
Türkiye’nin savunma sanayii kuruluşları bugün birer küresel markaya dönüştü, 5 şirket dünyanın ilk 100 savunma sanayii kuruluşu listesinde yer aldı. Türk firmaları artık sadece ürün ihraç eden değil, farklı ülkelerde üretim, ortaklık ve teknoloji yatırımları yapan uluslararası aktörler haline geldi.
ATAK helikopterlerinden insansız hava araçlarına, muharip uçaktan kamikaze dronlara, MİLGEM korvetlerinden denizaltılara, zırhlı araçlara ve akıllı mühimmatlara kadar geniş bir yelpazede geliştirilen yerli ve milli sistemler, Türk savunma sanayiinin uluslararası pazardaki görünürlüğünü artırdı. Farklı coğrafyalara yapılan ihracatlar, Türkiye’nin teknoloji üretim kapasitesinin dünya ölçeğinde kabul gördüğünün somut göstergesi oldu. Özellikle insansız hava araçlarında elde edilen başarı, diğer kara, deniz ve hava platformlarının da dünya pazarlarında kendilerine daha rahat yer bulmasını sağladı. Türk şirketlerinin geliştirdiği radar sistemleri, elektronik harp çözümleri, komuta-kontrol yazılımları ve akıllı mühimmatlar, güvenilirlik, maliyet etkinliği ve sahadaki performanslarıyla birçok ülkenin ilgisini çekmeye başladı.
BAYKAR’IN İTALYA HAMLESİ
Türk savunma sanayiinin dışa açılımında önemli gelişmelerden biri Baykar’ın İtalya’da yaptığı ortaklık ve şirket alımı oldu. Mart 2025’te Baykar ile İtalya merkezli yüksek teknoloji, havacılık, savunma ve güvenlik şirketi Leonardo, insansız hava araçları ve ilgili sistemlerin geliştirilmesi için anlaşma imzalandı. Bu anlaşma sonucu iki şirketin eşit ortaklığıyla İtalya merkezli bir ortak girişim kurulacağı açıklandı. Bu şirket İHA tasarımı, üretimi, bakım, entegrasyon ve ilgili görev sistemleri üzerinde çalışacak. Plan, hem Türkiye’de hem de İtalya’da üretim yapmak.Baykar, İtalya’nın 140 yıllık havacılık devi Piaggio Aerospace’i de bünyesine kattı. Satın alma süreci, 30 Haziran 2025’te İtalya’da düzenlenen imza töreniyle resmen tamamladı. Baykar, Piaggio’nun tarihi ve “İtalyan havacılık geleneği” mirasını korumayı ama aynı zamanda bu altyapıyı hem sivil hem askeri (özellikle drone/İHA) üretimi için kullanmayı amaçlıyor. Gelişim planının temel hedefleri arasında, efsanevi P.180 Avanti EVO uçaklarının yenilenen teknolojik kabiliyetleriyle küresel pazara yeniden sunulması yer alıyor.Baykar’ın Piaggio’nun altyapısını satın alması, firmanın Avrupa’da özellikle AB/NATO pazarlarında daha rahat üretim, bakım ve teslimat yapabilmesini mümkün kılıyor. Bu, bazı Avrupa ülkelerinde Türkiye menşeli savunma sanayii ürünlerine karşı olan politik/düzenleyici direnci aşmak için stratejik bir adım.

ENDONEZYA’YA 48 KAAN SATIŞI
Türk şirketlerinden biri daha son olarak temmuz ayında düzenlenen Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda önemli iş birliği anlaşmaları imzalandı. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından başlatılan ve Türk Havacılık Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından geliştirilen Milli Muharip Uçak KAAN Projesi kapsamında, Endonezya ile 48 adetlik satış sözleşmesi imzalandı. Milli imkanlarla tasarlanan, geliştirilen ve üretilen KAAN’ın Endonezya’ya satışına yönelik anlaşma, Türk savunma sanayiinin bugüne kadarki en büyük ihracat sözleşmesi oldu. Anlaşma töreninde konuşan Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, “Bu, sadece bir satış anlaşması değil. Şirketimiz Endonezya’daki kardeş şirketiyle de bu projede KAAN’ın üretiminde sorumluluk alabilecek şirketle de iş birliği yaptı ki, bizim sağlıklı ve sürdürülebilir bulduğumuz model bu zaten. Hem var olan teknolojilerimizi paylaşmak, hem de yerel kapasiteyi en etkin şekilde kullanarak birlikte gelişmeyi ve sonraki nesil ürünleri birlikte geliştirmeyi hedefliyoruz” dedi.
