
1916 yılında kurulan Meclis Kütüphanesi, Cumhuriyet’in ve milli iradenin hafızası olan belgelere ev sahipliği yapıyor. Yeni Şafak’a kütüphaneyi ve yerin dört kat altına uzanan Meclis Arşivleri’ni gezdiren TBMM Kütüphanesi Başkanı Azmi Güler, “Kütüphanenin büyük bölümü dijitalleşti. 30 milyon belgenin tamamı vatandaşın erişimine açılacak” dedi.
Dünyanın en büyük parlamento arşivi olan TBMM Kütüphanesi, Cumhuriyet’in ve milli iradenin hafızası olan belgelere ev sahipliği yapıyor. 1916 yılında kurulan Meclis Kütüphanesi’nde tamamı 8 kilometre uzunluğunda 30 milyon belge bulunuyor. Yeni Şafak, kütüphaneyi ve yerin dört kat altına uzanan Meclis Arşivleri’ni TBMM Kütüphanesi Başkanı, Arşivci ve Tarihçi Azmi Güler ile gezdi, vatandaşların erişimine açılan belgeleri yerinde inceledi.
TUTANAKLAR 29 CİLTTE TOPLANDI
Azmi Güler’in anlattıklarına göre TBMM Kütüphanesi, İstiklal Mahkemeleri’nin tutanaklarının Osmanlı Türkçesinden günümüz alfabesine çevrilmesi çalışmasını tamamladı. 2015 yılında internet ortamında erişime açılarak çok sayıda araştırmacıya ışık tutan belgeler 29 ciltte tamamlandı. Sanık beyanları, savunmalar ve iddianamelerden oluşan mahkeme evrakının tamamı da dijital ortama aktarıldı.
TARİHİ YENİDEN YAZDIRACAK BELGELER
İstiklal Mahkemesi evraklarının 2010'dan 2025'e kadar süren bir araştırmanın neticesinde toplandığını söyleyen Güler, “Aslında ‘Erken dönem Cumhuriyet tarihimizi yeniden yazdık’ diyebiliriz. Normalde olmadığını düşündüğümüz belgelere ulaştık. Mesela İskilipli Atıf Hoca’nın savunması ve sorgu tutanağı gibi belgeler bu çalışmayla gün yüzüne çıktı” dedi.
İSİM İSİM ARAMA YAPILABİLİYOR
Belgelerin toplam uzunluğunun 8 kilometreyi bulduğunu ifade eden Güler, parlamento arşivi olarak TBMM Kütüphanesi’nin emsallerinden farklı bir yerde durduğunu söyledi. Buradaki belgelerin çoğunluğunun Cumhuriyet’in kuruluş yıllarına ait olduğunu belirten Güler, dijital ortama aktarılan İstiklal Mahkemesi tutanaklarında kişilerin isimlerinin aratılabildiğini de vurgu yaptı. “İsim isim kişilere erişildiği gibi buradaki tüm yazışmalar ve mahkeme evrakı da arşivlendi” diyen Güler, tüm bunların da günümüz Türkçesine tercüme edildiği bilgisini verdi.
ÖZEL GÜVENLİKLİ ALANDA SAKLANIYOR
1908’de II. Meşrutiyet’in ilanı sonrasında yeniden açılan Meclis-i Mebusan’dan bugüne uzanan Meclis tutanaklarının yanı sıra 1950-1960 arasındaki Demokrat Parti tutanaklarının da halkın erişimine açık hale getirildiği ifade eden Güler, ilk Meşruiyet sonrasında kurulan ilk Meclis-i Mebusan’ın tutanaklarının ise Çırağan Sarayı’ndaki yangında kül olduğu kaydetti. Şu anda İstiklal Mahkemesi arşivlerinin özel güvenlikli bir alanda muhafaza edildiğinin bilgisini veren Güler, belgelerin iki kilometrekareden oluşan 11 arşivde saklandığını anlattı.
30 MİLYON BELGE ERİŞİME AÇILACAK
Güler, kütüphane koleksiyonunda yaklaşık 353 bin kitap, 65 bin cilde yakın dergi, 30 bin 553 cilt gazete, bin 67 harita, 118 yazma eser ve bin 552 nadir eser başta olmak üzere toplam 30 milyon belgenin yer aldığını kaydetti. Meclis Kütüphanesi’nin büyük bir bölümünün dijitalleştirildiğine dikkat çeken Güler, 30 milyon belgenin de vatandaşın erişimine açılacağını kaydetti.
TÜM GAZETELER ARŞİVDE
Mikrofilm olarak bulunan gazetelerin kopyalanabilir PDF formatına dönüştürüldüğünü ve buradan yazıların kopyalanabildiğini söyleyen Güler, “Osmanlıca metinlerin de günümüz Türkçesine dönüştürülmesi için çalışıyoruz” dedi. Güler, Ekim 2025 tarihi itibarıyla 790 başlık dergi ve 91 ulusal gazeteyi yayınlandıkları günden itibaren günümüzdeki sayıya kadar okunabilecek
formata dönüştürdüklerini söyledi. Şimdiye değin 5 milyon kişinin bu sisteme eriştiğini ifade etti.
Esir kampından bir çığlık Vaveyla
- Arşivde, aynı zamanda dünyanın başka hiçbir yerinde bulunmayan en önemli 118 yazma eser de bulunuyor. Birinci Dünya Savaşı’nda Galiçya ve Kafkas cephelerinde Çarlık ordusunda esir düşen Türk tutsakların Sibirya’daki esir kampında el yazması olarak yazdıkları ve teksirle çoğalttıkları Vaveyla dergisi de bu eserler arasında yer alıyor. Derginin orijinal el yazması metni Meclis arşivlerinde özel muhafazalı çelik kasada saklanıyor. Dergide yer alan resimler, süslemeler ve motiflerin tamamı elle yapılmış. Osmanlıca kaleme alınan derginin başlığında “Haftalık her şeyden bahis, ciddi, mizahi mecmuadır” ifadesi yer alıyor. Derginin her nüshasının başına Rusça “Görülmüştür” mührü vurulmuş. Dergi, Sibirya’da esir hayatı yaşayan Osmanlı subay ve askerlerinin gündelik hayatlarından kesitler de sunuyor. Dergideki Sultan V. Mehmet’te ait olan resim ve Osmanlı Devlet Arması çizimi de dönemin subaylarının resme olan yatkınlığının birer kanıtı gibi.

Emir Timur’un Kur’an-ı Kerim’i
- Koleksiyondaki bir diğer önemli yazma eser ise Hicri 1283 (Miladi 1867) yılında kaleme alınan el yazması Kur’an-ı Kerim. Mushaf; Buhara Halk Şuraları tarafından 1923’te Cumhuriyet ilanı üzerine Mustafa Kemal’e gönderiliyor. TBMM Kütüphanesi’ne hediye edilen Kur’an’ın dış kapağı Özbek motifleriyle süslü. Eserin Emir Timur için özellikle hazırlanan el yazması Kur’an-ı Kerim’in kopyası olduğu düşünülüyor. Güler, bu iki eseri de özel cam koruma ile kütüphanede sergileyeceklerini ifade etti.










