Sakin ol kovboy: ABD Başkanı'ndan seri tehditler

04:006/01/2026, Salı
G: 6/01/2026, Salı
Yeni Şafak
Donald Trump.
Donald Trump.

Maduro’yu alıkoyduktan sonra Venezuela’ya “ikinci saldırı”yı gündemde tutan Trump, diğer Latin Amerika ülkelerini de tehdit etmeye devam ediyor.

ABD Başkanı Donald Trump, Florida’dan Washington’a dönüş yolunda başkanlık uçağında yaptığı açıklamalarla yalnızca Latin Amerika’yı değil, küresel siyaseti de yeniden gerilimli bir dönemin eşiğine sürükledi. Venezuela’dan Kolombiya’ya, Meksika’dan Küba’ya uzanan seri tehditler, Trump’ın dış politikada “tehdit ve güç gösterisi” merkezli yaklaşımını yeniden sahneye koydu. Aynı günlerde Grönland’a ilişkin “kesinlikle ihtiyacımız var” sözleri ise Washington’un emperyalist müdahaleci iştahının sınır tanımadığını bir kez daha ortaya koydu. Özellikle dört Latin Amerika ülkesinin doğrudan hedef alınması, ABD’nin bölgeye bakışında yeni bir müdahaleci dalganın habercisi mi sorusunu gündeme getirdi. Diplomasi çevrelerinde bu yaklaşım, “kovboy diplomasisi” olarak nitelendiriliyor. Yani sorunları müzakere yerine tehdit ve güç gösterisiyle çözme anlayışı.

Venezuela'ya ‘İkinci Saldırı’ İması

Trump’ın en sert mesajı Venezuela’ya yönelik oldu. ABD Başkanı'nın, “Venezuela’ya ikinci bir saldırı için her şey hazır ama gerekli olduğunu düşünmüyorum” sözleri ise gerilimi daha da tırmandırdı. ABD Başkanı, ülkedeki Başkan Yardımcısı Delcy Rodriguez ile yakın temas halinde olduklarını kaydederek, "Venezuela'da kontrol bizde" dedi. Kendisinin, henüz Rodriguez ile görüşmediğini, ancak kabinesindeki isimlerin görüştüğünü ifade eden Trump, "O, bizimle iş birliği yapıyor" değerlendirmesini yaptı ancak detaylara girmedi.

Pedro 'Hasta Adam'

Trump’ın Kolombiya’ya yönelik sözleri, diplomatik nezaket sınırlarını aşan saldırı niteliği taşıdı. Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro’yu hedef alan Trump, ülkenin “hasta bir adam tarafından yönetildiğini” öne sürdü. Daha da dikkat çekici olan ise Trump’ın, “Kolombiya Operasyonu kulağa hoş geliyor” ifadesi oldu. Bu sözler, askeri ya da siyasi bir müdahale olasılığını ima etmesi bakımından büyük yankı uyandırdı. Trump’ın bu çıkışı, ABD’nin ideolojik olarak uyumlu bulmadığı yönetimlere karşı sertleşen tutumunun bir yansıması olarak değerlendiriliyor.

Meksika'da “Bir Şeyler Yapmalıyım”

Trump’ın hedef tahtasına koyduğu bir diğer ülke Meksika oldu. ABD Başkanı, “Meksika’yla ilgili bir şeyler yapmalıyım, eylemlerine çeki düzen vermeli” sözleriyle güney komşusuna açık bir uyarı gönderdi. Trump’ın Meksika’ya yönelik söylemi yeni değil. Ancak bu kez kullanılan dil, doğrudan bir yaptırım ya da müdahale olasılığını çağrıştıracak sertlikteydi.

Trump’ın Küba’ya dair sözleri, ideolojik bir hesaplaşmanın izlerini taşıyor. ABD Başkanı, Küba için “çökmeye hazır gibi görünüyor” yorumunu yaparken, Washington’un Havana yönetimini uzun süredir ekonomik ve siyasi baskı altında tuttuğu biliniyor. Trump'ın, Havana yönetimini Venezuela lideri Maduro'ya yardımla suçladığı biliniyor.

Grönland da menzile girdi

Trump’ın aynı dönemde Grönland’a ilişkin yaptığı açıklamalar, bu agresif dış politikanın sadece Latin Amerika’yla sınırlı olmadığını da gösteriyor. “Grönland’a kesinlikle ihtiyacımız var” diyen Trump, adayı savunma gerekçesiyle ABD için vazgeçilmez olarak tanımladı. ABD Başkanı, Grönland'ın stratejik konumuna dikkat çekerek, adanın çevresinde Rusya ve Çin'e ait çok sayıda gemi bulunduğunu ve ABD'nin bu nedenle Grönland'a ihtiyaç duyduğunu ifade etti. Ayrıca, Danimarka'nın bu yükü tek başına taşıyamayacağını belirterek adeta aba altından sopa gösterdi.




#abd
#trump
#grönland
#venezuela
#meksika
#Kolombiya