Koronavirüs Rusya resmen duyurdu Koronavirüs aşısının klinik denemeleri tamamlandı

Koronavirüs aşısında son durum: Rusya koronavirüs aşısının klinik denemeleri tamamlandı

Rusya resmen duyurdu: Koronavirüs aşısının klinik denemeleri tamamlandı

Rusya Sağlık Bakanı Mihail Muraşko, "Gamaleya Enstitüsünün geliştirdiği yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşısının klinik denemeleri tamamlandı ve kayıt prosedürü için belgeler hazırlanıyor" dedi.

Haber Merkezi AA
Arşiv
Arşiv

Rusya Sağlık Bakanı Mihail Muraşko, ülkesinde Kovid-19 aşı çalışmalarıyla ilgili gazetecilere bilgi verdi.

Gamaleya Ulusal Epidemioloji ve Mikrobiyoloji Enstitüsünün geliştirdiği aşı adayının klinik denemelerinin bittiğini aktaran Muraşko, "Gamaleya Enstitüsünün geliştirdiği Kovid-19 aşısının klinik denemeleri tamamlandı ve kayıt prosedürü için belgeler hazırlanıyor" ifadesini kullandı.

Koronavirüs aşı müjdesi Ankara'dan geldi: Türkiye'de ilk kez bir koronavirüs aşı adayı, insanlarda denenmeye başlanacak
KORONAVİRÜS
Koronavirüs aşı müjdesi Ankara'dan geldi: Türkiye'de ilk kez bir koronavirüs aşı adayı, insanlarda denenmeye başlanacak

Muraşko, aşının kaydının yapılmasından sonra ilk önce sağlık çalışanları ve öğretmenlere yapılmaya başlanacağı bilgisini paylaşarak, bu grupların aynı anda gözlem altına alınacağını belirtti.

Bakan Muraşko, Rusya Sağlık Bakanlığının ekimden itibaren daha fazla toplu aşılama yapmayı planladığını da vurguladı.

Vektor Viroloji Enstitüsünün geliştirdiği aşı adayının da klinik deneme aşamasında olduğunu hatırlatan Muraşko, bunun yanı sıra gelecek 1,5-2 ayda 2 aşı adayının daha gönüllüler üzerinde denenmesi için başvuru yapılmasını beklediklerini kaydetti.

Sağlık Bakanlığı virüste mutasyonu ortaya çıkaracak çalışma başlattı: Bir ay sürecek
KORONAVİRÜS
Sağlık Bakanlığı virüste mutasyonu ortaya çıkaracak çalışma başlattı: Bir ay sürecek

Klinik denemeler 3 aşamada yapılıyor

Bir aşının yaygın olarak kullanılabilmesi için 3 aşamada insanlar üzerinde test edilmesi gerekiyor.

Klinik denemelerin ilk aşamasında, az sayıdaki gönüllü sağlıklı denek üzerinde aşı adayının güvenli olup olmadığı ve olası yan etkileri araştırılıyor.

İkinci aşamada, güvenilirliği doğrulanan aşı adayının etkinliği 100’den fazla denek üzerinde test ediliyor.

Üçüncü ve son aşamada ise aynı işlem, birkaç bin denekle tekrarlanıyor. Tüm bu süreç, aylar ve hatta yıllar alabiliyor.

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, 28 Temmuz itibarıyla dünya genelinde Kovid-19'a karşı 25 aşı adayı klinik öncesi geliştirme aşamasında, 139 aşı adayı ise klinik deneme aşamasında bulunuyor.

Çin'de ortaya çıkan Kovid-19, 200'den fazla ülke ve bölgeye yayılarak salgına dönüştü. Dünya genelinde vaka sayısı 17 milyon 780 bini aşarken, 680 binden fazla kişi hayatını kaybetti.

