
Çok çocuklu yoksul aileler, bayram öncesinde ikinci el yerine kalitesiz kumaştan dikilmiş ucuz kıyafetleri tercih ediyor. Bu şekilde 17 milyon liraya giyinmek mümkün
---------------------- manset ---------------------
Ramazan Bayramı'na geldiğimiz bugün, bayramlık giyecek derdine düşen dar gelirli aile reisleri, ucuzluk ürünleri satan mağazalar ile halk pazarlarının sunduğu uygun fiyatlarla ailenin herbir ferdini tepeden tırnağa sadece 17 milyon liraya giydirebiliyor.
Geçimini sağlamak için temel gıda maddesi olan ekmeğin bile ucuzunu arayan, okula giden çocuğu için kendi pantolonunu küçültmesi için terziye veren, iftarda et ihtiyacını sakatatçılarda artık etleri alarak karşılayan çoğu asgari ücretli, çok sayıda dar gelirli, yaklaşan bayram öncesi çocuklarını sevindirme telaşı yaşıyor.
Her zaman ucuzun yerini en iyi bilen dar gelirli ailelerin önemli bölümü, ikinci el kıyafet almaktansa, bayramlık için kalitesiz kumaştan dikilmiş ama hiç kullanılmamış ucuz kıyafetleri tercih ediyor.
"Ne alırsan 3 milyon" gibi değişik kampanyalarla müşteri çekmeye çalışan mağazalarda, ceket ve pantolon 6 milyon liradan satılırken, ayakkabı 5, gömlek 2, kravat 1, kemer 1,5, iç çamaşırları 1 milyon ve çorap 500 bin liradan alıcı buluyor. Bayanlar için farklı olan pantolon yerine etek ise yine 3 milyon liradan satılıyor.
Ancak bu fiyatlar bile asgari ücretlilerin bütçesini derinden sarsıyor. Çünkü, 5 çocuklu asgari ücretli, ailesinin kalitesiz ve ucuz da olsa bayramlığını tamamlamak için aylığının yarısını harcamak zorunda kalıyor.
Dar gelirlinin almakta zorlandığı ucuz bayramlıklar ile orta kalitedeki bayramlıklar arasında da uçurumlar var. Örneğin, dar gelirlinin aldığı bayramlık giyeceklerin tümüne harcanan para ile orta kalitede iç çamaşır ya da bir kravat bile alınamıyor.
Bayramlık için orta kalitede takım elbise 150-200, gömlek 35-50 milyon liradan alıcı bulurken, kravat 10-20 milyon, ayakkabı 40-80 milyon liradan satılıyor. 25 milyon liralık paket halindeki iç çamaşırlar da eklendiğinde ise orta kalitede bayramlık almak isteyenlerin kişi başına en az 250 milyon lirayı gözden çıkarmaları gerekiyor.
Türk Standartları Enstitüsü Bölge Müdürü Mustafa Derecik, tüketicileri, acil ihtiyaç değil ise kıyafetlerini, sırf bayramlık almak için almamaya çağırdı. Derecik, bayram öncesinde alışveriş merkezleri ve mağazalarında yoğunluk olduğunu belirterek, "Böyle bir anda tüketiciler sağlıklı karar veremeyebilir, ayrıca bu günleri fırsat bilerek fırsatçılık yapan ve fiyatları şişirenler olabilir" dedi. Tüketicilerin, bayram sonrasında daha rahat ve sağlıklı karar vererek alışveriş yapabileceklerini ifade eden Derecik, "Tüketici neye ihtiyacı var ise bayramdan sonra, daha ucuza alabilir. Böylece karşılaştırma yaparak daha iyisini hem de ucuza alabilir" diye konuştu.
Uzmanlar tarafından tüketicilerin alışverişe çıkarken uyması gereken bazı kurallar şöyle sıralandı:
Alışverişe aç karnına çıkılmamalı. Çünkü, karnı aç olan çabuk yorulur ve araştırmaksızın alışveriş yapar.
Alışverişe çıkmadan önce neyi alacağını bilmeli.
Mümkün olduğunca alacağı ürünü diğer mağazalarda da fiyat-kalite açısından karşılaştırmalı.
Çarşı ve mağazaların sakin olduğu saatler tercih edilmeli.
Ayakkabı öğleden sonra alınmalı. Çünkü, ayak öğleden şişmiş olur.
Alınan her ürünün faturası ve var ise kullanma kılavuzu istenilmeli.
Kullanma kılavuzuna ya da kıyafetlerdeki etiketlere uygun yıkama ve ütüleme yapılmalı.






