AK Parti iktidarı döneminde yıllık 22 milyar dolara kadar çıkan doğrudan yabancı yatırımlarla rekor kıran Türkiye'nin 2008'deki yabancı yatırım hedefi, Yargıtay'ın açtığı kapatma davası ile tehlikeye girdi. İş dünyası mevcut yatırımların etkilenmeyeceğini, yeni yatırımların sekteye uğrayacağını belirtiyor
Amerika'daki mortgage fonlarından kaynaklanan ve etkisi giderek derinleşen global krize bir de parti kapatma davası eklenince, Türkiye'nin cari açığın finansmanı konusunda en önemli silahı olan doğrudan yabancı yatırımlar tehlikeye girdi.
Yabancı yatırımcıların Türkiye temsilcileri ve iş dünyası, iktidar partisininin kapatılması için açılan davanın, yabancı yatırımlar için en büyük etken olan siyasi istikrarı gölgelediği ve yatırımların beklemeye alındığı görüşünde.
Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED) Başkanı Tahir Uysal, Türkiye'ye yönelik yabancı yatırımların bekleme sürecine girebileceğini söyledi. Son dönemde piyasalarda, petrol fiyatları ve dövizde yaşanan dalgalanma, global durgunluk sinyalleri ve siyasi gelişmeler değerlendirildiğinde, petrol fiyatlarındaki artışın 110 dolar seviyelerine ulaşması, geçen yıl ABD'den doğru başlayan mortgage krizinin devam etmesi gibi gelişmelerin, uluslararası yatırımcıları, özellikle de bazı özel yatırım fonlarını, bu dalgalanma ve sarsıntının bir krize doğru evrilip evrilmeyeceğini gözlemek açısından bir "bekleme" sürecine ittiğini söyledi.
Türkiye'nin de bu süreçten etkilenme açısından daha hassas olduğu bir dönemde olduğunu kaydeden Uysal, 'Bu açıdan bazı gerilimlerin birbirini tetikleyebilme ihtimali de değerlendirildiğinde, ekonomide de siyasette de gereken hassasiyeti en üst seviyede göstermelidir. Biz YASED olarak, Türkiye'ye yatırım yapan uluslararası yatırımcıların, Türkiye'ye, Türk insanına, Türk ekonomisine duydukları güvenle ve istikrar beklentisiyle hareket ettiklerini, aynı zamanda ülkemize bölgesel bir "hub" olarak yaklaştıklarını görüyoruz' dedi.
YASED Başkanı Tahir Uysal, uluslararası yatırımcıların temsilcisi olarak, siyasi gerilimlere yol açabilecek hususlarda, bu tartışmaların bir krize tırmanmaması için son derece hassas davranılması gerektiğini düşündüklerini kaydetti. Uysal, şöyle devam etti: 'Burada, demokrasi ve uzlaşma kültürü içerisinde ve bu kültür geliştikçe, tartışmaları
gerilimlere yol açmadan, krizlere doğru tırmandırmadan belli bir olgunluk içerisinde yürütebilmek önemli bir erdemdir. Ülkemizde demokratik işleyişin, kişisel hak ve özgürlüklerin gelişimine dönük yaklaşımımız bellidir ve ülkemizi, her alanda Avrupa standartlarına yaraşır bir gelişim içerisinde görmek, en büyük dileğimizdir."
YASED Genel Sekreteri Mustafa Alper ise, gelinen noktada yatırım yapmış şirketlerin yatırımlarını geri çekme gibi bir durumun söz konusu olmadığını ancak yeni gelecek yatırımların sekteye uğrayabileceğini söyledi. Türkiye'deki mevcut yatırımların uzun vadeli ve kalıcı yatırımlar olduğu için önümüzdeki süreçte de devam edeceğini dile getiren Alper, belirsizliğin yeni yatırımlar konusunda yaşanacağını öne sürdü. Türkiye'nin en önemli krılganlıklarından birinin cari açık olduğunu ve cari açığın en önemli finansmanının da yabancı yatırımlar olduğunu kaydeden Alper, 'Dünyadaki likiditede bir daralma var zaten. Türkiyeye gelen yatırımların önemli bir kısmı birleşme ve satın almalardan oluşuyordu. Bunlarda biraz gerileme olabilir. 2008'le ilgili hedeflemelerde geçen yıl ki gibi 20 milyar dolar civarında bir doğrudan yatırım bekleniyordu ama bu rakam daha aşağıya iner' dedi. Alper, yabancı yatırmlar konusundaki olumsuz sürecin AK Parti'ye açılan kapatma davasından çok, uluslararası piyasalardaki likidite sorunundan kaynaklandığını ifade etti.