ADIM ADIM MERKEZ ÜLKE HEDEFİNE
Türkiye’nin savunma sanayii firmaları, farklı ülkelerle ortak üretim, teknoloji paylaşımı ve araştırma-geliştirme projelerinde daha fazla yer almaya başladı. Bu süreç, hem ihracat hacminin artmasını, hem de Türkiye’nin savunma teknolojilerinde “üreten ve geliştiren merkez ülke” olma hedefini destekliyor.
Yüksek teknoloji odaklı ürün portföyünün genişlemesi ve küresel iş birliklerinin çoğalması, sektörün uluslararası rekabet gücünü her geçen yıl daha da yükseltiyor
4 YIL ÜST ÜSTE İHRACAT LİDERİ
Kuruluşundan bu yana tüm projelerini öz kaynaklarıyla yürüten ve devletten nakit teşvik ya da hibe almayan Baykar, 2003 yılındaki İHA AR-GE sürecinin başlangıcından itibaren tüm gelirlerinin yüzde 83’ünü ihracattan elde etti. Baykar 2021, 2022, 2023 ve 2024 yıllarında Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre savunma ve havacılık sektörünün ihracat lideri oldu. 2023’te 1,8 milyar dolarlık ihracat yapan Baykar, Türkiye’deki tüm sektörlerde en fazla ihracat gerçekleştiren ilk 10 firma arasında yer aldı. Dünya insansız hava aracı ihracat pazarının en büyük firması olan Baykar, 2024’te küresel ölçekteki başarısını sürdürdü ve gelirlerinin yüzde 90’ını ihracattan elde ederek 1,8 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. 2023’te sektör ihracatının üçte birini tek başına yapan Baykar, 2024 yılında da savunma ve havacılık sektörü toplam ihracatının dörtte birini tek başına gerçekleştirerek Türkiye’yi küresel SİHA ihracat pazarında lider konuma taşıdı. Dünyanın en büyük insansız hava aracı şirketi olan Baykar, Bayraktar TB2 SİHA için 35 ülkeyle, Bayraktar AKINCI TİHA için ise 15 ülkeyle olmak üzere toplam 36 ülkeyle ihracat anlaşması imzaladı. Dünyanın önemli teknoloji geliştiricileri arasında yer alan Baykar’ın gelecek vizyonu, uzay projeleri dahil olmak üzere yüksek teknolojinin yeni alanlarına yatırım yapmak üzerine kurulu.
İLK 100 LİSTESİNDE 5 TÜRK FİRMASI
Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsünün (SIPRI) ilk 100 savunma sanayisi şirketi listesine 5 Türk firması girdi. Rapora göre, Makine ve Kimya Endüstrisi AŞ (MKE) ilk kez en büyük 100 listesine girdi. Listede, ASELSAN 3,47 milyar dolar gelirle 47’nci, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii 2,16 milyar dolarla 65’inci, Baykar 1,9 milyar dolarla 73’üncü, Roketsan 1,39 milyar dolarla 87’nci ve Makine ve Kimya Endüstrisi AŞ 1,21 milyar dolarla 93’üncü sırada yer aldı. SIPRI, kurulduğu 1966’dan bugüne çatışma, silahlanma, silah kontrolü ve silahsızlanma gibi alanlarda araştırma, rapor ve analizler hazırlıyor. SIPRI’nin küresel silah satışlarına ilişkin veritabanı 1989’da oluşturuldu. SIPRI’nın raporu, yurt içi ve yurt dışındaki askeri müşterilere yapılan tüm ağır silah ve askeri hizmet satışlarını kapsıyor.