Koronavirüs aşısı müjdesi Ankara'dan geldi: İnsan denemelerine başlanacak
FOTOĞRAF 16
Title
Sanayi Bakanlığının, Kovid 19 salgınının Çin'de ortaya çıkmasının ardından Şubat ayı sonlarında Türkiye'de aşı geliştirmek için özel sektör ve üniversitelere çağrı yapması ve Sağlık Bakanlığının da yönlendirmesiyle yerli koronavirüs aşısı geliştirmek üzere bir bilim ordusu kuran Nanografi A.Ş. ve aşı ekibi, 5 aydır büyük bir gizlilik içinde yürüttükleri aşı çalışmalarının detaylarını ilk kez paylaşıldı.
Title
Kamu ve özel sektör desteği ile üç üniversiteden bilim insanlarının geliştirdiği aşının gönüllü insan denemeleri için gerekli başvuruları da yapıldı.
Title
ODTÜ, Ankara Üniversitesi ve Gazi Üniversitesi gibi Türkiye'nin en iyi üniversitelerinden kimya, genetik, biyokimya ve tıp alanlarında her biri önemli çalışmalara imza atmış akademisyenlerden oluşan 40 kişilik ekip, Kovid 19'a çare olacak aşıyı geliştirmek için gece gündüz çalıştı, hayvan ve bağışıklık hücresi deneylerini tamamladı.
Title
Çalışma sonuçlarını içeren dosyalar ve detaylı raporlarla etik kurul onayı için başvurusu yapılan aşı çalışmasında, maymun denemeleri ile eş zamanlı olarak insan denemeleri de yürütülecek.
Title
10 YILDIR UYUYAN YAPAY AKCİĞER HÜCRELERİNİ UYANDIRDIK <br>​<br>​ Yerli Kovid aşısı ekibinde akciğere özgü insan bağışıklık hücreleri deneylerini yürüten Ankara Üniversitesi Tıp Fakütesi İç Hastalıkları Bölümü Fizyopatoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nuray Yazıhan, çalışmanın temellerinin ODTÜ Kimya Bölümü laboratuvarlarında atıldığını anlattı.
Title
Yazıhan, Aşının ilk formülasyonu orada yapıldı ve onların dizaynı seçildi. Bağışıklık sistemi konusunda daha önce de çalışmalarım olduğu için belli malzemeler zaten elimizde vardı. Yaklaşık 10 yıl önce Almanya ile ortak yürüttüğümüz bir projemiz vardı. Bu proje kapsamında akciğer hücrelerinin hipoksik yani oksijensiz kalırsa, enfeksiyon geçirirse ya da astım gibi alerjik reaksiyonlarla karşılaşırsa nasıl tepki vereceğini çözebilmek için yapay bir akciğer modeli çalışmıştık. Alveol dediğimiz akciğerlerin nefes aldığı bölümleri, laboratuvar ortamında yapay olarak geliştirmiştik. Kovid aşısı için yola çıktığımızda, o modeller elimizde hazırdı diye konuştu.
Title
Ayrıca akciğere özel makrofaj denilen vücuttaki yabancı maddelerin yok edilmesini sağlayan bağışıklık hücreleriyle de çalıştıktan sonra azot tankında dondurarak sakladıklarını anlatan Prof. Dr. Yazıhan, Yaklaşık 10 yıldır uyuyan bu hücrelerimizi yeniden uyandırdık ve geliştirdiğimiz aşının akciğerdeki etkilerini hem yapay alveol modelimiz, hem de bu hücreler üzerinden anlamaya çalıştık. Bu da çalışmada çok hızlı yol almamızı sağladı. Hayvan çalışmaları ile beraber hücre çalışmalarını da gerçekleştirmiş olduk dedi.
Title
VİRÜSLE BULAŞTIĞI YERDE SAVAŞMAYA BAŞLAYACAĞIZ<br>​<br>​ Geliştirilen aşının dünyadaki örneklerden farklı olarak enjeksiyonla değil nazal yolla yani burundan verilecek şekilde dizayn edildiğini vurgulayan Prof. Dr. Yazıhan, Nazal aşılar genellikle çok tercih edilmiyor. Ama bu virüsü düşündüğünüzde, enfeksiyonun ilk bulaşma yolu nazal sistem. Burada da mukoza dediğimiz bir yapı var. Aslında bağışıklığımız için de çok kritik mukoza yapısı. Hem bir bariyer görevi görüyor hem de hastalık için ortam oluşturuyor. Bizim yaptığımız çalışmayı dünyadaki benzerlerinden ayıran ve kritik olan kısmı, aşı formülasyonunu