
Epstein dosyasıyla gün yüzüne çıkan yeni belgeler, yıllar önce “kurgu” denilerek geçiştirilen bazı filmleri yeniden gündeme taşıdı. Yayınlanması engellenen, sansüre uğrayan ya da platformlardan kaldırılan bu yapımların ortak noktası ise çocuklar üzerinden yapılan sapıklığı açıkça göstermeleri.
Epstein’le ilgili açıklanan yeni belgeler, skandalı anlatan yapımları bir kez daha akıllara getirdi. Sapıklığı gözler önüne seren bu yapımlar kimi zaman yıllarca yayınlanmadı, kimi zaman da ağır sansüre maruz kaldı. Dahası, yapımların alt metnini tüm açıklığıyla anlatan içerikler YouTube’dan kaldırıldı. Yapımların ortak noktası, hayal ürünü olmaları değil; gerçek bir sömürüyü rahatsız edici bir açıklıkla göstermeleri. Gelin o filmlere yakından bakalım.
Filmlerden ilki, Amerikalı yönetmen Stanley Kubrick’in "Gözleri Tamamen Kapalı" filmi. Bir çiftin ilişkisi gibi başlayan hikâye, ilerledikçe yüksek profilli isimlerin dahil olduğu, kapalı devre işleyen cinsellik ve pedofili odaklı bir ayini ifşa ediyor. Maskeler, seremoniler, ritüeller… Kapalı kapılar ardında dönen ahlaksızlığı anlatan bu yapım, yayınlanır yayınlanmaz büyük yankı uyandırdı. Ancak bu yankı, içeriğinden çok Kubrick’in filmin gösteriminden kısa süre sonra geçirdiği ani kalp kriziyle hayatını kaybetmesiyle büyüdü.
Bu yorumlar uzun süre “komplo teorisi” olarak nitelendirildi. Ancak filmde yer alan birçok detayın bugün açıklanan Epstein belgeleriyle örtüşmesi, bu iddiaları yeniden gündeme taşıdı. Peki bu da mı tesadüf? Filmin derin okumasını yapan onlarca inceleme videosunun YouTube’dan kaldırılması da mı rastlantı?

Çeşitli iddialara göre filmin önemli sahneleri kesildi. Hatta bazı oyuncuların “Bizim çektiğimiz film bu değildi” dediği öne sürüldü. Bu iddialar kanıtlanamadığı için resmî kayıtlara geçmedi, ancak tartışmalar hiçbir zaman tamamen sona ermedi. Bu noktada akıllara tek bir soru geliyor: Eğer anlatılanlar bu kadar rahatsız ediciyse, film neden en başta yayınlandı?
Bir diğer dikkat çeken yapım ise Disney’in beş yıl boyunca yayınlamadığı, Temmuz 2023’te gösterime giren "Özgürlüğün Sesi" (Sound of Freedom). Film, çocuk kaçakçılığıyla mücadele eden aktivist ve eski CIA ajanı Tim Ballard’ın hikâyesini anlatıyor. Ballard, çocukları uluslararası istismar çetelerinin elinden kurtarmaya çalışan bir figür olarak karşımıza çıkıyor. Senaryosu 2015’te yazılan filmin çekimleri 2018’de tamamlandı. Ancak yapım, uzun süre gösterim izni alamadı. Yapımcılar yayın haklarını geri alabilmek için yıllarca mücadele etti. Film, 2023'te Angel Studios tarafından satın alındı ve izleyiciyle buluştu.
Listede yer alan bir diğer yapım ise 2002 yılında çekilen İsveç filmi "Daima Lilya". Film, Avrupa’da “fazla rahatsız edici” bulunarak birçok ülkede gösterilmek istenmedi. Sebebi ise açık: Bir çocuğun istismarının, soğukkanlılıkla yönetilen organize bir ticarete dönüştüğünü hiçbir filtre kullanmadan anlatması.










