Çocukluk çağı alarm veriyor: “Her ay en az bir kere zorbalık yaşıyorlar”

Aybike Eroğlu
Aybike Eroğlu
18:0412/01/2023, Perşembe
G: 12/01/2023, Perşembe
Yeni Şafak
Arşiv.
Arşiv.

Akran zorbalığı dünyanın birçok yerinde aileleri korkutur hale geldi. Ülkemizde neredeyse her gün bir okuldan kavga, dayak, fiziksel istismar görüntüsü geliyor. PISA 2018 verilerine göre ülkemizdeki öğrencilerin yüzde 24’ü ayda en az 1 kez akran zorbalığına maruz kalıyor. OECD analizine göre erkekler, kızlara göre daha fazla fiziksel şiddete uğrarken, kızlar arasında sözel zorbalık daha yaygın. Aile Danışmanı- Yazar Hilal Çorbacıoğlu, "Bir başkasına boyun eğdirmeye çalışan bu çocuklar kendilerine, mağdurlara ve bu olaylara izleyici olan diğer çocuklara ciddi zarar veriyor” dedi.

Ülkemizde hemen hemen her gün bir okuldan kavga, dayak, fiziksel istismar görüntüsü geliyor. Daha önce yurt dışında sıkça yaşanan akran zorbalığının ülkemizde giderek yaygınlaşması ise aileleri korkutuyor.

PISA 2018 verilerine göre ülkemizdeki öğrencilerin yüzde 24’ü ayda en az 1 kez akran zorbalığına maruz kalıyor. 7-16 yaş arası çocukların maruz kaldığı akran zorbalığı, 9-15 yaş arasında ise en üst seviyeye ulaşıyor. OECD’nin yayınladığı yeni rapora göre Türkiye’de 15 yaş düzeyindeki öğrencilerin yüzde 19’u okullarında ayda birkaç kez sözel veya fiziksel şiddete maruz kalıyor. Yine OECD analizine göre erkekler, kızlara göre daha fazla fiziksel şiddete uğrarken, kızlar arasında sözel zorbalık daha yaygın.

KASTİ VE SİSTEMATİK ŞİDDET

Bir grup çocuğun aynı yaş grubundaki bir veya birkaç çocuğa kasti ve sistematik biçimde uyguladığı fiziksel, psikolojik ya da cinsel şiddet uygulaması akran zorbalığı olarak açıklanıyor. Lakap takma, dışlama, küsme, söylenti çıkarma, küfür, mahrem fotoğraf paylaşma, utandıran, kırıcı mesajlar gönderme, şantaj yapma gibi davranışların akran zorbalığına girdiğini anlatan Aile Danışmanı- Yazar Hilal Çorbacıoğlu, “Zorba çocuk kendisinden daha zayıf gördüğü kişiyi korkutmak için güç kullanıyor. Bir başkasına boyun eğdirmeye çalışan bu çocuklar kendilerine, mağdurlara ve bu olaylara izleyici olan diğer çocuklara ciddi zarar veriyor” dedi.

ZORBALIK NASIL ANLAŞILIR?

Zorbalığa maruz kalan çocukların duygu ve düşüncelerinde önemli farklılıklar yaşanıyor. Bir anda içe kapanan, tırnak yiyen, öfke patlamaları yaşayabilen çocuklar, okul hayatında da başarısız oluyor. Zorbalığa uğrayan çocukların öz saygıyı yitirdiğini anlatan Çorbacıoğlu, evden çıkmak dahi istemeyen çocukların odaklanma, özgüven eksikliği, iştahsızlık, irkilme ve korku gibi sorunlar yaşandığının altını çizdi. Mağdur çocukların ebeveynleri tarafından anlaşılarak süreçten kurtulabileceğini anlatan Çorbacıoğlu, okul ve rehberlik servislerinin bu olaylara tam anlamıyla müdahil olması gerektiğine vurgu yaptı.

MAĞDUR ÇOCUKLAR HEP İZ TAŞIYOR

Akran zorbalığına maruz kalanlarla ilgili süreç doğru yönetilmediğinde ise olumsuz etki yaşam boyu sürüyor. Çocukların hayat boyu bu travmaların izini taşıdığını anlatan Çorbacıoğlu, “Hissedilen çaresizlik ve güvensizlik, ilerleyen yaşlarda kurulan ilişkileri etkiliyor. Sosyal kaygı düzeyi yüksek olan bu kişiler, kaliteli dostluk edinemiyor. Mağdur çocuklar yetişkin olduklarında kendilerine karşı acımasız ve suçlayıcı davranmaya, özgüveni zedeli bir biçimde yaşamaya da mahkum oluyor” diye konuştu.

