
Türkiye yerli ve milli savunma sanayii ürünleri kadar kritik sistemlerin çok önemli platformlara uygulanması konusunda da oldukça değerli işlere imza atıyor. Türkiye, A400M askeri nakliye uçaklarına Yönlendirilmiş Kızılötesi Karşı Tedbir sistemini resmi olarak uygulayan ilk ülke oldu. Diğer ülkelerin de 'potansiyel müşteri' olabileceğini belirten uzmanlar, sistemin nasıl çalıştığını anlattı.
Türkiye, A400M askeri nakliye uçaklarına Yönlendirilmiş Kızılötesi Karşı Tedbir sistemini resmi olarak uygulayan ilk ülke oldu. Diğer ülkelerin de 'potansiyel müşteri' olabileceğini belirten uzmanlar, sistemin nasıl çalıştığını anlattı.
1/9

TRT Haber'de yer alan habere göre Türkiye yerli ve milli savunma sanayii ürünleri kadar kritik sistemlerin çok önemli platformlara uygulanması konusunda da oldukça değerli işlere imza atıyor. Türk Havacılık ve Uzay Sanayi'nin Airbus A400M (Uçan Kale) askeri nakliye uçaklarında bir ilke imza atarak Yönlendirilmiş Kızılötesi Karşı Tedbir (DIRCM) sisteminin entegrasyonunu gerçekleştirmesi de bunlardan biri.
2/9

DIRCM sistemini daha önce sadece İngiltere uçakların garanti sürecini bozma pahasına kendi kullandığı A400M'lere entegre etti. Ancak Türkiye'nin bu sistemi entegre ettiği uçaklarda garanti bozulmadı çünkü Airbus ve TUSAŞ'ın A400M uçakları için ortaklığı söz konusu.
3/9

DÜNYADAKİ TÜM ÜLKELER POTANSİYEL MÜŞTERİ
Konu ile ilgili açıklama yapan Savunma Analisti Hakan Kılıç, hali hazırda Türkiye ve İngiltere dışındaki ülkelerin kullandığı A400M'lerde bu sistemin olmadığını belirterek şunları ifade etti:
"Üretici firma izniyle garanti kapsamından çıkarmadan ve yeniden EASA sertifikası alarak A400M'lere DIRCM uygulayan tek firma TUSAŞ. Yakında diğer ülkeler de Türkiye'nin kapısını çalıp kendi uçaklarına da DIRCM takılmasını talep edebilir. Daha net bir ifadeyle bu uçağa sahip tüm ülkeler Türkiye için potansiyel müşteri haline gelebilir."
Konu ile ilgili açıklama yapan Savunma Analisti Hakan Kılıç, hali hazırda Türkiye ve İngiltere dışındaki ülkelerin kullandığı A400M'lerde bu sistemin olmadığını belirterek şunları ifade etti:
"Üretici firma izniyle garanti kapsamından çıkarmadan ve yeniden EASA sertifikası alarak A400M'lere DIRCM uygulayan tek firma TUSAŞ. Yakında diğer ülkeler de Türkiye'nin kapısını çalıp kendi uçaklarına da DIRCM takılmasını talep edebilir. Daha net bir ifadeyle bu uçağa sahip tüm ülkeler Türkiye için potansiyel müşteri haline gelebilir."
4/9

