Koreli ünlü 4x4 markası SsangYong'un Distribütörü Nihat Şahsuvaroğlu, ÖTV indirimi ve hurda teşviği gibi yöntemlerin geçici olduğunu belirterek, vergi indirimiyle üretimin teşvik edilmesi gerektiğini söyledi. Şahsuvaroğlu, bu yolla Renault'un yeni nesil Clio için Türkiye'yi seçeceğini iddia etti
Türkiye'de 4x4 olarak bilinen SUV pazarı son yıllarda hızlı gelişiyor. 2009 yılındaki büyüme oranı yüzde 12. 2010 yılında ise yüzde 10-15 büyümesi bekleniyor. Koreli ünlü SUV markası SsangYong'un Distribütörü Nihat Şahsuvaroğlu ile sektörün ve şirketin içinden geçtiği süreci konuştuk. Sohbetin başlangıcında gelen bir telefon söyleşimizin de girişi oldu…
IRAK'A SSANGYONG SATACAK
Evet. Irak'ta yeni bir ortaklık kurduk. Biz SsangYong'un Irak temsilcisiyiz. Kıbrıs, Türkiye, Cezayir, Sudan, Güney Afrika temsilcisiyiz. Hedefimiz; serbest bölgeye ürünleri getirip, günü birlik araçları Irak'a sevk etmek. Hafel Motor, JMC ve JAC firmalarına ürettirdiğimiz araçlarla Cezayir'deyiz. Araçların markaları ise oğullarımın isimleri Yavuz ve Yunus.
3 ortağımız var. Biri Arap, biri Kürt, biri de Türk. Mart ayında araç sevkiyatına başlarız.
Yıllık otomobil satışı yaklaşık 80-100 bin adet. SUV pazarında da 40 bin civarında. Bunun yüzde 80'i de pick-up türü araçlar.
Karamsar değilim. Bunlar aşılır. Türkiye'nin çok iyi olacağına inanıyorum. Bankalar ve reel sektör pozisyonunu aldı, açıklarını kapattı. Onun için 2010 yılında bankalardaki para stokundan dolayı olumsuzluk olmayacak.
Bu iktidar döneminde her sektör muha-taplarıyla rahat diyalog kurabiliyor. İstenilenler de yapılabiliyor. Objektif olmak lazım. KDV olayı buna örnek. Sektöre büyük bir rahatlık geldi.
Bunun sonu yok ki! Üreticiler, distribütörler rahatladı. Hükümet teşvikle dedi ki pozisyonunu al. Bir şey yapmak gerekiyorsa bunu yaptı. Hurda indirimi yapılabilir ama bunda çok ciddi suistimaller oldu. Yapılabilecek tek şey bana göre; tüketici ve distribütöre sağlayabileceği teşvik, üretim kapasitesini artırdığı oranda vergi indirimi yapması. Onu üretime teşvik etmesi
Mesela Renault'un dördüncü jenerasyon Clio'nun üretim yeriyle ilgili tartışmalar var. Fransa Cumhurbaşkanı devreye girmişti. Bizde vergi teşviği olsaydı, Renault kapasitesini yüzde 10 artırırsa, gelir vergisini yüzde 20 ise yüzde 15'e çekerim gibi... O zaman Renault şapkasını alıp düşünecek. Ben burada üretirsem yüzde 7-8 kârım olacak. O zaman üretimin yarısını Türkiye'de yapayım diyecek. Hurda ve ÖTV indirimi geçici tedbirler.
Çıkış yolu bu. Bursa'dan fabrikayı söküp Erzurum'a götüremeyeceğine göre, bu avantajı ona nasıl vereceksin? Üretimi teşvik ederek. Vergiden, SSK'dan, maliyetlerden düşürerek… Bu model bazı ülkelerde uygulanıyor. Almanya'da mesela. Üretimi artır demedi ama şu seviyede tut ben senden şunu, şunu almıyorum dedi hükümet.
SsangYong markalı 4x4'leri bölgedeki ülkelere de satan Şahsuvaroğlu, kendisinin de kullandığı araçların güvenliğiyle övünüyor.
Türkiye pazarında tutunamazlar. Biz Çin'in otomotiv pazarında bir markayız. Bugün Çin'de hangi otomotiv şirketine giderseniz gidin, Şahsuvaroğlu dediğinizde, Çin'den en yüksek ithalat yapan bir grubuz. Tabii Türkiye dışında. Böyle olmamıza rağmen neden biz Türkiye'ye getirmedik. Türkiye'ye getirdik, şansımızı denedik ama geri götürdük. Türkiye'ye uygun değil. Euro4 normu var. Uygun diye getiriyorlar ama gerçek Avrupa Euro4'ü şu anda Çin'de yok. Banka bile kredi vermiyor bunlara. SsangYong müşterisine ise en düşük şartlarda kredi veriyor. Çünkü iki buçuk yılda krize rağmen hiçbir SsangYong müşterisi, krize rağmen ödemesini aksatmamış. Bu markaya olan bağımlılığı, güveni ve saygınlığını ortaya koyuyor.
JMC, JAC, Hafei Motor markalı araçlarımız Çin malı ama onları Ortadoğu'da ve Afrika'da satıyoruz. Satarken de şöyle diyoruz; “Şunun fiyatı 6 bin dolar, 7 bin dolar… Bunu iki yıl kullanıp çöpe atacaksın.” Çünkü oradaki gelir onu 16 ayda amorti ediyor. Bu tür araçlara, oralarda 'jetable' deniyor. Kullan at anlamında. Kağıt bardaklar gibi.
SUV pazarı büyüyor. Her yeni gelen model, pazardan pay almaktan ziyade, pazarı büyütüyor. SUV pazarı normal otomotiv pazarından daha fazla büyüyor. Normal bir otomobil fiyatına 4x4 alabiliyorsunuz. Veya fiyat olarak birbirine çok yakın.