hangi maddeler içinde verdiğimiz ve nasıl uyguladığımızla ilgili. Çünkü aşıda en önemli nokta, doğru ve güçlü bir bağışıklık yanıt oluşturmanız ve aşı uyguladığınız kişiye bir zarar vermemeniz. Tüm bunların ince ayarlarını biz buradaki çalışmamızda yaptık. Akciğere özel makrofaj dediğimiz, insan bağışıklık hücreleriyle de çalıştık. Yani sadece hayvanda tek tip hücre ile değil, hem hayvan çalışmasını hem de insan bağışıklık hücreleri üzerindeki çalışmayı bir arada yürüttük ve bu nedenle de sonuca yaklaşmak açısından oldukça zaman kazandık şeklinde konuştu.
Title
DÜNYADAKİ AŞILARA GÖRE BİZİM AŞIMIZIN POTANSİYELİ DAHA YÜKSEK<br>​<br> Bağışıklığı uyaran aşı formülasyonlarının yanına ek maddeler olarak konulan adjuvanların da vücutta aşırı yanıt oluşturmadan bağışıklığı doğru yönlendirebilmesini sağladıklarının altını çizen Prof. Dr. Yazıhan, Bu açıdan baktığımızda, insan denemelerinde de olumlu sonuçlar alabileceğimizi ve diğer aşılara nazaran bizim aşımızın potansiyelinin daha yüksek olabileceğini düşünüyorum. Sonuçların başarısı açısından şu anda gündemde de olan uluslararası aşı çalışmaları ile aynı noktadayız diyebilirim. Hatta nazal aşı olması itibariyle alternatifimiz yok. Nazal aşı zor bir aşı ama diğer yandan da hem uygulama alanı virüsle mücadele açısından çok uygun, hem de enjeksiyon gibi farklı uygulama yöntemlerine nazaran etkinliği daha yüksek. Deney hayvanlarımızdaki sonuçlarımız böyle. Sıçan çalışmalarını tamamlamış durumdayız. Herhangi bir yan etki de görmedik. Bu, çok önemli. Böyle olduğu için de artık maymun çalışmalarına başlayabiliyoruz. Klinik çalışmalara yani gönüllü insan denemelerine geçebilmemiz için etik kurulu başvurularımızı, dosyalarımızı, raporlarımızı ilgili yetkililere sunduk. Süreç olumlu devam ederse insan çalışmalarına hazırız ifadelerini kullandı.
Title
HAYVAN DENEYLERİNDEKİ İLK SONUÇLAR<br>​<br>​ Hayvan deneylerinde elde ettikleri sonuçlara göre, geliştirdikleri aşının yaklaşık bir yıl koruma sağladığı yönünde sonuçlar aldıklarını söyleyen Prof. Dr. Yazıhan, Tabii ki sıçanların yaşam ömrü ile insanların yaşam ömrü çok farklı. Onların haftalık dönemine göre süreyi hesaplıyoruz. Mesela sıçanlarda gebelik süresi 3 hafta, insanda 9 ay. Yani onlarda yapacağınız 3 haftalık bir çalışma aslında bizim 9 ayımıza denk geliyor. Bu hayvanlara iki dozlu aşılama yaptığımızda, yaklaşık 2 ila 4 hafta etkisinin devam ettiğini gördük ki bu da bir yıllık bir süre demek kabaca. Bu da gayet iyi bir sonuç. Ama bu bir öngörü sonuçta. Asıl sonuçları insan çalışmaları yapıldığı zaman göreceğiz dedi.
Title
İLK KEZ BİR AŞININ TEDAVİYİ DESTEKLEYİCİ ÖZELLİĞİ DE OLACAK<br>​<br>​ Koronavirüste bağışıklık sisteminin virüsle savaşırken aşırı çalışması sonucu vücuda da zarar verebildiğine işaret eden Prof. Dr. Yazıhan, Hücresel düzeyde lenfosit dediğimiz, daha uzun dönem kalıcı bağışıklık sağlayan hücrelerde azalmalar görüyoruz Kovid'de. Bunun önüne geçebilmek için immünmodülasyon denilen (bağışıklık sistemini düzenlemeye yönelik) bir sistemin doğru yönlendirilmesi önemli. Bizim şu an çalıştığımız aşının bu özelliği de olacak. Asıl amaç bağışıklık hücreleri içerisinde yer alan T hücrelerini aşı ile doğru yönlendirebilmek. Aksi taktirde bu T hücreleri, vücuda zarar veren bir sistem halini alabiliyor. Eğer siz bu T hücrelerini doğru yönlendirebilirseniz, hem hastalıkla savaşabiliyorsunuz hem de bu bağışıklık