Bugün Yemen operasyonunun, İran destekli olduğu kabul edilen güçleri bastırmak için yapıldığı ortada. Bir başka ifadeyle, İran’ı bastırmak için… İşte Bab’ül Mendep Boğazı’nın önemi de, burada bir kez daha ortaya çıkıyor. Nitekim Husi güçlerinin tıkanma noktasına yaklaşmasıyla birlikte, tansiyonun yükseldiğine şahit olduk. Belirttiğim gibi, işin içinde elbette farklı dinamikler var ancak Bab’ül Mendep’e yaklaşılmış olması da, bunlardan biri. İran destekli Husiler’in boğazı denetim altına alma ihtimali, Arap ülkeleri için tahayyül bile edilemez cinsten.
Bakın bir de, yarımadanın diğer tarafını düşünelim. Basra Körfezi’nin hassas noktası olan Hürmüz Boğazı da, İran’ın başucunda... O halde, İran bir de Yemen üzerinden Bab’ül Mendep civarında güç kursa, yarımadayı iki tarafından kuşatmış olur. Ne Araplar, ne de Batı buna izin verir mi?
Arap dünyasını, yukarıdan Suriye ve Irak, aşağıdan ise Yemen’le sıkıştırma telaşında olan İran’ın, bir de yan taraflardaki denizlerin boğazlarına sarıldığını düşünsenize! Araplar nefes alamaz hale gelir.
İşte bu senaryolar dâhilinde, Arap ülkelerinin seri bir şekilde birleşip Yemen’e müdahale etmesi, pek de şaşırtıcı değil. Ve operasyona “Kararlılık” Fırtınası adı vermeleri de... Neticede, ortada bir de 'Boğaz' derdi var.
twitter.com/drhaticekarahan