Türkiye adına, insanlık adına, sosyoloji adına

Yasin Aktay
Yasin AktayYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 02/11/2022, Çarşamba • Yeni Şafak Haber Merkezi
Türkiye adına, insanlık adına, sosyoloji adına
Aydınlanma dedik, bilimsellik dedik, ilerleme dedik, modern dedik, yetmedi postmodern dedik,
dönüp dolaşıp insanlık adına geldiğimiz noktanın en ilkel insanın düşünme seviyesinden bir arpa boyu yol ilerlememiş olması insanlığın büyük trajedisi olsa gerek.
Son zamanlarda insanların değişik olaylara verdiği tepkilere, bu tepkiler adına ortaya koydukları düşünce performanslarına baktığınızda bu intibaa kapılmadan edemiyorsunuz.
Birbirlerine sloganlar haykıran profesörler, sövgüler fırlatan siyasetçilerden biraz hallice olabiliyor.
Siyasal-sosyal analiz diye insanların sadece en basit duygularını, nefretlerini veya aşırı sevgilerini yüzlerine yansıyan ifadeleri de esirgemeden otomatiğe bağlayarak döktürmeleri ülke adına da gelecek adına da umudu tüketen manzaralar.
Şükür ki, Allah’tan ümit kesilmez
, O umudun en tükenmeye yüz tuttuğu anda, tam da bu manzaraları bile bize ayrı bir ayet gibi, hakikatin aydınlatıcı farkını yaşatmak için gösteriyor.
Türk Tabipler Birliği
adına nasıl bir konuşma yetkisi almışsa,
bir tabip, hiçbir delile dayanmadan sadece nefretini ifade etmek üzere TSK’nın kimyasal silah kullandığını büyük bir rahatlıkla, önünü ardını düşünmeksizin söyleyebiliyor.
Onun bu duygusal sözlerini alan sözümona
sanatçı, Fincancı
’nın bu iftira ve nefret cürmünden dolayı uğradığı takibatı
“sadece barış dediği için tutuklanan”
diyerek başka bir mecraya taşıyor.
Ne tabiplikle ne barışseverlikle ve ne de sanatçılıkla hiçbir alakası olmayan bu sözlerin asıl alıcısı ve hedefi belli.
İnanan olur mu bu hezeyanlara, çıkar maalesef. İnanandan çok inanmak isteyen çok olunca hezeyan dediğimiz şey bir operasyonun taammüden atılmış kötü niyetli bir adımı oluyor. Teröre karşı en haklı ve en başarılı mücadelesini vermekte olan Türkiye’nin karşısında sadece ideolojik bir motivasyonla hareket eden silahlı militanlar yok. O militanların arkasında kelimenin tam anlamıyla yedi düvel var ve
o düvelinse hakikat, haklılık, hak veya adaletle işleri yok. Bir savaş içindeler ve Türkiye’ye dair üretilecek her tür iftirayı, bu savaşta ona zemin ve haklılık kaybettirecek her tür söylentiyi yüksek fiyat ve itibar biçerek satın almaya hazırlar.
Sadece barış dediği için kimsenin Türkiye’de tutuklanmadığını, sadece görüşünü söylediği için kimsenin en ufak bir takibata bile maruz kalmadığını, Türkiye’nin öyle bir ülke olmadığını bilmezler mi?
Bal gibi biliyorlar. Ama mevzu bilmek değil ki. Bu bilginin Türkiye’ye karşı kirli savaşlarında ne işe yaradığı önemli, değil mi?
17-25 Aralık’tan kısa bir süre sonra Avrupa Birliği Temsilcilerine verilen bir yemekte, dönemin parlementerleri olarak biz de davet edilmiştik. FETÖ adına katılan bir gazeteci hiç utanmadan ve İngilize olarak
“bu ülkede Erdoğan’ı eleştirdiğiniz bir tweet attığınız anda kendinizi hapiste bulursunuz”
demişti. Ben de tanıdığım ve sabahtan akşama Erdoğan’a demedik laf bırakmadığını bildiğim bu şahsa
“afedersiniz ama şu anda sizin burada ne işiniz var?”
diye sormuştum. “Nasıl yani?” diye tepki verince,
“bilebildiğim kadarıyla sizin iddianıza göre sizden daha fazla Erdoğan’ı eleştiren birini tanımıyorum ama siz hala hapiste değil, buradasınız, nasıl olur bu?”
diye tamamlamıştım sözlerimi. Ancak görebildiğim kadarıyla orada toplanan
Avrupalı siyasetçiler “diktatörleşmiş bir Erdoğan” hikayesinin yalanına da yüksek ücret verebilecek kadar iştahlıydılar.

