş ve orada bir çok esere mimar-müteahhit olarak imza atmış... "Paşaların müteahhidi" sıfatıyla ünlü Haşim Bey; çünkü Kenan Evren''in "Müteahhit maliyetine yaptı" dediği Armutalan mevkiindeki villanın müteahhitiymiş o... İki emekli genelkurmay başkanı daha Haşim Bey''in deneyimli ellerine teslim etmişler Marmaris''te yaptırdıkları villaları...
Türkiye''de müteahhitler siyaset ve medya ile içiçeler. Bazıları bir ara gazete patronluğuna da soyunmuşlardı; daha sonra medya dokunulmazlığı kazanmanın daha ucuz yolları bulunduğunu öğrenip basın alanından çekildiler. Ne lüzum var gazete çıkaracağım diye trilyonlar dökmeye; medyanın öndegelen isimleriyle komşu olmak bile insana dokunulmazlık kazandırıyor bu memlekette... Medyamızın ünlüleri müteahhitlerin müşterileri aynı zamanda; bizim memlekette insanlar alışveriş ettikleri ve kendilerine anlayış göstermiş kişilere karşı o kadar sert davranamıyor. Medya yöneticilerinin olağanüstü nâzik insanlar oldukları gazetelerinin lüks inşaat yapan müteahhitlere karşı anlayışlı tavırlarından da belli. Veli Göçer de binalarını tuzu kurular için yapsaydı adından söz edilmeyecekti...
Mehmet Altan, Sabah''ta, Prof. Eser Karakaş''ın bir tespitini hatırlattı: Türkiye''de siyaset müteahhitler tarafından finanse ediliyor... Müteahhitleri kendi eliyle seçiyor devlet, palazlandırıyor; müteahhitler de devlet nâmına kendilerine el uzatan siyasileri destekliyorlar... Prof. Karakaş''ın hesaplarına göre, 100 liraya bitirilebilecek işler 170 liraya müteahhite veriliyor; aradaki 70 liranın bir bölümü siyasetin finansmanına gidiyor...
Her şey bir tarafa, dört gündür işin arkasındayım, Gölcük''teki orduevi inşaatını hangi müteahhidin yaptığını öğrenmem mümkün olmadı. Böyle bir ülkede, yüzlerce kişinin can verdiği enti püften binaları inşa eden bir müteahhidin başı ağrır mı? Veli Göçer''in hukukî açıdan arkasına düşülse aynı ''suçu'' işlemiş diğer müteahhitleri de yargı önüne çıkarmak gerekir. Güldürmeyin beni...
NOT: Konuyu kendisine açtığım müteahhitler dünyasına yakın bir dostum, "Gerçekten bilmiyor musun, yoksa tecâhül-i ârifâne mi yapıyorsun?" diye sordu bana. Meğer, Gölcük''teki yeni orduevi binası dahil Donanma Komutanlığı''na ait bir çok yapının müteahhidi bir ara siyasete atılıp bakanlık da yapan ve Güneş gazetesinin de sahibi olan Mehmet Ali Yılmaz''mış...
Mehmet Ali Yılmaz mı? Peki de, müteahhidin o olduğu neden ''devlet sırrı'' gibi saklanıyor?
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.