28 Şubat"ın ölümü ve Erbakan

00:0028/02/2011, Pazartesi
G: 4/09/2019, Çarşamba
Abdülkadir Selvi

28 Şubat''ı yazmak üzere oturdum bilgisayarın başına. Yazımı bir an önce bitirip, Başbakan Erdoğan''ın Almanya gezisine yetişmek durumundayım."28 Şubat Erbakan''sız yazılamazdı. Yazılsa da eksik kalırdı" diye düşünürken geldi Erbakan''ın vefat haberi.Önceki gün Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek''le 28 Şubat''tan başlayarak darbelerin bir bilançosunu çıkardık. Erbakan da bir 28 Şubat mağduruydu.Sohbetimizin merkezinde Erbakan yoktu ancak 28 Şubat vardı.Siyasetin tecrübeli bir ismi olduğu için Cemil

28 Şubat''ı yazmak üzere oturdum bilgisayarın başına. Yazımı bir an önce bitirip, Başbakan Erdoğan''ın Almanya gezisine yetişmek durumundayım.

"28 Şubat Erbakan''sız yazılamazdı. Yazılsa da eksik kalırdı" diye düşünürken geldi Erbakan''ın vefat haberi.

Önceki gün Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek''le 28 Şubat''tan başlayarak darbelerin bir bilançosunu çıkardık. Erbakan da bir 28 Şubat mağduruydu.

Sohbetimizin merkezinde Erbakan yoktu ancak 28 Şubat vardı.

Siyasetin tecrübeli bir ismi olduğu için Cemil Bey''den değerlendirmeler aktarmak istiyorum.

O satırları yansıtırken, 28 Şubat''ın ünlü isimlerinin bugün nerede ve ne yaptığına ışık tutmak istiyorum.

"12 Eylül''de idamla yargılananlar daha sonra milletvekili oldu, bakanlık, başbakanlık yaptılar" dedi Cemil Çiçek. "12 Eylül''ün devirdiği Demirel Cumhurbaşkanı oldu" diye ilave ettik. Ama darbenin lideri Kenan Evren yargılanmayı bekliyor.

Söz 28 Şubat''a geldi.

"28 Şubat kara bir tarihtir. Demokrasi açısından ayıplı bir gündür" dedi Cemil Bey ardından da ekledi: "Ama millet cevabını vermiştir."

Geriye dönüp baktığımızda, demokrasi değil sanki darbeler geçidi gibi bir tarihimiz var.

Ve bugün de demokrasi adına bir kara leke olan 28 Şubat''ın yıldönümü.

Cemil Çiçek, "28 Şubat tek başına TSK mensuplarının yaptığı bir iş değil. Buna merdiven dayayan, çanak tutan siyasiler de olmuştur" deyince, bugünlere ışık tutma amacıyla "Bugün için de aynı şeyi yapanlar var mı?" diye sorduk.

"Bugün de yapmak isteyenler vardır" dedi Cemil Bey. "28 Nisan''da biz açıklama yapana kadar, kimler hangi yayınları yaptı, ne söyledi bir bakın" diye adres gösterdi.

28 Şubat ya da 27 Nisan yani darbeler ne kadar çirkinse 28 Nisan günü muhtıraya verilen yanıt da bir o kadar değerli.

Bir kırılma noktası.

28 Şubat''ta rejime müdahale var ama ne yazık ki bir gün sonra ona verilen yanıt yok. 27 Mayıs''ımız var ama bir 28 Mayıs''ımız ya da 13 Eylül''ümüz yok.

Bugün 28 Şubat''ın yıldönümünden bakınca 28 Nisan''ın önemi daha iyi anlaşılıyor.

Sivil iradeyi temsil eden AK Parti iktidarı 28 Nisan günü o cevabı verebildiği için bugün darbelerin hesabını sorabiliyor, darbecileri yargılayabiliyoruz.