Öyledir bu işler. Bazen yalanına bile ceketinizi çıkarıp verebileceğiniz beklentileriniz olur ve o durumda yalanını gördüğünüzde doğrusuna dönüp bakmıyorsunuz.

Bu tür yalanlara, sloganlara, yüzeyselliklere bu kadar sıradan siyasetçiler kapılsın, zaten yeterince ve fazlasıyla kapılıyor da,
sosyoloji profesörü diye bildiğimiz birinin velev ki siyasi tartışma yaparken sloganlardan, hazır klişe repliklerden medet umması ülke adına ayrı bir utanç sebebi.
Prof. Dr. Emre Kongar
iktidarın insanları nasıl kutuplaştırdıklarından bahsederken, sanırsınız sosyolojik müktesebatıyla dişe dokunur bir analiz yapacak da gerçekten iktidar bir kutuplaşma yapmışsa bunu aşmanın bir yolunu gösterecek. Nerde?!
Siyaset holiganlarının diline dolanmış, sosyal medyada müptezel söylentiler haline gelmiş hazır lafları alıntılayıp iktidara mal ediyor.
Mal ettiği sözlerden biri de bana isnat edilenlerden.
“Öcalan dünyanın geleceğini çok iyi okuyor”
demişim güya. Gerçekten demiş miyim, nerede demişim, nasıl demişim, hangi bağlamda demişim hiç önemi yok.
Kafasındaki duyguları, o duygularla oluşturduğu zihin ve duygu konforunu çok iyi besliyor.
Kesin demişimdir. Sosyal medya çöplüğünde o çöp sözler omuzlarının üzerinde taşıdıkları kafanın ne işe yaradığına dair hiçbir fikirleri olmayan troll-holiganlar tarafından sürekli eşeleniyor zaten.
Kongar’ın bunlardan biraz farklı olması gerekmez miydi?
Oysa hikâyenin özünü daha önce de defalarca anlattım: Çözüm sürecinde PKK’dan silah bırakması, ülke topraklarını terk etmesi bekleniyordu.
Öcalan da bunu sağlamak için PKK’ya artık silahı bırakması ve Türkiye’nin düşmanlarına artık alet olmaması, onlara hizmet etmekten vazgeçmesi yönünde oldukça istisnai, yani kendisinden beklenmeyen, bir çağrıda bulunmuştu. Biz de sadece bu çağrısını olumladık.
Bunun iyi bir okuma olduğunu söyledik,
asla ne dünya görüşünü, ne terörünü, ne mücadelesini hiçbir zaman desteklemedik
. Sözlerimizin evveli ve devamını kesip sadece bu 6 kelimelik cümleyi alıp tedavüle sokan troll-holiganlara bir şey diyemem elbet. Onlar umutsuz vakalar.
Ama bilgi, haber, veri kaynakları üzerine onca metodolojik bilgiyi yemiş yutmuş bir sosyoloğun dönüp bu troll-holiganlardan rol kapma noktasına gerilemiş olması
karşısında, ne yalan söyleyeyim, bir hüzün kapladı içimi. Türkiye adına, insanlık adına, sosyoloji adına.
Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026