2010 Ağustos'unda 2011 modeli olarak lansmanını yapacağımız çok önemli bir ürünümüz var. C200 diye… Euro5 ileri teknoloji full bir araç ve çok uygun bir fiyatla. İnanılmaz bir sükse yapacağız. 65-75 bin lira arasında bir fiyatı olacak. 2010'un sonunda C segmentinde bir otomobilimiz olacak. Benzinli ve dizel versiyonu. Ürün gamını genişletiyoruz. Dünya ülkeleriyle aynı anda pazara sunulacak. Zirveye yürüyüş kolay değil ama orada kalmak da kolay değil.
2010 yılı marta kadar 2. el departmanımızı kuruyoruz. Bunu web sitesiyle de destekleyeceğiz. SsangYong alan her müşterimize de sıfır araç aldığında ikinci elini alma garantisini veriyoruz. Şu anda ikinci elde yok satıyoruz. Gelmeden gidiyor. İnsan yaptığı işten keyif almalı. Tabii ki para kazanmalı ama biraz huzur olmalı. Çin malı araçtan örnek vereyim. Siz ikna etmişsiniz, satmışsınız önemli değil. Mutsuz adam. 'Allah kahretsin' diyor, 'helal olmasın' diyor. Bunu dedikten sonra bir anlamı yok ki para kazanmanın.
Biz SsangYong olarak bayilere stok baskısı yapmıyoruz. Alternatifli satın alma şansları verdik. Biz bir bayiye yaklaşık olarak 4 ay ödeme rahatlığı veriyoruz. Bayi bizim uzun vadede ortağımızdır. Yedek parçada da durum aynı… Müşteri odaklı bir şirketiz. Bizde yedek parça yok demek yasak. Ürün kalitesi bize müşteri getiriyor.2009 yılında müşteri memnuniyeti yüzde 97,32 çıkmış. Üstelik bizim SUV segmenti, en zor müşteri profilidir.
SsangYong'un özelliği; dünyada tek SUV üreten ve o kapasitede,-büyüklükte tek fabrikaya sahip olması. AR-Ge ve bütün operasyonlar SUV üze-rine. Birçok firmanın SUV'da iki, üç modeli var, bizim 7 modelimiz var.Fiyatları ise rekabet edici, ciddi ucuz. SsangYong teknoloji olarak dünya markalarıyla işbirliği yapıyor. Mercedes'le teknoloji ortaklığı var. Motoru komple Mercedes olarak üretiyor. Şanzıman, fren sistemi, elektrik sistemi, güvenlik sistemi komple Mercedes. Öyle bir süspansiyon, öyle bir bağımsız hareket özellikleri koymuşlar ki dağda, bayırda, istediğin hava şartlarında kullan. General Motor, Mercedes ve Kore ortak çalışmasıyla tasarlanmış araçlar.
Türkiye'de en ekonomik araç sınıfındayız. 100 kilometrede 7 litre tüketim var. Çünkü çok ileri teknoloji ürünü. Bosch, dünyada mazot pompası ve yakıt sistemi üreten çok önemli bir Alman firması. Bosch sadece Mercedes'e Delphi adı altında pompa üretir. Bir tek bizim araçlarda ve Mercedes'lerde var. SsangYong'daki şasi ve yerleşim şeklini bize anlattılar. Kaza anında çeliğin şok esneme payı vardır. Bunu atlattığında ikince darbede kesinlikle emiş yapar ve geriye iletmezmiş. Bu şasi bu araçlar dışında bir tek Hummer'da var.
Çünkü bu yüzde 100 doğru ve yaşanılmış iki örneği var. Çocuğuyla kaza yapmış müşterimiz, geldi yine aynı aracı aldı. Bu uçuruma yuvarlanan bu araçtan sağ çıkmamız mümkün değildi diyor. Takdiri ilahi ama görüyorsunuz bir çelik kafes, monoblok kasa, şasi sistemi… Bu şasi üç kat örme sistemi. Kaza anında bir SsangYong gösteremezsiniz ki kapısı kapansın. Bir tane pick-up var elimizde. Müşterilere göstermek için beklettik. Öyle bir darbe almış ki önden, korkunç süratle vurmuş ama kapıları açılıp kapanıyor.
Pick-up'ların 4x2'sinde de ve 4x4'ünde de Türkiye lideriyiz. Yüzde 36 birinde yüzde, yüzde 38 birinde pazar payımız var. SUV segmentinde yüzde 9, 25 Pazar payı ile 3. sıradayız.
2009 yılında 1776 satışımız var. Bunun yüzde 60'ı pick-up, yüzde 40'ı SUV. 2008'e göre düşüş var. Çünkü SsangYong'ta 5 ay grev vardı. Ürün alamadık. Grev olmasa satardık diye düşünüyorum. Hedefimiz 2010 yılında sattığımız tüm ürünlerde pazar lideri olmak ve orada kalabilmek.
Türkiye'deki SUV pazarı 2009 yılında yüzde 12 büyüdü. 2010 yılında yüzde 10-15 arası bir büyüme bekleniyor.
Cezayir'de sattığımız her üründe pazar lideriyiz. Sudan'da ve Güney Afrika'da da pazar lideriyiz. Kıbrıs'a ve Irak'a yeni giriyoruz. 2011'deki hedefimiz Avrupa. Benelüks ülkeleriyle görüşmelerimiz var. Kıbrıs ve Irak'taki yapılanmamızı başarıyla tamamlarsak, o başarı bize Avrupa'yı da getirecek. Hedefimiz SsangYong'la dünya genelinde büyümek.






