Niğde denince hemen akla o meşhur "Geçti Bor'un pazarı sür eşeğini Niğde'ye" özdeyişi gelir. Niğde çoğu zaman kaçırılan bir fırsatı hatırlatıyor ancak Niğde ve ilçesi Bor'da yaşayanlar 2004 Belediye Seçimleri'nde kaçırdıkları fırsatı 22 Temmuz'da kaçırmak istemiyor ve iktidar partisinden yana tavır almış görünüyor.
Elması-patatesi ve soğanıyla meşhur Niğde artık beyaz altın olarak tabir edilen mozaik madeni ve siyah altın olarak bilinen petrolle anılacağa benziyor. Zira rezerv bakımından Batman'dan sonra en zengin rezerve sahip olduğu tespit olunan Bor'a bağlı Badak köyünde bulunan petrol, Bor'un ve Niğde'nin yeni umudu olmuş durumda. Bu nedenle Niğde'nin ekonomik geleceği nasıl ki Bor'daki petrol kuyularında saklı ise 22 Temmuz seçimlerinin Niğde'de ki sonucu da Bor'da ki sandıklarda saklı. Merkez ilçe dışında Niğde'nin Altunhisar-Bor-Çamardı-Çiftlik-Ulukışla olmak üzere 5 ilçesi bulunuyor. Bor'un seçmen sayısı diğer ilçelerden Altunhisar-Çiftlik ve Çamardı'nın toplam seçmenine eşit. Bu durumda merkez ilçeden sonra seçimin kaderi Bor'un pazarından geçiyor.
Yeni yapılan Toki konutları, bulunan petrol yatakları ile giderek daha da önem kazanan Bor'un geçmişten beri siyasetteki ağırlığı, bu seçimlerde de hissedilecek. Bor 40 yıldır devamlı milletvekili çıkarmış bir ilçe. Haydar Özalp, Doğan Baran gibi bakanlık yapmış isimleri Türk siyasetine kazandıran ilçe. Bor'un bu özelliğine güvenerek yola çıkmış gözüken eski bakan ve ANAP'ın eski genel sekreteri Akın Gönen'in az da olsa bir oy potansiyeli mevcut. Çünkü, Niğde'de Partisine ve liste başı adaylarına kızan bazı MHP'liler ve bazı CHP'lilerin bağımsız aday Akın Gönen'e destek sözü verdikleri konuşuluyor.
Siyasette çok etkin olan Bor'lular her dönemde olduğu gibi bu dönemde de bir vekille temsil edilmek istedikleri için Bor kökenli adaylardan kazanabilecek olana yüklenmek niyetindeler. Bunu bilen partilerin çoğu anlaşmış gibi 2. sıra adaylarını Bor'dan tespit etmişler. Mevcut şartlarda 2. sıradan sadece AK Parti'nin mlletvekili çıkarabilecek olması Borlular'ı AK Parti'ye yöneltiyor. Bu yöneliş sandığa yansıdığı takdirde AK Parti 2. sıra adayı Eczacı Muharrem Selemoğlu'nun kazanmasına kesin gözüyle bakılıyor.
AK Parti her yerde olduğu gibi Niğde'de de harıl harıl çalışıyor. 1. sıra adayı hukukçu emekli hakim Yarbay İsmail Göksel siyasete 3. sıradan aday olarak başlasa da uzun soluklu bir maratonun ardından ve tecrübesinin katkısıyla liste başında yer almayı başardı. 2. sıra adayı Bor'da ve Niğde'de yıllarca eczacılık yapmış olan Muharrem Selemoğlu ise her iki merkezde de tanınan bir isim. 3. sıradan aday olan Dahiliye Uzm.Op. Dr. Aydın Zafer Ecemiş de uzun yıllar Ankara'da doktorluk yaptı ve Sağlık Bakanlığı'nda üst düzey idari görevlerde bulundu. Bu görevleri esnasında Niğde'den Ankara'ya gelen her hemşerisi ile yakinen ilgilenen Ecemiş'in Niğde'nin her tarafında yaşayan yüzlerce hasta ve yakınları ile sıkı bir dostluk içinde olması 3. sıradan seçilmesinde büyük rol oynadı. Ayrıca kendisinin Çamardı doğumlu oluşu Çamardı ilçesi ve Niğde merkezindeki Çamardılıları heyecanlandırmış durumda. Çamardılılar hemşerilerini meclise gönderme konusunda kararlı.
2002 seçimlerinde AK Parti 65 bin (%42), CHP 28 bin (%18), DYP 18 bin (%12) MHP 15 bin (%10) civarında oy aldı. AK Parti üç sıfır sonucunu az farkla kaçırarak iki, CHP bir milletvekili çıkardı. 2004 mahalli seçimlerinde ise AK Parti 70 bin, MHP ve CHP 30 bine yakın ve DYP de 20 bin civarında oy alabildi. Mahalli seçimlerde AK Parti oylarını arttırsa da Niğde ve Bor belediyelerini MHP'ye kaptırdı.
Bu seçimlerde CHP Milletvekili Orhan Eraslan'ın CHP'den tekrar aday oluşu milletvekilliği döneminde Niğde İl Teşkilatı ile yaşadığı sorunlar nedeniyle kendi teşkilatında tepki ile karşılanmış durumda. Bu yüzden CHP'nin Niğde'de önceki oylarını koruyamayacağı tahmin ediliyor. MHP adayı Mümin İnan da Niğde'de belediye seçimlerinde belirleyici olan Selanik göçmenlerinin oylarıyla üst üste 2 dönem Belediye Başkanı seçilmişti. 22 Temmuz seçimleri için görevinden istifa eden İnan yerel seçimlerdeki rahatlığını kaybetmiş bir tavır sergiliyor.