Bunları bir kenara bırakıp, 28 Şubat''ın mimarları bugün ne yapıyor diye bir çetele çıkardım.

28 Şubat''ta Batı Çalışma Grubu''nu kuran Orgeneral Çetin Doğan, araya ikinci bir darbe planını sıkıştırdığı iddiasıyla, "Balyoz Darbe Planı" sanığı olarak Silivri Cezaevi''nde.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı''nın yakasına yapışacak kadar güçlü bir isim olan Çevik Bir, cumhurbaşkanlığa koşarken, bir anda kendini mütekaid paşa olarak buldu. Ceyda Eren''in CNR Fuarcılığı''nda görev yaptıktan sonra, İsrailli silah şirketleri adına Türkiye''den uçağa doldurduğu üst düzey yöneticileri bu ülkeye taşıdı. Ancak 28 Şubat''tan 28 Şubat''a hatırlanır oldu.

Dönemin Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı''yı Encümen-i Daniş toplantıları ve seks şantajına konu olan Büyük Kulüp''teki seçimler de olmasa hatırlayanımız olmayacaktı.

Genelkurmay Genel Sekreteri Erol Özkasnak, 28 Şubat sürecinde rütbesinin ötesinde ön plana çıkan isimlerdendi. Dönemin başbakanına posta koyan açıklamaları, Fatih Çekirge başta olmak üzere medyaya sarı zarf içinde sipariş ettiği haberleriyle gündemdeydi.

Orgeneral olamadan kendisini emekliler safında buldu. Bir süre oturduğu sitenin imar sorununun çözümü için uğraştı. İmarla ilgili pürüzleri giderip ruhsatı koparınca, çevresine, "Bu Emin Çölaşan bizi yanlış yere Melih Gökçek aleyhinde doldurmuş. Melih Gökçek meğer adam gibi adammış" dediği rivayet edildi.

Başbakanların faksına cevap verecek kadar kudretli bir albaydı Hüsnü Dağ. 28 Şubat sürecinde Genelkurmay Basın ve Halklar İlişkiler''den sorumluydu. General olmayı beklerken albaylıktan emekliye sevk edildi. Yaşadığı şoka tanık olanlar, ancak psikolojik destekle ayakta durulur yorumunu yaptılar.

12 Eylül''ün yasaklısı olarak seçilmiş, demokrasinin simgesi olarak Çankaya''ya çıkmıştı Süleyman Demirel. 28 Şubat sürecinde askerin yanında yer aldığı demokrasi dersinde sınıfta kaldı. Milyonları peşinden sürüklerdi, şimdi milletin içine çıkamayacak hale geldi.

28 Şubat''ın yasalarını, "Siyasi hayatıma da mal olsa çıkaracağım" diyen Mesut Yılmaz siyasi hayatının tek öngörüsünde haklı çıktı. 28 Şubat''ın başbakanı olmak siyasi hayatına maloldu.

Bir de madalyonun diğer yüzü var.

İki ismi hatırlatmakla yetineceğim.

Herkes listesini buna göre tutsun.

28 Şubat''ın devirdiği hükümetin Bakanı olan Abdullah Gül, bugün Türkiye Cumhuriyeti''nin Cumhurbaşkanı. Başbakanlık koltuğunda ise 28 Şubat''ın bir şiir okudu diye İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı koltuğundan alıp Pınarhisar Cezaevi''ne koyduğu Recep Tayyip Erdoğan oturuyor.

Erbakan vefat etti, her nefis ölümü tadacaktır hükmüne ram oldu. Hazreti Mevlana''nın dediği gibi, "Şeb-i Arus"a yani sevgiliyle buluşmaya gitti. Mekanı cennet olsun. Ama geriye dönüp baktığımızda asıl ölen kimdi acaba? Bin yıl devam edeceği söylenen ancak tüm sonuçlarıyla iflas eden 28 Şubat sizce yaşıyor mu?