NEDEN BÖYLE BİR SİSTEME İHTİYAÇ DUYULDU
Türkiye'nin ya da diğer örnekte olduğu gibi İngiltere'nin neden bir askeri kargo uçağına 'karşı tedbir' ekleme ihtiyacı duyduğuyla ilglii açıklama yapan Kılıç, sözlerini şöyle sürdürdü:
Sonuçta bunlar savaş uçağı değil nakliye uçağı. Düşman bölgesine veya hava savunma tehdidinin bariz olduğu bir bölgeye pike yaparak malzeme, paraşütçü atacak halleri yok. Diğer ülke A400M'lerinde neden yok? İşte burada kullanıcı ülke ve ülkenin askeri operasyonlarını niteliği ve tehdit değerlendirmesi bunu belirleyen faktör olarak öne çıkıyor. İngiltere; Irak, Afganistan ve benzer sahalarda omuzdan atılan/portatif hava savunma sistemi demek olan MANPADS füze tehdidinin olduğu sahalarda A400M kullanıyor. Yani bu uçaklar iniş ve kalkışta omuzdan atılan ve sadece 8-10 km menzili olduğu halde çok tehlikeli olan hava savunma füze sistemlerinin etki alanında kalıyor. Üstelik bunlar asimetrik, gayri nizami harp unsurlarının etkisinde. Türkiye'ye gelince... Aslında bizi anlatmaya bile gerek yok. Şöyle bir etrafımıza bakalım. Ya da Libya gibi denizaşırı bölgelerdeki operasyonlarımıza. Adeta MANPADS cehenneminin ortasındayız. Suriye'de grupların ve silahların kontrolsüz olarak nasıl taraf değiştirdiğini düşündüğümüzde bir Türk A400M nakliye uçağının sınır ötesinde maruz kalacağı MANPADS tehdidi ile bir Fransız veya İspanyol A400M uçağı arasında dağlar kadar fark var."
Türkiye'nin ya da diğer örnekte olduğu gibi İngiltere'nin neden bir askeri kargo uçağına 'karşı tedbir' ekleme ihtiyacı duyduğuyla ilglii açıklama yapan Kılıç, sözlerini şöyle sürdürdü:
Sonuçta bunlar savaş uçağı değil nakliye uçağı. Düşman bölgesine veya hava savunma tehdidinin bariz olduğu bir bölgeye pike yaparak malzeme, paraşütçü atacak halleri yok. Diğer ülke A400M'lerinde neden yok? İşte burada kullanıcı ülke ve ülkenin askeri operasyonlarını niteliği ve tehdit değerlendirmesi bunu belirleyen faktör olarak öne çıkıyor. İngiltere; Irak, Afganistan ve benzer sahalarda omuzdan atılan/portatif hava savunma sistemi demek olan MANPADS füze tehdidinin olduğu sahalarda A400M kullanıyor. Yani bu uçaklar iniş ve kalkışta omuzdan atılan ve sadece 8-10 km menzili olduğu halde çok tehlikeli olan hava savunma füze sistemlerinin etki alanında kalıyor. Üstelik bunlar asimetrik, gayri nizami harp unsurlarının etkisinde. Türkiye'ye gelince... Aslında bizi anlatmaya bile gerek yok. Şöyle bir etrafımıza bakalım. Ya da Libya gibi denizaşırı bölgelerdeki operasyonlarımıza. Adeta MANPADS cehenneminin ortasındayız. Suriye'de grupların ve silahların kontrolsüz olarak nasıl taraf değiştirdiğini düşündüğümüzde bir Türk A400M nakliye uçağının sınır ötesinde maruz kalacağı MANPADS tehdidi ile bir Fransız veya İspanyol A400M uçağı arasında dağlar kadar fark var."
5/9

MANPADS SICAKLIK FARKINI TAKİP EDİYOR
Savunma Analisti Hakan Kılıç'a DIRCM sisteminin nasıl çalıştığına yönelik, ""Uçağın dış yüzeyinde füze ikaz alıcıları, yönlendirilmiş lazer yansıtıcı, antenler ve benzer unsurlar var. İçeride ise merkezi bilgisayar, yüzlerce metre kablo, elektronik ve aviyonik cihazlar ile 405 ayrı parçadan oluşan bir sistem düşünün. MANPADS ya da diğer kızılötesi güdümlü hava savunma sistemleri kızılötesi görüntüleyici arayıcı başlıkları sayesinde hedef takibi yapar. Yani kızılötesi güdümlüdür.
Savunma Analisti Hakan Kılıç'a DIRCM sisteminin nasıl çalıştığına yönelik, ""Uçağın dış yüzeyinde füze ikaz alıcıları, yönlendirilmiş lazer yansıtıcı, antenler ve benzer unsurlar var. İçeride ise merkezi bilgisayar, yüzlerce metre kablo, elektronik ve aviyonik cihazlar ile 405 ayrı parçadan oluşan bir sistem düşünün. MANPADS ya da diğer kızılötesi güdümlü hava savunma sistemleri kızılötesi görüntüleyici arayıcı başlıkları sayesinde hedef takibi yapar. Yani kızılötesi güdümlüdür.
6/9