Niğde'de şu ana kadar Başbakan Recep Tayyip Erdoğan dışında sadece Mehmet Ağar miting yapabildi. Seçime kısa bir süre kalmasına rağmen ne Deniz Baykal ne de Devlet Bahçeli'nin Niğde'de miting düzenlememeleri Demokrat Parti'lileri cesaretlendirdi. Demokrat Parti adayı Naim Erem'in CHP ve MHP'den kaçan bazı oylarla hamle yapması halinde dengelerin değişebileceği düşünülüyor. Nitekim Niğde'de yapılan bazı anketler de bu kanaati pekiştiriyor. Bu anketlerin çoğunda AK Parti açık ara önde. Köy ve kasabalarda AK Parti dışındaki partilerin en büyüğü % 10 civarında. Niğde genelinde ise AK Parti % 46, CHP % 13,5, MHP 14,5, DP % 14, Bağımsız % 4,5, SP % 4, GP % 3,5.
Niğde mitinginde, karanfillerle halkın huzuruna çıkan Başbakan Erdoğan, herkesi teröre karşı işbirliğine davet etmiş ve "Eğer derdiniz özgürlükse bunu gelir demokratik parlamenter sistem içinde yaparsınız" demişti
Niğde'de coşkulu bir kalabalık tarafından karşılanan Başbakan Erdoğan'dan önce söz alan Bakan Gül Niğdeliler'e "Sevgili hemşehrilerim" diye seslenmiş karşılığında da "Çankaya senindir, senin olacak" tezahüratını almıştı. Gül ise bu tezahürata "Çankaya benim değil, milletin olacak, halkın, herkesin olacak. Belli çevrelerin değil bütün milletin olacak" şeklinde cevap vermişti. Karanfillerle halkın huzuruna çıkan Başbakan Erdoğan'ın konuşmasından önemli satır başları da Niğdeliler'in hafızasına şöyle kazınmıştı: "Milletimiz beraber, yek vücut olarak teröre de gereken dersi verecektir. Malesef bugüne kadar teröre karşı ciddi bedeller ödedik. Resmi rakamla şehitlerimizin sayısı 15 bini buluyor. Bu acı yüreklerimizi dağlıyor. Her gelen hükümet teröre karşı mücadelesini yapıyor. Seyirci kalacak hali yok tabi. Biz de teröre karşı mücadelemizi sonuna kadar vereceğiz. Eğer derdiniz özgürlükse bunu gelir demokratik parlamenter sistem içinde yaparsınız. Bizim Kürt kökenli vatandaşlarımızın temsilcisi PKK olamaz, asla. Vatandaşlarımız arasında ayrımcılığı asla kabul edemeyiz. Biz vatandaşlarımızı Yunus Emre'nin deyişiyle Yaradılan'ı sev Yaradan'dan ötürü anlayışıyla severiz. Bizi bir, beraber yapan bu. Bu kardeşlik iklimini bozmak mümkün olmayacaktır. Birlik ve beraberliğimiz 4 kelimede anlam kazanıyor. Tek millet, tek bayrak, tek vatan ve tek devlet. İşte aydınlık yarınlara böyle yürüyoruz."
Başbakan Erdoğan, milletin güç kazandıkça muhalefetin güç kaybettiğini vurgulamış, kenarda köşede koalisyon gayretleri başladığını söylemişti. Laf salatasıyla milliyetçilik olmayacağını vurgulayan Erdoğan, şu ifadeleri kullanmıştı: "Milliyetçilik iddiasındakilere soruyorum kendi iktidarında kaç defa Türki cumhuriyetlere gittin? Lafla olmuyor, icraat gerekiyor. Şimdi bunlar bir de mazotçu oldu. Biri diyor Ben bu kadar vereceğim, diğeri ben şu kadar vereceğim. Bunların hepsi palavra. Türkiye'nin petrol kuyuları mı var ki böyle vereceksin? İmarzedelere biz sahip çıktık. İmar bankasının sahipleri kim biliyorsunuz. 9 katrilyon ödedik. Devlet soyuldu. Babası, kardeşi kaçak şimdi. Niye kaçak? Yoksa bir yanlışı kaçmasın. Sorulunca Bu benim özelimdir falan diyor. Dürüst davranalım. Siyaset dürüst yapılırsa ülke kazanır. Milletimiz kimin ne olduğunu daha iyi biliyor."
Niğde'de gezilip görülmesi, ziyaret edilmesi gereken yerlerden birisi de hiç şüphesiz Selçuklular döneminde 1. Alaaddin Keykubat döneminde şehrin merkezinde Alaaddin tepesine yaptırılmış "Alaaddin Camiidir". Caminin kapısı ile ilgili olarak şu hikaye anlatılır: "Cami yapan taş ustası, sevgilisinin resmini giriş kapısına işlemiş, Burayı yaptıran beyin kızına aşık oluyor taş ustası. Kızı istiyor, vermiyorlar. 0 da aşkını taşa işliyor. Taç başlı kadın işlemesi işte böyle bir hikaye sonucunda ortaya çıkıyor. Yaz aylarında öğleden önce görülebilen, başında taç olan, saçları lüle lüle bir kadın çıkıyor ortaya."