hücrelerinin bu savaşı daha sonra tekrar hatırlamasını sağlıyorsunuz ki aynı etkenle karşılaştığında ne yapacağını bilsin. Bu aşının etkinliğini biz hem doğal katil hücrelerinde, hem T hücrelerinde, hem de makrofajda denedik. Aslında aşılardan tedavi edici bir etki beklemeyiz normal şartlarda. Ama bu yönüyle bizim aşımızın çok uzun süreli olmasa da böyle bir etkisi de söz konusu olacak. O zaman aşının destekleyici içeriğini hastalığın erken dönemlerinde immünoterapi tedavilerine ek olarak kullanma imkanı da doğacak. Dünyadaki çalışmalara baktığımızda, denek hayvanları ve hücre kültürü sonuçlarımızın onlarla yarışabilecek düzeyde olduğunu ve en az onlar kadar etkili bir aşı geliştirdiğimizi görüyoruz şeklinde konuştu.
Title
AŞININ FORMÜLÜ BU LABORATUVARDAN ÇIKTI<br>​<br>​ ODTÜ Kimya Bölümü'nden Doç. Dr. Görkem Günbaş ise aslında başka bir araştırma için aldıkları fonla kurdukları laboratuvarda, Kovid aşısı çalışmalarına katkıda bulunmak için ekibiyle beraber yola çıktıklarını anlatarak Biz burada daha çok aşının fikir bazında öncül çalışmalarını yaptık. Temel mantığımız, virüsün kendisi olmadan üzerinde olan bir yapıyı, enjeksiyonla değil nazal yolla vererek vücudu Kovid spesifik bir antikor üretmeye ikna edebilir miyiz şeklinde oldu. Bu ana fikirle geliştirdiğimiz ana formülasyonun çıkış noktası bu laboratuvar oldu dedi.
Title
HEM BAĞIŞIKLIĞI ARTIRIYOR HEM DE YAN ETKİSİ YOK<br>​<br>​ Doç. Dr. Günbaş'ın laboratuvarında biyokimya alt grubunun takım lideri olarak çalışan Moleküler Biyoloji Uzmanı Dr. Ahmet Çağlar Özketen ise Dünya Sağlık Örgütü'nün listesinde Kovid aşıları için 4 senaryonun önde olduğunu belirtti ve Birincisi zayıflatılmış virüs aşıları, ikincisi mRNA bazlı aşılar, üçüncüsü 'virus like particle' dediğimiz virüs benzeri parçacıklar içeren aşılar ve dördüncüsü de 'subunit vaxcine' dediğimiz virüs elementlerinin yani virüsün belli protein veya DNA ya da RNA parçalarını içeren aşılar. Bizimkisi bu sonuncu gruba giriyor. Subunit aşılar genelde daha az yan etkili olması yönünden tercih ediliyor. Aşı formülümüzde, virüsün insandaki ACE 2 reseptörüne bağlanma bölgesini modifiye ederek çıkardığımız bir protein var. Buradaki ana hikaye, adjuvan formülasyonunuz yani aşıya eklediğiniz katkı maddeleri oluyor. Bir de biz nazal uygulamayı seçtiğimiz için, hem bağışıklığı artırıcı hem de istenmeyen yan etkileri ortadan kaldıran bir formül denedik. Bununla alakalı hayvan deneylerinde olumlu sonuçlar aldık. Herkes belirli ülkelerle anlaşma yapıp onların tesislerini kullanıp büyük dozajlarda ürün üretmeye çalışıyor. DSÖ'nün tahminine göre 2021 ortalarında aşı çıkacak ama belirli bir süre de sırf aşının ülkemize gelmesi için beklemek söz konusu olabilir. O yüzden maliyetli de olsa yerli aşı çalışmalarına geçmek çok önemli şeklinde bilgi verdi.
Title
YIL SONUNA HAZIR ETMEYİ HEDEFLİYORUZ<br>​<br>​ Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın salgınla mücadelede bilimsel araştırmaların desteklenmesi için özel sektöre de çağrı yapması sonucu harekete geçen Ahlatcı Holding bünyesindeki Nanografi A.Ş.'nin, Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Ahlatcı'nın sınırsız desteği ile bu aşı çalışmasındaki başarıya ulaştığını anlatan şirketin Genel Müdürü Dr. Osman Coşkun, biyoteknoloji grubu ile DNA konusunda yaklaşık 3-4 yıldır başarılı olan bir çalışma yürüttüklerini ve aynı ekiple Kovid 19 aşı geliştirme konusunda neler yapılabileceğini görüştüklerini anlatarak ODTÜ, Ankara Üniversitesi ve Gazi Üniversitesi'nden bilim insanları ile akademik işbirliği yaptık. İhtiyacımız olan tüm ürünlerin, proteinlerin daha önceden elimizde hazır olması çok büyük avantaj oldu. Kovid aşısı olarak şu anda tüm küresel ilaç firmalarının geldiği noktaya ulaştık diyebiliriz. Bundan sonraki süreçte yapacağımız çalışmalarla inşallah yıl sonu itibariyle bu aşı çalışmasını tamamlamayı hedefliyoruz dedi.
