Yaş çay fiyatı neyi ifade ediyor?

04:0013/05/2020, Çarşamba
G: 13/05/2020, Çarşamba
Ahmet Ulusoy

Cumhurbaşkanı Bakanlar Kurulu toplantısının ardından bu yılki yaş çay taban fiyatını açıkladı: 3.27 lira ve 13 kuruşluk destekle 3.40 lira.Geçen yılki fiyat 2.90 artı 13 kuruş destekle 3.3 lira idi.Bu fiyatın anlamı yüzde 12.2 düzeyinde bir artış yapıldı demek.Fiyat beklentileri karşıladı mı?Bakış açılarına göre değerlendirelim.**Üretici örgütlerinin (üretici birlikleri ve ziraat odaları) beklentisi asgari 3,6 ile 4 lira arasındaydı. Buğday taban fiyatına yapılan destek paralelinde (yüzde 22-25)

Cumhurbaşkanı Bakanlar Kurulu toplantısının ardından bu yılki yaş çay taban fiyatını açıkladı: 3.27 lira ve 13 kuruşluk destekle 3.40 lira.

Geçen yılki fiyat 2.90 artı 13 kuruş destekle 3.3 lira idi.

Bu fiyatın anlamı yüzde 12.2 düzeyinde bir artış yapıldı demek.

Fiyat beklentileri karşıladı mı?

Bakış açılarına göre değerlendirelim.

**

Üretici örgütlerinin (üretici birlikleri ve ziraat odaları) beklentisi asgari 3,6 ile 4 lira arasındaydı. Buğday taban fiyatına yapılan destek paralelinde (yüzde 22-25) bir fiyat artışı olsaydı asgari fiyatın 3.7 TL olması gerekirdi.

Bu yıl ayrıca üretim maliyetleri (gübre, işçilik v.s.) geçen yıla göre önemli düzeyde artmış, bu nedenle yaş çay taban fiyatı beklentisi yükselmişti.

Bu gerekçeler üretici tarafının beklentilerinin altında bir fiyat belirlendiğini gösteriyor.

**

Çay sanayicisi ve tüketicisi açısından bakıldığında ise farklı bir tablo karşımıza çıkıyor.

2019 yılında 1 milyon 409 bin ton çayın yüzde 54’ünü Çaykur, yüzde 46’sını özel sektör almış ve kuru çaya dönüştürmüştür.

Yani, yaşçay, kuru çay üretiminin temel hammaddesi.

Devlet adına üretim yapan Çaykur zarar ediyor ve yaşçay fiyatlarındaki artış maliyet unsuru olarak bu zararın oluşmasında önemli etkenlerden.

Ayrıca Çaykur üretim maliyetlerindeki artışı fiyatlara yansıtamıyor. Önceki yıllarda kuru çaya yapılan artış tepki üzerine geri çekilmek zorunda kalınmış (bu süreçte genel müdür istifa etmişti). Geçen yıl uzun bir aradan sonra kuru çaya iki kez yüzde 15 fiyat artışı yapıldı ve tüketicilerden büyük tepki gördü. Buna rağmen Çaykur’un 2019 yılı zararı 635 milyon lira. Bu zararın önemli bir kısmının finansman ihtiyacını (yaşçay bedel ödemelerini) gelirlerinden karşılayamadığı için bankalardan aldığı borç faiz giderlerinden kaynaklandığını da belirtelim (395 milyon lira).

Yaklaşık 5 kilo yaş çaydan 1 kg kuru çay elde üretilmektedir. Bunun anlamı 1 kg kuru çayın hammadde maliyeti 17 lira. Buna işçilik ve diğer üretim maliyetlerini eklediğinizde ciddi bir üretim maliyeti çıkıyor.

Çayın söz konusu üretim maliyeti dünya piyasalarındaki satış fiyatlarının çok üzerinde (bu nedenle ihracat yapmak zor). Benzer mali yapı özel sektörü daha çok zorlamaktadır.

Bir başka önemli nokta da geçen yıldan kalma ciddi stoklarla yeni sezona başlanılacağıdır.

**

Diğer taraftan, sudan sonra en çok tüketilen gıda maddesinin çay olduğunu biliyoruz. Tüketici açısından (özellikle düşük gelirli vatandaşlar) düşünüldüğünde yaş çay fiyatındaki artış doğrudan tüketilen kuru çay fiyatının artış baskısı anlamına geliyor.

Bir de bilindiği gibi küresel kriz var. Ülkemizde de işyeri kilitlenmeleri, kapatmalar, gelir kayıpları, işsizlik artışları ve ciddi satın alma gücü kaybı var.

Dolayısı ile de taban fiyat açıklarken çoklu dengelere de dikkat edilmesinin ne derece önemli olduğu karşımıza çıkıyor.

Hem üreticinin mağdur edilmemesi (maliyetlerdeki artışı karşılayacak bir fiyat artışı), hem de tüketicinin bütçenin ağır yük getirmemesi ve talebinin azalmaması (kaçak ve yabancı çay girişinin olmaması), bir anlamda üretilen çayın stoklarda kalmaması için dengeli bir fiyat açıklanması çok önemliydi.

**

Özetle, açıklanan fiyat üreticinin sadece enflasyon ölçüsünde bir fiyat artışı aldığı anlamına geldi.

Doğrusu dengeleri gözeten, stratejik bir fiyat verildiğini düşünüyorum. Yukarıda kısaca belirtilen farklı açılardan baktığınızda fiyatın memnun ediciliği tartışılabilir.

Son salgınla tarımsal ürünün öneminin daha iyi anlaşıldığı, farklı değişkenleri olumsuz etkileyebileceği gerçeğine rağmen üreticileri asgari düzeyde tatmin edici bir fiyatın 3,7 liradan az olmaması gerekirdi görüşünü paylaşmaktayım.

Bu aşamada yapılması gereken; öncelikle hasat sürecinde (yaşçay toplama, alım yerlerine teslim ve bedellerin tahsili gibi) üreticinin beklentilerinin karşılanmasıdır. Ayrıca, çay sektöründeki tarafların verimli, kaliteli, ülke ekonomisine azami katkıyı sağlayacak bir sezon geçirilmesi için dayanışma içinde hareket etme sorumluluğunu da hatırlatalım.

#Bakanlar Kurulu
#Çay
#Fiyat