Uçağın motor çevresi ve keskin yüzeylerinin havayla yaptığı sürtünmeden oluşan sıcaklığı daha doğrusu uçak üzerindeki sıcak parçaları kızılötesi görür, takip eder. Böylece kilit atmış olur. Sanıldığı gibi motordan çıkan sıcak gazları takip etmez. Uçak zaten ısınmıştır. Dolayısıyla ısıya gitmez, sıcaklık farkına gider. Kızılötesi olarak sıcaklık farkını tahlil ederek direk motora gidebilir. Ya da işlemciye 'kokpite git' yazılırsa füze bu kez orayı hedef almaya çalışır. Helikopterlerde ise en garantili yöntem kuyruk paline çarpmaktır. Nakliye uçaklarında ise motorlarla daha çok kanat kirişinin gövde ile birleştiği yerleri tahrip etmek öncelikli hedeftir." ifadesinde bulundu.
7/9

A400M özellikleri
A400M’nin azami kalkış aralığı taktik konfigürasyonda 130 ton, lojistik görevlerde ise 145 ton olan A400M uçağının azami faydalı yük kapasitesi taktik rolde 30 ton, lojistik kullanımda ise 37 ton olarak planlandı. Azami görev irtifası normal görevlerde 11.300m (37.000ft), özel görevlerde ise 12.200m (40.000ft) olarak planlanan A400M, 37 ton yük ile 3.295km, 30 ton yük ile 4.535km ve 20 ton yük ile 6.400km menzile sahip olacak. Uçağın boş uçuştaki menzili ise 8.700km. Havada yakıt ikmal kabiliyeti sayesinde uçağın görev menzili daha da artabiliyor.
A400M’nin azami kalkış aralığı taktik konfigürasyonda 130 ton, lojistik görevlerde ise 145 ton olan A400M uçağının azami faydalı yük kapasitesi taktik rolde 30 ton, lojistik kullanımda ise 37 ton olarak planlandı. Azami görev irtifası normal görevlerde 11.300m (37.000ft), özel görevlerde ise 12.200m (40.000ft) olarak planlanan A400M, 37 ton yük ile 3.295km, 30 ton yük ile 4.535km ve 20 ton yük ile 6.400km menzile sahip olacak. Uçağın boş uçuştaki menzili ise 8.700km. Havada yakıt ikmal kabiliyeti sayesinde uçağın görev menzili daha da artabiliyor.
8/9

A400M, kargo bölümünde bir seferde 116 asker/paraşütçü komando veya 66 sedye ve 25 sıhhi personel ile bir NH-90, bir CH-47 Chinook helikopteri, iki AH-62 Apache veya iki Tiger taaruz helikopteri ya da bir AS-532 Cougar genel maksat helikopteri veya üç M113 ZPT yada bir M270 MLRS lançeri ile afet amaçlı bir kurtarma botu, 6 metre boyunda konteynırlı yarı-mafsallı kamyon, mobil vinç gibi büyük kaldırma araçları taşıyabiliyor.
9/9

Kısa ve yumuşak arazi performansı sayesinde asfalt pistlere bağımlılığı azalan A400M, 24 faydalı yük ve 1.600km uçuş için yeterli dahili yakıt ile 650m uzunluğundaki hazırlanmamış bir piste inebilecek ve yine aynı ağırlık ile 1.200m pistten kalkabilecek. 50,5 ton dahili yakıt taşıma kapasitesine sahip olan A400M, 48 saat içerisinde probe tipi yakıt ikmal sondasına sahip uçak ve helikopterlere yakıt ikmali gerçekleştirebilecek tanker uçağa dönüştürülebiliyor.
#UÇAN KALE
#TÜRKİYE
#KOCA YUSUF
#A400M






