Hoşçakal 'Tosbağa'

Yeni Şafak
00:004/08/2003, Pazartesi
G: 23/05/2017, Salı
Yeni Şafak
Arşiv
Arşiv

Geçtiğimiz günlerde dünya otomotiv tarihinde rengarenk bir sayfa daha gözyaşları arasında kapandı. "En uzun süreyle üretilen model" unvanına sahip 'Volkswagen-Tosbağa'nın, yeryüzündeki son kalesi olan Meksika-Puebla'daki seri üretimi 30 Temmuz günü törenle sona erdi.Volkswagen AG yetkilileri 1938'den günümüze dek toplam 21 milyon 529 bin 464 'Tosbağa' piyasaya sürdüklerini açıklarken, bunun 1 milyon 700 bin adetlik bölümünün ise Puebla'daki tesislerinde üretildiğini kaydettiler. 1964'den beri bu sevimli araç ile özdeşleşen Meksika'da ise adetâ bir 'yas ortamı' yaşanıyor.

---------------------------------- manset -------------------------------------------
---------------------- manset ---------------------


ALİ MURAT GÜVEN

Tüm zamanların en sevilen otomobili Volkswagen klasik, otomotiv dünyasındaki başdöndürücü gelişmeler karşısında tam 69 yıl başarıyla direnmesine karşılık, sektördeki acımasız rekabet koşullarına daha fazla dayanamayarak geçtiğimiz günlerde teslim bayrağını çekti. 1980'li yıllardan bu yana yeryüzünde klasik modeli üretmeyi sürdüren tek merkez olan Meksika'nın Puebla kentindeki Volkswagen fabrikası, 30 Temmuz günü düzenlenen dramatik bir törenle sonuncu "Tosbağa"yı da banttan indirdi. Şirket, böylelikle otomotiv tarihinde bir dönemi resmen kapatmış oldu.

Volkswagen'in bütün üst düzey yöneticileri ile fabrikada çalışan binlerce işçinin katılımıyla yapılan törende, montajı tamamlanan 21 milyon 529 bin 464 üretim numaralı sedan tipi son klasik Vosvos, şanslı alıcısına ulaştırılmak üzere alkışlar arasında nakliye aracına gönderildi.

Tıpkı Türkiye'nin Bursa'sı gibi otomotiv sektörüyle yatıp kalkan bir kent olan Puebla'da üretimi sonlandırma kararı insanlara adetâ bir yas ortamı yaşatırken, fabrikanın en kıdemli işçisi olan Antonio Cholula Olvera'nın törendeki sözleri de herkesi ağlattı. Ömrünün 40 yılını "Tosbağa"ya vermiş olan deneyimli VW çalışanı "Kalbim yaralı" diyordu, "Bizler, üçüncü dünyanın yoksul halkları, otomobil alabilme hayâlini onun sayesinde gerçeğe dönüştürdük. Güzel, ekonomik ve gariban dostu bir arabaydı; bu yönüyle sonsuza kadar da rakipsiz kalacak!"

Fiyat rekabetine direnemedi

Özellikle Latin Amerika ülkelerinde son otuz yıldır otomobil piyasasının gözbebeği durumunda olan klasik Volkswagen, diğer global üreticilerin çağdaş donanımlarla bezenmiş ekonomik modelleri karşısında uzunca bir süredir yaşam savaşı veriyordu. 1990'ların başlarına kadar fiyattaki rakipsizliğiyle binlerce Latin ailesini otomobil sahibi yapan "Tosbağa", başta Meksika olmak üzere bir çok bölge ülkesinde "polis görev aracı" ve "ticarî taksi" olarak resmî kabul görmüştü. Devlet kurumları ve özel ulaşım sektörünün verdiği bu "onay" da aracın satış grafiğini yıllarca yüksek tutan iki önemli faktör oldu. Ancak, 'Vosvos' özellikle ithalatın başlamasıyla birlikte yabancı markalar karşısındaki bu avantajlı pozisyonunu son on yılda adım adım yitirdi. Puebla'daki tesis, yapılan tüm tasarruflara karşın, ekstra hiçbir aksesuarı bulunmayan standart bir "Tosbağa"yı 6 bin 800 Amerikan Dolarına malederken, Ford ve Chevy gibi üreticiler ise pazarda hemen hemen aynı fiyatlara dört kapılı, air-condition sistemli ve motor gürültüsü çok daha düşük modellerle boy göstermekteydiler. Satışların ciddi bir biçimde düşmesine karşılık bölge halkının tepkilerinden korkan şirket bu duruma uzunca bir süre direndi, fakat geçtiğimiz aylarda aldığı sonlandırma kararıyla ekonominin acı gerçeklerine boyun eğmek zorunda kaldı. 1993'de yıllık 100 bin adet olan üretimin 2002'de 23 bine gerilemesi de bu kararın en ciddi dayanaklarından birini oluşturuyor. Klasik modelin üretimi, anavatanı olan Almanya'da 1978 yılında sonlandırılmıştı. Buna karşılık dünyadaki diğer önemli üretim noktalarını oluşturan Brezilya (1953) ve Güney Afrika Cumhuriyeti (1966) tesisleri ise daha uzun yıllar üretimlerini sürdürdüler. Modelin en büyük ve son kalesi olan Meksika (1964) ise geçen haftaki resmî jübileye dek tam 1 milyon 700 bin klasik 'Vosvos' üretti.Volkswagen-Puebla tesisleri bir miktar işçi çıkartarak grubun diğer modellerini üretmeyi sürdürecek. Bunlar arasında özellikle 1997 yılında piyasaya sürülen "New Beetle," hem nostalji tutkunlarının hem de çağdaş teknolojilerden yararlanmak isteyenlerin beklentilerini sentezleyen bir model olarak piyasada şimdiden güçlü bir konuma erişmiş durumda. Ancak şu bir gerçek ki artık "ekonomik VW" devri tamamen kapandı. Yeni "Beetle" güzel olmasına güzel, hızlı olmasına hızlı; ancak 25 bin doları bulan anahtar teslim fiyatıyla Meksikalı ustabaşı Olvera'nın ve dünyadaki diğer dar gelirli ailelerin çok uzağında durduğu da kesin!

