Askerlik süresi popülizm kaldırmaz

Ali Rıza Alaboyun
00:0016/03/2011, Çarşamba
G: 15/03/2011, Salı
Yeni Şafak
Askerlik süresi popülizm kaldırmaz
Askerlik süresi popülizm kaldırmaz

Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları tamamen hazırlıksız, o an için popülist amaçla söylenmiş ve kendi içersinde tutarsız olan açıklamalardır. Kılıçdaroğlu'nun dediği gibi askerliği 15 aydan 6 aya düşüreceğim demek, ordunun temel asker ihtiyacını sıkıntıya sokmak demektir.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu geçen hafta seçim startını verdiği toplantıda, askerlik konusunu gündeme getirdi. Bedelli askerlik beklentisinin olduğu bir dönemde Kılıçdaroğlu'ndan gelen askerlik süresinin 6 aya kadar indirilmesi, üniversite öğrencilerinin yaz tatillilerinde askerlik yapabilecekleri vaadi, birçok soruyu da beraberinde getirdi. Kısa dönem askerlik, bedelli askerlik derken, askerlik tartışmaları siyasetin merkezine oturdu. Bugün konunun uzmanlarından biri olan NATO Parlamenterler Asamblesi üyesi ve Aksaray Milletvekili Ali Rıza Alaboyun'la Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarını ve askerlik konusunu konuştuk.
CHP lideri Kılıçdaroğlu'nın askerlik süresinin 6 aya düşürülmesi, yaz tatilinde askerlik önerisi uygulanabilir öneriler midir?

Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları tamamen hazırlıksız, o an için populist amaçla söylenmiş ve kendi içersinde tutarsız olan bir açıklamadır. Türkiye zorunlu askerliğin alternatifsiz uygulandığı bir ülkedir. Sayın Kılçdaroğlu'nun dediği gibi askerliği 15 aydan 6 aya düşüreceğim demek, ordunun temel asker ihtiyacını sıkıntıya sokmak demektir. “Üniversitede okuyanlar yaz tatillerinde askerlik yapacak” diyor. Yani bir yaz tatilinizde gelecek, iki ay yapacaksınız, bir sonraki yıl diğer iki ay daha yapacaksınız bu şekilde askerliğinizi tamamlayacaksınız. Bir anlamda part-time askerlik yapacaksınız dünyanın hiçbir yerinde böyle bir uygulama yok. Bu teklif oy avcılığı ve popülizm uğruna askerliği sulandırmaktan başka bir şey değildir.

Bir kere askerlik özel eğitim ve yetenek isteyen ciddi bir iştir. Sürekli muharebeye hazır, hareket kabiliyeti ve kapasitesi yüksek, kendine has kültürü ve aidiyeti olan bir kurumdur. Öyle birkaç ay askerlik yapmak ile bu kültürün ve aidiyetin oluşması mümkün değildir. Kısa dönem askerlik olsun, bedelli askerlik olsun bu uygulamaların tamamı askere gitmemiş ve her yıl yığılmakta olan gençleri eritmeye yönelik palyatif çözümlerdir.

ÇÖZÜM GÖNÜLLÜLÜĞE DAYALI PROFESYONEL ASKERLİK
Esas çözüm nasıl olacak?

Asıl çözüm NATO da köklü gelenekleri olan orduların yaptığı gibi, Türkiye de bir an önce zorunlu askerlik uygulamasından vazgeçip gönüllülük esasına dayalı profesyonel askerliğe geçmelidir. Çözümü burada aramak lazım, popülist söylemlerle bu sorun çözülmez.

NATO ülkelerinin askeri yapılanmalardaki temel prensipleri nelerdir?

NATO nun genel prensibi İngilizce tabirle 'Cut fat, build muscle' prensibidir. Yani organizasyonu 'yağlarından kurtulmuş ve kaslarını güçlendirmiş' canlı ve diri bir gövde olarak tutmak. Bu prensiple asker sayısını azaltmayı, kapasitesini artırmayı, hareket kabiliyetini ve vurucu gücünü etkin bir şekilde kullanmayı amaçlamıştır. Eskiden savaşlar meydanda yapılırdı. Bunun için muharebelerin adı meydan muharebesi olarak geçer ve askerler karşılıklı silahları ile mücadele ederlerdi. Bu nedenle çok askere ihtiyaç duyulurdu. Ancak günümüzde savaş teknikleri ve yöntemleri değişti. Savaşları daha çok askeri olan ordular değil, daha çok bilgisi, teknolojisi, kapasitesi ve yeteneği olan mo-dern ordular kazanıyor. Modern orduların tamamı profesyonel orduya geçti.

