
Çin Dışişleri Bakanlığı, Bakan Vang Yi'nin Alman mevkidaşı Wadephul ve AB Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ile peş peşe telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini duyurdu. Gerçekleşen görüşmelerde Orta Doğu'da yaşananların ele alındığı aktarıldı.
Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi, Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul ve Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ile peş peşe yaptığı telefon görüşmelerinde, ABD ve İsrail'in İran'a saldırıları ve İran'ın misillemeleriyle çatışmanın tırmandığı Orta Doğu'daki durumu konuştu.
Çin Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamalara göre, Bakan Vang, Alman mevkidaşı Wadephul ile görüşmesinde, ABD ve İsrail'in, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinden (BMGK) yetki almadan İran'a askeri operasyon başlattığını, bunun uluslararası hukukun açık ihlali olduğunu belirtti.
Körfez ülkelerinin egemenliğine ve güvenliğine saygı gösterilmesi, sivillerin ve askeri olmayan hedeflerin korunması gerektiğinin altını çizen Vang, gemicilik rotalarının ve enerji ile altyapı güvenliğinin garantiye alınması gerektiğini ifade etti.
Vang, Çin ve Almanya'nın, sorumlu büyük güçler olarak objektif ve tarafsız bir tutum benimsemesi ve çatışmanın hızla sonlandırılarak bölgesel barış ile istikrarın tesisi için yapıcı rol oynaması gerektiğini vurguladı.
"Uluslararası sistemi korumak Çin ve Avrupa'nın ortak sorumluluğu"
Çinli Bakan, AB Yüksek Temsilcisi Kallas ile görüşmesinde de Çin ile Avrupa'nın, merkezinde BM'nin olduğu uluslararası sistemi ve uluslararası hukuka dayalı uluslararası düzeni korumasının, iki tarafın ortak sorumluluğu olduğuna işaret etti.
Çin'in, Pakistan'la ortaya attığı 5 maddelik barış girişimi önerisinin uluslararası toplumun genel mutabakatını yansıttığına dikkati çeken Vang, bunun çatışmanın sonlandırılması, barış müzakerelerinin en kısa sürede başlatılmasının tesisi, askeri olmayan hedeflerin ve gemicilik rotalarının güvenliğinin sağlanması ile BM Şartı'nın üstünlüğünün korunması ilkelerine dayadığını ifade etti.
Vang, ateşkesin, uluslararası toplumun ortak çağrısı ve Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer güvenliğinin temel çözümü olduğunu, tüm tarafların, bu konuda daha fazla mutabakat sağlamak ve ateşkes için gerekli koşulları yaratmak için çalışması gerektiğini vurguladı.
BMGK'nin çatışmayı dindirmeye odaklanması gerektiğinin altını çizen Vang, yetkisiz askeri hareketleri meşrulaştırmaktan ve gerilimi daha fazla yükseltmekten kaçınması gerektiğini dile getirdi.
Vang, Çin'in çatışmanın en kısa zamanda sonlandırılması ve bölgesel barışın yeniden tesisini teşvik için AB ile iletişimi ve işbirliğini sürdürmeye hazır olduğunu kaydetti.
ABD-İsrail'in İran'a saldırıları
İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı.
İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi.
ABD-İsrail saldırılarında, dönemin İran lideri Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü.