Title
PATENTLERLE KORUMA ALTINA ALINDI<br>​<br>​ Dünya Sağlık Örgütü ve uluslararası otorite kuruluşların (FDA, EMA vb) tavsiye ettiği protokol ve uygulamalar ışığında gerçekleştirilen AR-GE çalışması sayesinde aşı kliniğe girerse referans kabul edilen protokolleri de sağladığı için üretim safhasından sonra ihracatının da kolayca gerçekleşmesi sağlanacak. Çalışma boyunca kullanılan özgün malzemelerin patent başvuruları ile koruma altına alındığını ve yakında uluslararası bilimsel dergilerde yayınlanmak üzere makalelerin de uzmanlar tarafından hazırlandığı çalışmaya dair bilgiler veren Dr. Coşkun, Tamamen yerli ve milli olarak yürütülen bu çalışmada üretim aşamasında da hiçbir ithal bağımlılığımız olmayacak. Patentleri ile çalışmada kullanılan malzemeler ve proteinler ile tamamen bize ait olan bir aşı üreteceğiz dedi.
Title
SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKANLIĞI İLE SAĞLIK BAKANLIĞI DESTEKLEDİ<br>​<br>​ Firma olarak asıl ilgi alanlarının nanoteknoloji ve biyoteknoloji olduğuna dikkat çeken Dr. Coşkun, Şubat ayında dünyada Kovid pandemi süreci başlayınca bizim bu konuda çalışma yapmamız için Sanayi ve Teknoloji Bakanımızın teşviki ve Sağlık Bakanımızın da desteğiyle girişimlerimize başladık. Bütün süreci, olabildiğince gizlilik içerisinde yürüttük. Bu yaptığımız çalışma, üniversite, özel sektör ve kamu işbirliğinin çok güzel bir örneği oldu. ODTÜ Teknokent'te bizim merkezimiz bulunuyor. ODTÜ akademisyenleri ile çalışma yaptık, genetik konusunda özellikle. Sonra da Ankara Üniversitesi'nden yine kıymetli hocalarımıza çalıştık ve Gazi Üniversitesi bunlar arasında yer aldı. Özel sektör olarak ise Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Ahmet Ahlatcı'nın bize sınırsız desteği oldu. ekibimizin ihtiyacı olan tüm ürünleri, dünyanın neresinde oluşa olsun en hızlı şekilde temin etme imkanı sağladı. Kamu olarak da özellikle TÜSEB (Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı) ve TİTCK (Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu) Başkanlıkları bize çok güzel yol gösterdiler. Kısa zamanda bu noktaya gelmemizde vesile oldular ifadelerini kullandı.
Koronavirüs aşısı müjdesi Ankara'dan geldi: İnsan denemelerine başlanacak
Türkiye'de ilk kez bir yeni tip koronavirsü (Kovid-19) aşı adayı, insanlarda denenmeye başlanacak. 10 yıl önce, başka bir proje için geliştirilen yapay akciğer modeli ile azot tankında dondurularak bekletilen akciğere özel bağışıklık hücrelerinin 'uyandırılarak', Kovid aşısı araştırmasında kullanılması, projede hızla yol kat edilmesini sağladı. Böylece, hem ilk sonuçları, hem de etkinliği açısından dünya devlerinin Kovid-19 aşısında elde ettiği başarıya Ankara'da da ulaşıldı. Her şey yolunda giderse yıl sonunda hazır olması hedeflenen yerli Kovid aşısı, burundan uygulanacak ve dünyada ilk kez bir aşının ek içeriğinin belirli bir süreliğine de olsa tedaviyi destekleyici özelliği de olacak.