BİR SÜRÜ ÇOCUK KLİNİK KAPISINDA

Çorbacıoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: “Son dönemde psikolojik sorun yaşadığı için kliniklerin kapısını aşındıran çocukların ortak derdi akran zorbalığı. Ebeveynlerin olumsuz tutumları akran zorbalığına zemin hazırlarken, okul içi durum, karakter, telefon ve tablet aracılığıyla maruz kalınan görsel şiddet de yaşananlarda pay sahibi. Zorba olan çocuklar fiziksel olarak enerjik, aktif ve çoğunlukla bedensel olarak güçlü olurken, yaşıtları arasında popüler bir imajı var, benlik algısı ise güce dayalı. Problem çözme becerileri yok ve kolay öfkeleniyorlar. Duygu yönetiminde başarılı değiller. Empati kurmakta zorlanırlar ve merhamet duyguları yeterli değil, daha rahat duyarsız davranabiliyorlar. İletişim kurma şekilleri hazırcevap, dalgacı ve alaycı. Zorba çocuklar öfkesinin, maruz kaldığı başka bir mağduriyetin gölgesinde kaldığı için bu tutuma bürünüyor. O nedenle mağdur olan çocuk gibi, zorba çocukla da çalışılması ve davranışların nereden kaynaklandığının bulunması gerekiyor. Zorbaca davranışları onaylayan ebeveynler ise bu durumu destekliyor. Çocuğa karşı duyarsızlık ve duygusal ihmal tehlikeli sonuçlara davetiye çıkarıyor.”

  • Yeni Şafak'ın akran zorbalığına maruz kalan çocuklarla konuştu.

Sınıf arkadaşı tarafından zorbalığa maruz kalan 13 yaşındaki R.A, "Başka sınıfta okuyan kuzenim vardı, bu nedenle sürekli konuştuklarımızı dinleme başkasına anlatırsın gibi şeyler söylüyordu. Başta bu duruma direndim, benimle böyle konuşamayacağını ifade ederek tepki gösterdim. Bir gün beni tuvalette tek başıma yakalayıp, 'kafamı klazote sokmakla tehdit etti. O ana kadar ettiğim tüm mücadele bitti, artık ondan korkmaya başladım, kimseye bir şey söyleyemedim. Daha sonra benim gibi başka kızlara da aynı zorbalığı yaptı. Okul yönetimi velilerin şikayetini dikkate aldı. Ailesini çağırdı. Ailesi ise yaptıklarını kesinlikle kabul etmedi. Burada en büyük sorun ailede"

2'inci sınıf öğrencisi M.R'nin annesi Ö.R ise, "Oğlum sınıf arkadaşıyla sorun yaşamaya başladıktan sonra diğer arkadaşları da ona destek vermiş. Bir gün okul tuvaletinde çocuğun elini ayaklarını bağlayıp sallayıp sallayıp yere fırlatmışlar. Diğer çocuk bedensel olarak iri yapıya sahipti, bizimki karşı koymakta zorlanmış. Daha sonra psikolojik sorunlar yaşadığımız için yardım aldık. Olan bizim çocuğa oldu",

  • Araştırma Şirketi Areda Survey’in 1100 kişiyle Yeni Şafak için yaptığı Akran Zorbalığı Araştırması’na göre, zorbalık yüzde 31 oranında ‘zorla kabul ettirmek, yaptırmak olarak tanımlanırken, yüzde 19.8 baskı, yüzde 18.1 ile şiddet, yüzde 10.7 terbiyesizlik, yüzde 7 adaletsizlik olarak açıklandı.

Çocukların arkadaşlık ilişkilerinde dışlandığını düşünen velilerin oranı yüzde 28.5 olurken, çocukluğunda dışlandığını ifade edenlerin oranı ise yüzde 24.4.

Akran zorbalığı yaşayan çocuklar için profesyonel destek almayı düşünenlerin oranı yüzde 45.8 olurken, bu soruya hayır diyenlerin oranı ise 54.2 oldu. “Hiç zorbalığa maruz kaldınız mı” sorusuna katılımcıların yüzde 63.3’ü evet derken, yüzde 36.7’si hayır cevabı verdi.

Aynı araştırmada zorbalık yaptınız mı sorusuna katılımcıların yüzde 94.1 hayır derken, yüzde 5.9’u evet dedi.

Dışlanma problemi ya da akran zorbalığına neyin sebep olduğuna ilişkin soruya katılımcıların yüzde 39.4’ü aile içi şiddet ve yetiştirilme cevabı verdi.

İlgili soruya verilen diğer yanıtlar şöyle: “Eğitim eksikliği yüzde 19.3, ekonomi yüzde 11.9, kıskançlık yüzde 8.3, TV programları yüzde 6.4, kültürel yozlaşma yüzde 6.4, psikoloji bozukluğu yüzde 6.4, sevgisizlik yüzde 1.8” Çocuklarla yürütülen ilişkilerde sorun çözerken fiziksel temasta bulunuyor musunuz sorusuna katılımcıların yüzde 90.1’i hayır derken, yüzde 9.9’u evet yanıtı verdi.

Öte yandan zorbalığa maruz kalan birisini görseniz müdahale eder misiniz sorusuna vatandaşların yüzde 86.5’i evet derken, yüzde 13.5’i hayır diyor. Okul ya da çevrenin akran zorbalığının ortadan kalkması için yeterli ortamı sunmadığını düşünenlerin oranı yüzde 51.4 olurken, bu soruya katılımcıların yüzde 48.6’sı evet dedi.

4-9 Ocak 2023 tarihinde yapılan araştırma kantitatif araştırma yöntemlerinden CAWI ile gerçekleştirildi.

#Akran Zorbalığı
#PISA 2018 verileri
#Hilal Çorbacıoğlu