"Porsche'nin babası" tarafından tasarlanmıştı

"Tosbağa"nın 70 yıllık ilginç serüveni, 1934 yılında Adolph Hitler'in Berlin'de yaptığı bir kapalı salon toplantısında başladı. Büyük bir dinleyici kitlesine yaptığı konuşmada, "otomobil sahibi olmanın yalnızca zenginlere özgü bir ayrıcalık olmaması gerektiğini" savunan Führer, ülkenin en önde gelen endüstri mühendisi Ferdinand Porsche'ye herkesin rahatlıkla satın alabileceği, ucuz ve kullanımı kolay bir aile otomobili yapması emrini verdi. Bunun üzerine derhal çalışmalara başlayan Porsche, 1936'da ikisi "sedan" (üstü kapalı) biri de "cabriolet" (üstü açık) olmak üzere üç adet küçük kasalı araç tasarladı. Bu araçların tasarım açısından en devrimci niteliği ise motorlarının arkada bulunması ve su yerine hava soğutmalı olmasıydı. Hitler, yapılan prototipleri çok beğendi ve seri üretim için Aşağı Saksonya'da -Alman asilzadesi Earl Von Schulenberg tarafından bağışlanan- Wolfsburg Şatosu yakınlarındaki bir arazide ilk tesis kuruldu. Bu arada Hitler'in bu projeyi tanımlarken kullandığı deyim –"halk arabası"- dikkate alınarak, üretilecek araca da Almanca aynı anlama gelen "Volkswagen" adı verildi.

Ferdinand Porsche, hayatının hiçbir döneminde gerçek bir Nazi sempatizanı olmamasına karşın, 1945'de, savaşın bitimiyle birlikte o da diğer pek çok Alman bilgini gibi gözaltına alındı ve Fransa'da cezaevine konuldu. Ancak, savaş suçlarıyla herhangi bir ilişkisinin olmadığının anlaşılmasıyla birlikte 1947'de serbest bırakıldı ve 1949'da da anavatanına geri döndü.

"Tosbağa", tüm zamanların en büyük otomobil tasarımcısı olarak kabul edilen bu süper zeki adam için meslek hayatının zirve noktası olacak bir proje değil, yalnızca Hitler'in sırtına yüklediği bir "ek iş" olarak ortaya çıkmıştı. Ancak o geleneksel Alman titizliğiyle bunu da büyük bir mühendislik başarısına dönüştürmesini bildi. Porsche'nin asıl büyük düşü ise sonraki yıllarda otomobil âleminin taçsız kralına dönüşecek olan özgün bir spor otomobili hayata geçirmekti. 1940'ların sonunda ilk Porsche otomobillerini çizdi, ancak ne ilk önemli çıkışını yaptığı Tosbağa'nın, ne de hayâllerini süsleyen bu yeni aracın uluslararası otomotiv piyasasında kazandığı büyük başarıyı göremeden, 30 Ocak 1951'de hayata gözlerini yumdu. "Tosbağa" o tarihten sonra dünya karayollarına bir çığ gibi yayılırken, efsanevî Porsche otomobillerinin seri üretimi de onun ölümünün ardından tıpkı kendisi gibi otomotiv tasarımcısı olan oğlu tarafından başarıyla gerçekleştirilecekti.

Filmlerde "başrol" oynayan tek otomobil

Sinema ve televizyon tarihinde klasik Volkswagen kadar ön plana çıkmış bir başka otomobil markası daha yok. Walt Disney Pictures'un 1960'larda çekmeye başladığı "Uğur Böceği Herbie" serisi, Vosvos'un parlak sinema kariyerinde akla gelen en ünlü örneği oluşturuyor. İlk bölümü 1968'de, sonuncusu ise 1997'de çekilen ve akıllı bir Wolkswagen'in maceralarını anlatan bu komedi filmleri dizisi, gösterildiği yıllarda bütün dünyada hasılat rekorları kırmıştı. Daha sonra Alman sineması da bu dizinin devamı sayılabilecek nitelikte başka "Herbie" filmleri yaptı.

Vosvos bunun yanı sıra Ingmar Bergman'ın "Çilekler Zamanı" (1957), Woody Allen'in "Uykucu" (1973) ve Stanley Kubrick'in "Otomatik Portakal" (1971) gibi sinema tarihine geçen yapıtlarında da öykünün önde gelen kahramanlarından biri olarak boy göstermişti.



----------------- imza------------------

----------------- imza------------------



#Arşiv
#Yeni Şafak Arşiv