Abone Ol Google News
Ankara'da cuma namazı saat kaçta?
Gündem

Ankara'da cuma namazı saat kaçta?

İslam’ın 5 şartından birisi namaz kılmaktır. İslamiyette cuma namazı da ayrı bir öneme sahiptir. Müslümanlar için büyük öneme sahip olan mübarek cuma namazı bu hafta da büyük bir katılımla kılınacak. Cuma namazına gidecek olanlar Ankara'da cuma saatini arıyor. Camileri dolduracak cemaat Ankara'da cuma namazı saat kaçta? sorusunun cevabını merak ediyor. Diyanet İşleri Başkanlığının takvimine göre haberimizde Ankara'da cuma namazı saatini bulabilirsiniz.
Dışişleri Bakanlığından BAE'ye sert tepki: Bölge halklarının vicdanı asla affetmeyecek
Gündem

Dışişleri Bakanlığından BAE'ye sert tepki: Bölge halklarının vicdanı asla affetmeyecek

Dışişleri Bakanlığı, Birleşik Arap Emirlikleri'nin İsrail ile yaptığı normalleşme anlaşmasına ilişkin, "Zaten ölü doğan ve hiçbir geçerliliği olmayan ABD planı üzerinden gizli hesaplar yapmaya çalışan BAE, bu şekilde Filistin'in iradesini de yok saymaktadır" denildi. Açıklamada, "Filistin davasına ihanet eden Birleşik Arap Emirlikleri'nin riyakar davranışını bölge halklarının vicdanı asla affetmeyecektir" ifadeleri kullanıldı.
Tatilcileri 'kopya site'yle dolandırıyorlar: 100 milyon liralık vurgun yapmışlar
Hayat

Tatilcileri 'kopya site'yle dolandırıyorlar: 100 milyon liralık vurgun yapmışlar

Koronavirüs nedeniyle tatilciler artık kalabalık oteller yerine villa tipi ve geniş araziler üzerinde kurulu yerleri tercih ediyor. İzole tatil arayışına giren tatilciler, internet üzerinden kiralık villalara yönelirken, yüzlerce tatilci 'kopya tatil siteleri' nedeniyle dolandırıldı. Sadece Antalya'nın Kalkan bölgesindeki vurgunun 100 milyon lirayı bulduğu tahmin ediliyor. Kalkan'da villa kiralama işi yapan Ahmet Serter, kendi konutunu dolandırıcıların sitesinde görünce şaşkına döndü. Serter, dolandırıcıyla yaptığı telefon görüşmesini kaydetti.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.