Meclis'ten yeni geçen sözleşmeli er kanununu, profesyonel askerlik açısından katkı sağlayacak mı?

Sözleşmeli er yasası profesyonel ordu için olumlu adım. Ancak bu sistem zorunlu askerliğin bir parçası olarak ele alındı. Yani sözleşmeli er olarak alınacakların askerliklerini tamamlamış olmaları şartı var. Fakat yasada başvurularda gönüllük esasının olması ve belli bir dönem için sözleşme imzalaması nedeniyle, profesyonel ordu için iyi bir alt yapı oluşturacaktır. Bu durum askerlik için gerekli olan kültürün ve aidiyetin oluşmasına katkı sağlayacaktır.

Askerlik süresi ve bedelli askerlik her zaman tartışma konusu olmuştur. Sorun nereden kaynaklanıyor?

Sorun zorunlu askerlikten kaynaklanıyor. Çünkü zorunlu askerlik, askerlik çağına gelmiş her gencin belli bir süre silah alına alınması demektir. Zorunlu askerlikte orduların asker sayısını ülkenin nüfusu belirler. Hâlbuki modern ordularda asker sayısını o ülkenin ihtiyaçları belirler. Türkiye'de zorunlu askerlik uygulaması alternatifli değildir. Katı bir uygulamadır ve her genci askere alır. Hal böyle olunca Türkiye'deki asker sayısını zorunlu askerlik uygulaması nedeniyle nüfus belirliyor.

Bir örnek vermek gerekirse, nüfusumuz şu an 73 milyon ve yaklaşık bu yıl içersinde 675 ila 700 bin Türk genci askerlik çağına girmiş olacak. İleriki yıllarda nüfusumuz arttıkça askerlik çağına giren gençlerin sayıları da artacak. Bu gençler eğitim vs. gibi çeşitli nedenlerle zamanında askere gitmedikleri için yığılmalara neden oldu. Bu yığılmanın bir milyona dayandığı tahmin ediliyor. Bu yığılmanın eritilmesi gerekiyor.

Mesela NATO üyesi Almanya'da alternatifli zorunlu askerlik sistemi vardı. Bu sisteme göre 800.000 Alman genci askerlik açığına giriyordu. Ordu sadece 90.000'ini silâh altına alıyordu. Onlar da genelde gönüllü gitmek isteyenlerden oluşuyordu. Geri kalan 710.000 kişi istedikleri herhangi bir sosyal hizmet programında görev alarak bu sorumluluğu yerine getirmiş oluyordu. Dolayısıyla Almanya'da askere gideceklerde bir yığılma söz konusu olmuyordu. Buna rağmen Almanya 2010 yılında çıkarttığı yasa ile bu uygulamadan vazgeçti ve 2011 Mart ayından itibaren tamamen gönüllük sistemine dayalı profesyonel askerliğe geçti.

Peki, bu yığılmaları eritmek için ne yapılması lazım?

Yığılmaları eritmek için, ülkemizde en sık başvurulan yöntem, ya askerlik süresini kısaltmak ya da bedelli askerlik yoluna başvurmaktır. Ancak bu uygulama, gerek eğitim gerekse parasal imkân açısından, kısa dönem ve bedelli askerlikten yararlanma şansı olmayan ve uzun dönem askerlik yapmak zorunda kalan gariban Anadolu çocuklarının 'vatani görev' duygusunu zedeliyor. Çünkü bu çocuklar ordunun askerlik yükünü üstleniyorlar. Sistem zorunlu askerlik esasına dayandığı için, askerlik süresinin kısa olması ordunun asker ihtiyacını karşılamada sıkıntılara neden olabilir.

ZORUNLU ASKERLİĞİN MALİYETİ
Her gencin askere alınması, TSK'ya ne kadar katkısı oluyor.

Askerlik fiziksel ve ruhsal yönden kendini hazır hisseden ve askeri yeteneklere adapte olabilecek genç, dinamik ve gönüllü kişilerin yapabileceği bir iştir. Dolayısıyla fiziksel bir engeli olmayan fakat adaptasyonu ve askerliğe eğilimi bulunmayan gençleri zorunlu olarak askere aldığınızda, bu gençlerin TSK'ya bir katkıları olmadığı gibi ayrıca külfet oluştururlar. İhtiyaç fazlası bu gençler, TSK'nın farklı alanlarda ihtiyaç duyduğu iş gücüne ücretsiz katkı sağlamış olurlar. Bunu da askerlikten saymak ne derece doğru olur bilmiyorum.

Bir de iş-güç sahibi olmuş veya istihdam sağlayan gençlerin zorunlu olarak askere alınması var. Bu kişilerin askere alınmaları bu süre boyunca ülke ekonomisine sağladıkları katkının ortadan kalkması demektir. Bu sayede sadece ülke ekonomik kayba uğramıyor aynı zamanda askere alınmaları ile devletin bütçesine gelen yük de artıyor. Diğer bir konu da askerliğin toplumda 'vatani görev' olarak algılandığı kadar, iş kurmada ve evlenmede bir an evvel aradan çıkartılması gereken bir iş gibi görülüyor olmasıdır. Kısacası aklı bir an evvel işinin başına dönmek veya ailesine kavuşmak olan bir kişiden gerçek anlamda askeri bir verim alamazsınız.

TEK TİP ASKERLİK ÇÖZÜM DEĞİL
Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner'in tek tip askerlik önerisi çözüm getirir mi?

Genelkurmay Başkanı, yakında doğabilecek asker açığını görebildiği için bir çözüm arayışındadır. Ancak meseleye zorunlu askerlik kavramından bakıyor. Basından öğrendiğimiz kadarıyla, herkesin 9 ay askerlik yapmasını öneriyor. Demokratik ülkelerde kazanılmış haklar söz konusudur. Bu öneri askerliğini 15 ay er olarak yapacaklar için cazip gelirken, askerliğini 6 ay kısa dönem yapacak olanlar içinde kazanılmış bir hakkın kaybı anlamına gelir. Bu konuda özellikle üniversite bitirmiş, yüksek lisans ve doktora yapmış bu insanları cezalandırmak olur. Mesela Rusya'da zorunlu askerlik olmasına rağmen yüksek lisans ve doktora yapanlar askerlikten muaf tutuluyor. Çözüm tek tip askerlikte değildir. Çözüm, köklü gelenekleri olan NATO'nun büyük ordularının yaptığı gibi, zorunlu askerlikten vazgeçip, gönüllü profesyonel askerliğe geçmektir.

Profesyonel askerliğe geçmenin bütçeye büyük yük getireceği söyleniyor, katılıyor musunuz?

Bu tür dönüşümler her zaman maliyetli olur. Ancak sistem oturduktan sonra bütçeye olan yükü büyük ölçüde azalmaktadır. Yine ABD'den bir örnek vermek gerekirse, zorunlu askerliğin uygulandığı 1970'li yıllarında asker sayısı 3,5 milyon civarında iken savunma bütçesinin %36'sı personel harcamalarına giderken, 2000'li yıllarda asker sayısı 1,5 milyona ve personel harcamaları da %27'ye düşmüştür. Askerlerin ekonomik ve sosyal imkânları iyileştirilmiş, modern teçhizat ve silaha daha çok para ayırma imkânı doğmuştur. Benzer süreç diğer ülkelerde de yaşanmıştır. Profesyonel askerliğin orta ve uzun vadede bütçeye olan yükü, zorunlu askerlikle kıyaslanınca, giderek azalma göstermektedir.

Peki, profesyonel askerliğe geçilirse askere gitmemiş olan ve yığılan gençlerimizin durumu ne olacak?

Eğer zorunlu askerliğin kaldırılmasına ve profesyonel orduya geçme kararı alınırsa, geçiş dönemi için yapılacak bir düzenleme ile askere gitmemiş olan gençlerin bedelli askerlik yolu ile eritilmeleri yoluna gidilmelidir. Bu sayede maliyeye ek bir gelir sağlanmış olacaktır. Bedelli askerliği bekleyerek askere gitmekten kaçan asker kaçaklarının da önüne geçilmiş olacaktır.